7. Ceza Dairesi 2021/25988 E. , 2025/5320 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/802 E., 2021/900 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması, Düzeltilerek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebe…
**7. Ceza Dairesi 2021/25988 E. , 2025/5320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/802 E., 2021/900 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması, Düzeltilerek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.GEREKÇE 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 04.03.2025 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun İskenderun İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık hakkında 04/03/2019 suç tarihi itibarıyle Orman Kanunu’na muhalefet suçundan yerel mahkemece verilen beraat hükmünün, istinaf incelemesine tabi tutulması sonrasında neticeten 6831 sayılı Kanun’nun 93/1-2 ve 91/1-4 maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin hükmünün sanık tarafından temyiz istemi sonrasında heyetimizce sanığın hüküm tarihinden sonra ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 04/03/2025 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında dairemiz sayın çoğunluk tarafından , hükmün bozulmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmiş ise de, tüm neticeleri ile birlikte bu yöndeki değerlendirme ve kararın yerel mahkemece yapılması gerektiği düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluk görüşüne karşıyım. ŞÖYLE Kİ; Gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13/03/2012 gün 360-95, 21/02/2012 gün 365-49,14/02/2012 gün ve 564-35 , 06/05/2008 gün ve 97-10 ve 05/03/2013 gün ve 138-76 sayılı Kararlarından, Yine Yargıtay Ceza Dairelerinin bugüne kadar uygulamalarından da anlaşılabileceği gibi, 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi ile hükümlünün ve sanığın ölümüne farklı sonuçlar yüklenmiş olması nedeniyle hükmün kesinleşmesinin önlenmesi ve ölümle ilgili mahallinde araştırma yapılmasında, ölüm bilgisi nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünce ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Muhalif Üye ...