10. Hukuk Dairesi 2025/12189 E. , 2026/1449 K. "" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/876 E., 2025/2786 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/373 E., 2025/34 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi …
10. Hukuk Dairesi 2025/12189 E. , 2026/1449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/876 E., 2025/2786 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/373 E., 2025/34 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 15.10.1986 olduğunun Konya 4.İş Mahkemesinin 2018/111 E.sayılı dosyasında açtığı dava ile kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini,bahse konu yargılama devam eder iken davacının hayatını idame ettirmek için hizmet akdine dayalı olarak çalışmalarını sürdürmek zorunda kaldığını, yargılama sürecinde,14.09.2017 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, ancak davalı Kurumca tahsis talebinin reddedildiğini,sigorta başlangıç tarihinin 15.10.1986 olarak düzeltilmesini müteakip ise 14.09.2017 tarihli tahsis talebine göre, 49 yaşını ikmal ettiği 15.10.2017 tarihini takip eden aybaşından yaşlılık aylığının bağlanmasını, birikmiş aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesini 26.06.2020 tarihinde davalı Kurumdan talep ettiklerini, ancak tahsis talep tarihinde işyerinden ayrılmadığını gerekçe göstererek talebin reddedildiğini, yeniden tahsis talebinde bulunmaya zorlanan davacıya 01.08.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığını, halbuki yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu tarihte, yaşlılık aylığı bağlanması için gereken koşullardan birine sahip olmaması durumunda, yeniden tahsis dilekçesine gerek olmaksızın koşulun oluştuğu tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini belirterek 14.09.2017 tarihli tahsis talebi dikkate alınarak koşulların oluştuğu 15.10.2017 tarihini takip eden aybaşı (01.11.2017 tarihi) itibariyle yaşlılık aylığına müstehak olduğunun tespitine, 01.11.2017-01.08.2020 tarihleri arasında birikmiş aylıklarından ve ödenmeyen faiz alacağına ilişkin tespit edilecek değerin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 500 TL.nin davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yaşlılık aylığı bağlanma koşullarından birisinin işten ayrılma olduğunun hem 506 sayılı Kanun’un 60/H maddesinde hem de 5510 sayılı Kanun'un 28/9 maddesinde yer aldığını, davacının işten çıkışının tahsis talep tarihi olan 2017 Eylül ayı içerisinde olmadığından yasal mevzuat gereği işlem yapıldığını, davacının 14.09.2017 tarihli tahsis talebinin 20.10.2017 tarihinde, sigorta başlangıç tarihinin 10.09.2017 olarak kabul edildiği için reddedildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 05.03.2019 tarihli tahsis talebine istinaden 01.04.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, 23.701,02 TL birikmiş aylık ve ek ödeme tutarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili dilekçesinde özetle; ... sigortalı ...'in işe giriş bildirgesine göre 18 yaşını doldurduğu tarihte sigorta başlangıç tarihinin geçerli sayılmasına ilişkin dava Konya 4.İş Mahkemesi 2018/111 E. sayılı dosyası ile devam etmekte iken, ... sigortalı ilk tahsis talebini 14.09.2017 tarihinde Kuruma verdiğini, sigorta başlangıç tarihinin davalı Kurumun hatalı işlemi ile 18 yaşını doldurduğu tarihte geçerli sayılmadığı ve henüz kesinleşmiş bir Mahkeme kararı olmadığı için ilk tahsis talebinin reddedildiğini, yargılamanın uzun sürmesi neticesinde Konya 4.İş Mahkemesi 2018/111 E. ve 2019/105 K. Sayılı kararı ile sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarih olarak tescil edilmesinden sonra bir an önce yaşlılık aylığına kavuşmak isteyen ... sigortalının yeni bir tahsis talebi vererek sonraki tahsis talebine göre 01.08.2020 tarihinden geçerli olmak üzere kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, sigortalının başvuru tarihi olan 24.4.1995 tarihinde 60/A-C maddesinin öngördüğü 25 yıldan beri sigortalı olma koşulu hariç diğer koşullara sahip olduğu 25 yıldan beri sigortalı olma koşulu da iki gün sonra 26.4.1995 tarihinde gerçekleştiğini, sigortalıya yeniden tahsis dilekçesi vermeksizin, önceki dilekçesi gözönünde tutularak koşulların oluştuğu tarihi takip eden 01.05.1995 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini beyan ederek temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; davacının 14.09.2017 tarihinde yaşlılık aylığı alma koşullarını sağlamadığını, davacının 15.10.1968 doğumlu olup tahsis talep tarihi olan 14.09.2017 tarihinde henüz 49 yaşını doldurmadığı gibi işten ayrılma koşulunu da yerine getirmediğini, sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunması gerektiğini, davacının tahsis talebinde bulunduğu 14.09.20 17... .03.2019 tarihleri itibariyle 5510 Sayılı Kanun yürürlükte olduğundan ve 506 sayılı Yasa'nın 62. maddesi zaten 5510 sayılı Yasa ile yürürlükten kalktığından iptal kararının eldeki dava ile bir ilgisi bulunmadığını, davacının talepte bulunduğu tarih olan 14.09.2017 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu ve açıklandığı üzere bu sigortalılara 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 9. fıkrası uygulanacak olması, bu kapsamdakilerin yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunmaları şartı aranacağından ve davacı 14.09.2017 tarihli talep tarihinde bu koşulu ve ayrıca 49 yaş koşulunu sağlamadığından, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, davacının 05.03.2019 tarihli tahsis talebi tarihi itibari ile de işten çıkışı olmadığından Kurum tarafından yaşlılık aylığı tahsis talebi reddedildiğini, 29.07.2020 tarihli tahsis talebi ile tüm şartları haiz olduğundan talebi kabul edilmiş ve 01.08.2020 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının talebinin 14.09.2017 tarihli tahsis talebinin dikkate alınarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi iken İlk Derece Mahkemesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket ederek 05.03.2019 tarihli tahsis talebine istinaden 01.04.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığına karar vermesinin hatalı olduğunu beyan ederek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacılar murisi ...'in 01.11.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve 01.11.20 17... .08.2020 tarihleri arasında birikmiş aylıkların faizi ile birlikte tahsili talebine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacılar ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.