Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmel
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ticari satım ilişkisi nedeniyle davalıya satıp teslim ettiği emtia nedeniyle alacağı bulunduğunu, alacağın bir kısmının uyarıya rağmen ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takibe karşı davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, malzeme imalatı ve tedarikini ayıplı olarak ifa ettiğini, emtianın kullanılmaz olduğunun bildirilmesine rağmen zamanında uygun çözüm sunamadığını, müvekkilinin sipariş formuna göre, davacıdan Türkmenistan'daki yıkım şantiyesinde kullanmak üzere yıkım ataşmanları ve modifikasyonlarını istediğini, siparişi verilen yıkım ataşmanlarının müvekkiline ait Komatsu eskavatörlerine parça olarak takılarak binaların yıkımı amacıyla kullanılacağını, bir kısım siparişlerin ise yıkım makinelerinin cinsi belirtilen eskavatöre uyumlu hale getirilmesi için yapılacak modifikasyonlara ilişkin olduğunu, sipariş formuna göre %30 oranında avans ödeneceği, teslimde %30, montaj sonunda ise %40 oranında ödeme yapılacağını, teslim tarihinin 18.11.2013 olarak belirlendiğini, davacının teslim ve montajında gecikme olmakla birlikte, yapılan teslim ve montajın sözleşmeye uygun olmadığını, üründeki ayıpların ilk kullanımla birlikte ortaya çıkmaya başladığını ve ayıpların gecikmeksizin davacıya bildirildiğini, teslim edilen ataşmanların dayanıksız ve iyi monte edilmediğini, ilk kullanımda makinelerin pimlerinin kırıldığını, kesme makaslarının işlevsiz olduğunu, teslim edilen ürünlerdeki ayıp nedeniyle taraflar arasında yazışmalar yapılarak ayıbın belirlenip ihbar edildiğini, ayıp bildiriminden sonra davacının yetkilisi ...'ın müvekkilinin Aşkabat'taki şantiyesini ziyaret ederek ayıplı ürünleri inceleyerek 19.06.2014 tarihli tutanağı imzaladığını, tutanak ve fotoğrafların incelenmesinde, ürünlerin ayıplı olduğunun davacının da kabulünde olduğunun anlaşılacağını, davacı şirket yetkilisi ...'ın da ürünlerde ayıp ulunduğunu kabul ettiğini, anılan kişi tarafından 25.06.2014 tarihinde gönderilen e-postada, ürünlerde ayıp bulunduğunun kabul edilerek, kalan 146.000,00 TL ödemenin yapılması şartıyla makaslardan bir adeti için 46.000,00 TL iade faturası kesilebileceğini ve makasın davalıda kalabileceğinin bildirildiğini, davacının temin ettiği ürünlerin kullanılamaması nedeniyle müvekkilinin yıkımın başka usullerle gerçekleştirdiğini, ürünlerin yıkım işinde kullanılamadığını, müvekkilinin ürün bedellerinin büyük bir kısmını ödediğini, ancak ürünlerin amaca uygun şekilde kullanılamaması nedeniyle ayıplı makinelerin teslim alınması ve fazla yapılan ödemelerin iadesinin talep edildiğini, bu nedenle müvekkilinin borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının avans ödemesinden sonra sözleşme süresinin başladığını, satım konusu emtianın bir kısmının yurt dışından ithal edilerek davalıya satıldığını, davalıya yedi adet ürün satıldığını, dosyadaki fotoğraf ve e-postaların sipariş formunun birinci maddesindeki 66.500 TL bedelli yıkım makinesine ait olduğunu, diğer ürünlere ilişkin herhangi bir ayıp veya ayıp ihbarı bulunmadığını, yıkım makinesindeki ayıbın aracın amacına uygun kullanılmamasından kaynaklandığını, sipariş edilen emtianın demir kesme aparatı olmadığını, beton kırmak amacıyla üretildiğini, yan fonksiyonu olarak beton kırma esnasında beton içinden çıkabilecek küçük metallerin kesilebilmesi için küçük bir makas konulduğunu, bu kesici bıçakların yapılacak işin niteliğine göre değişik sertlikteki materyallerden üretildiğini, buna rağmen davalının makinenin kapasitesinin üç katı kalınlıktaki demirleri kesmeye zorlaması nedeniyle makasta deformasyon oluştuğunu, fotoğrafta görülen cıvata ve pimlerin yüksek kuvvete maruz kalması halinde gevşeyebileceğini, ürünlerin uygun şartlarda muhafaza edilmemesi nedeniyle paslandığını, siparişin ilk satırında yazılı makinedeki arızanın müvekkilince giderildiğini belirterek davanın kabulünü istemiştir. Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını tekrar etmiştir.