Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3637 E. , 2024/1169 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3637 Karar No : 2024/1169 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkralarının temyizen incelenerek bozulması i…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3637 E. , 2024/1169 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3637 Karar No : 2024/1169 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkralarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... ile ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyalara ilişkin olarak ihtirazi kayıtla beyan edilip tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergilerine karşı yapılan itiraz üzerine verilen kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle oluşan işlemin iptali ve fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ilave gümrük vergisinin yeni bir vergi değil, 474 sayılı Gümrük Giriş ve Tarife Cetveli Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığına verilen yetkiye dayanılarak mevcut gümrük vergisi oranlarında değişiklik yapılması niteliğinde bir vergi olduğu, T.C Anayasası'nın 73. maddesinde ifadesini bulan "verginin yasallığı ilkesi''ne aykırılık bulunmadığı gibi, anılan Kanun'da Cumhurbaşkanlığınca vergi oranlarında yapılabilecek değişikliğin aşağı ve yukarı sınırlarının da açıkça gösterilmiş olması karşısında, vergi hukukunun genel ilkelerinden olan "verginin belirliliği ilkesi"ne de aykırılık taşımadığı, Cumhurbaşkanlığının verilen bu yetkiyi, Kanun ve buna bağlı olarak çıkartılan Karar eki cetvelde yer alan eşyalar için Kanun'la belirlenen gümrük vergisi oranını esas almak suretiyle kullanabileceği, yine Cumhurbaşkanlığı Kararı'na ekli tabloda öngörülen toplam vergi oranının, anılan Kanun'da belirlenen hadlerin %50 artırılmış tutarını da aşmadığı, uygulanacak ilave gümrük vergisi oranlarında ve buna bağlı olarak ithalatın yapıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Cumhurbaşkanlığı Kararı'na dayalı olarak tahakkuk eden ve ödenen ilave gümrük ve bu vergi üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin hukuka uygun olduğu, dava konusu işlemin gözetim uygulaması nedeniyle fazladan ödenen vergilere isabet eden kısmına gelince; ithale konu eşya için Tebliğ'de belirtilen kıymetlerin, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı ve bu kıymetlerin esas alınması suretiyle tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşıldığından, gözetim önlemleri nedeniyle artırılan değer üzerinden fazladan ödenen vergilerde ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin, gözetim uygulaması nedeniyle fazladan ödenen tutara isabet eden kısmının iptali ve anılan tutarı aşan kısmı yönünden davanın reddi ile fazladan ödenen vergilerin ödeme tarihinden itibaren işletilecek tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan hüküm fıkralarının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen iptal ve iadeye ilişkin hüküm fıkraları usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın, anılan hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptal ve iadeye ilişkin hüküm fıkralarının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Azlık konusu olayda, ithal edilen eşyanın kıymeti, ithalatçı tarafından ticaret politikası önlemi olan gözetim uygulamasından kaçınmak amacıyla mükellefin kendi iradesiyle arttırılmıştır. Dış ticaret önlemleriyle ilgili gözetim belgesi temin etme yükümlülüğünden kaçınmak ve buna dair yasal düzenlemeleri etkisiz kılmak yönündeki bu amacı hukuk düzeninin korumayacağı, yükümlünün kendisini beyanı artırmaya zorladığı öne sürülen hususun dış ticaret mevzuatıyla ilgili yasal düzenlemelerden ibaret olduğu, faturada yazılı gümrük kıymetini beyan ederek gözetim belgesi temin etme yerine bu yasal yükümlülüğü bertaraf etme gayesiyle ihtirazi kayıtla beyanını yükselttiği, dolayısıyla tamamen kendi özgür iradesiyle ve dış ticaret önlemleri kapsamında öngörülen yasal ödevleri yerine getirmeme gayesiyle faturada yazılı ve gözetim belgesi gerektiren kıymeti sanki belgeye tabi değilmiş gibi yükseltme davranışının, gümrük idaresine atfedilebilir bir yönü bulunmadığı gibi mükellefin kendi seçimi ve tercihinden ibaret olduğu, idareye yapılan itiraz üzerine vergi tahakkukunun kaldırılması ve ödenen verginin iadesi talebinin 210. ve 211. maddede düzenlenen "kaldırma" ve "geri verme" işlemleri için getirilen kısıtlamalar dikkate alınmaksızın değerlendirilmesinin gümrük idaresi yönünden mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, tahakkuka vaki itirazın ve dolayısıyla tahakkukun kaldırılması ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi talebinin reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, eşyanın kıymetinin, gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca tahakkuka yapılan itirazın reddi işleminin iptali ve fazladan ödenen tutarın hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin açılan davada, yükümlünün kendi beyanı ile gümrük kıymetini artırmasının dış ticaret önlemlerine tabi eşya dolayısıyla ibraz etmek zorunda olduğu belgeleri temin etme ödevinden kaçınma amaçlı olduğu, dünya piyasa fiyatlarından daha düşük fiyatlarla yapılan ithalatların izlenmesini sağlayan önlemlerin etkisizleştirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla yapılan yasal değişikliğin dava konusu işlemin gözetim uygulaması nedeniyle fazladan ödenen vergilere ilişkin kısmı da kapsadığı anlaşıldığından, davalı idarenin bu kısma yönelik temyiz isteminin kabulü gerektiği oyu ile, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.