Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/5310 E. , 2024/6846 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/5310 Karar No : 2024/6846 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL(DAVALI YANINDA) : ... Harfiyat Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRE…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/5310 E. , 2024/6846 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/5310 Karar No : 2024/6846 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL(DAVALI YANINDA) : ... Harfiyat Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Van ili, Tuşba ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... pafta, ... nolu parsel üzerinde bulunan ve davacının müştereken malik olduğu taşınmazda, davalı idarece Van-Özalp-İran Hududu Devlet yolu genişletme çalışmaları sırasında yol seviyesinin yükseltilmesi ve duvar örülmesi nedeniyle değer kaybı meydana geldiği ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile belirlenen ağaç bedeli için 11.737,00 TL, dolgu malzemesi masrafı için 13.805,90 TL, yapı bedeli için 6.862,50 TL olmak üzere toplam 32.405,40 TL maddi tazminatın el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 23/09/2020 tarih ve E:2015/766, K:2020/3223 sayılı bozma kararı ile 16/02/2022 tarih ve E:2021/6855, K:2022/772 sayılı açıklamalı karar düzeltme kararına uyularak yapılan ara kararlar neticesinde dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu taşınmazın, yapılan imar planı öncesindeki vasfının tarla niteliğinde olduğu, yapılan imar planıyla ise niteliği yol olarak belirlendiğinden, yapılaşma imkanı ve ruhsat verilmesi imkanı olmayan, yapılaşmaya yasak yerlerden olduğu, söz konusu yerde yasak olmasına rağmen davacının izinsiz yapı yaptığı, yol yapım çalışmaları nedeniyle yapıda değer kaybı oluştuğundan bahisle idarenin herhangi bir tazminat yükümlülüğünün doğmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, imar uygulamasının mahkeme kararı ile iptal edildiği, iptal edilen imar şerhinden dolayı yapı izin belgesi verilmediği, imar uygulaması sonucu taşınmazın ruhsatlandırılamayacağı kabul edilse dahi davadaki haklılık durumunun dava açarkenki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği, davanın reddedilmesi ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; Van ili, Tuşba ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... pafta, ... nolu parsel üzerinde bulunan ve davacının müştereken malik olduğu taşınmazda, davalı idarece Van-Özalp-İran Hududu Devlet yolu genişletme çalışmaları sırasında yol seviyesinin yükseltilmesi ve duvar örülmesi nedeniyle değer kaybı meydana geldiği ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile belirlenen ağaç bedeli için 11.737,00 TL, dolgu malzemesi masrafı için 13.805,90 TL, yapı bedeli için 6.862,50 TL olmak üzere toplam 32.405,40 TL maddi tazminatın el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir. Müterafik kusur, zarara uğrayanın, zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım / etki etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana ve yakınlarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dairemizin bozma kararı uyarınca İdare Mahkemesince dava konusu taşınmaza ilişkin imar planının istenilmesi üzerine dosyaya sunulan Tuşba Belediye Başkanlığının 22/11/2022 tarihli yazısında, uyuşmazlığa konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında Karayolu (Van Çevre Yolu) içerisinde kaldığının ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında yapılan parselasyon uygulaması sonucunda taşınmazın pasife alındığının, yapı kullanma izin belgesi ve yapı kayıt belgesi bulunmadığının belirtildiği, bu cevaba istinaden dava konusu taşınmazın, yapılan imar planı öncesindeki vasfının tarla niteliğinde olduğu, imar planıyla da niteliği yol olarak belirlendiğinden, yapılaşma imkanı ve ruhsat verilmesi imkanı olmayan, yapılaşmaya yasak yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin 16/05/2024 tarihli ara kararı ile uyuşmazlığa konu taşınmazın Çevre Yolu Planı içerisine alınmasına ilişkin imar planı değişikliğinin ve parselasyon uygulamasının hangi tarihte yapıldığı sorulmuş, Tuşba Belediye Başkanlığından gelen cevapta; imar planı değişikliğinin ve parselasyon onay tarihlerinin Van Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden istenmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine yapılan Dairemizin 14/10/2024 tarihli ara kararına Van Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen cevapta; "dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda Bakanlıklarının Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından 1/5000 ölçekli Van Çevre Yolu ve Civarı İmar Planı sınırları dahilinde ... tarihli ve E... sayılı yazısı ile ilk olarak askıya çıkarıldığının tespit edildiği, Müdürlüklerince yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın Bakanlıklarının yetkilendirildiği alan içerisinde yer alan 2. Etap (İpekyolu) İmar Uygulaması alanında kaldığının tespit edildiği, İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca hazırlanan 2. Etap İmar Uygulamasının, ilk olarak ... tarih ve ... sayılı Makam Oluru ile onaylandığı askı ve itiraz değerlendirmeleri sonucunda üçüncü ve son kez yapılan değişiklikle ... tarih ve E... sayılı Bakanlık Makam Oluru ile onaylandığı, söz konusu parselasyon planının ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Makam Oluru ile kesinleştirildikten sonra Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi'nde tescil edildiğinin belirtildiği görülmektedir. Bu durumda; Dairemizin ara kararı üzerine dosyaya sunulan Van Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün cevabına göre, dava konusu taşınmazın her ne kadar Van Çevre Yolu imar planı içinde kaldığı anlaşılsa da 1/5000 ölçekli Van Çevre Yolu ve Civarı imar planının ilk olarak 27/12/2017 tarihinde askıya çıkarıldığı, dava konusu taşınmazın yer aldığı alana ilişkin olarak İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon planının da 07/10/2021 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, davacı tarafından dava konusu taşınmaza ilişkin zararlarını talep ettiği iş bu davanın ilk kez açıldığı 03/07/2012 tarihinde taşınmazın Van Çevre Yolu ve Civarı imar planında ve parselasyon planında bulunmadığı, söz konusu imar planının ve parselasyon planının dava tarihinden sonra yapıldığı, taşınmazın dava tarihi itibarıyla niteliğinin tarla vasfında olduğu, yol olmadığı, dolayısıyla yapılaşmanın yasak olduğu yerlerden olmadığı anlaşıldığından davacının yol genişletme çalışmaları sebebiyle meydana gelen zararlarının karşılanması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Buna göre; Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak yol genişletme çalışmaları sebebiyle dava konusu taşınmazda değer kaybının oluşup oluşmadığı tespit edilerek buna ilişkin zarar miktarının hesaplanması, taşınmaz üzerindeki ağaçlara yönelik meydana geldiği ileri sürülen zararın ise kesilen ağaçların değerinin, (adli yargı bilirkişi raporundaki bilgiler incelenmek suretiyle) kesilen ağacın yerine dikilecek ağacın resmi veya özel kişi ve kurumlardan satın alınması halinde ödenecek bedele göre hesaplanması, ürün kaybına ilişkin zararın ise Tuşba İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce bildirilecek ürün fiyatı esas alınarak hesaplanması, zarar tutarından, kesilen ağaçların satılması halinde elde edilebilecek kereste/odun bedelinin yarar olarak düşülmesi, bir başka ifade ile yarar ve zararın denkleştirilmesi suretiyle davacının zararının bulunup bulunmadığı belirlenerek zarar miktarının hesaplanması gerekmektedir. Bununla birlikte; taşınmazın üzerine yapılan eve ait yapı kayıt belgesinin ve yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığı, izinsiz ev yapıldığı anlaşıldığından hesaplanacak tazminattan davacının %50 oranında müterafik kusur indiriminin de yapılması gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacının zararının yukarıda belirtilen hususlara göre tazmin edilmesi gerekirken davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/12/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY : Davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından kararın onanması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.