1. Ceza Dairesi 2023/5458 E. , 2023/6175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/75 değişik iş KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/419 Esas, 2020/251 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında, hükümlünün ka
**1. Ceza Dairesi 2023/5458 E. , 2023/6175 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/75 değişik iş KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/419 Esas, 2020/251 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında, hükümlünün kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin Bitlis İnfaz Hâkimliğinin 06.10.2021 tarihli ve 2021/1751 Esas, 2021/1746 Karar sayılı kararını müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde 23.10.2021 tarihinde işlediği iddia edilen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan hakkında kamu davası açılmasını takiben, Bitlis Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 11.01.2022 tarihli ve 2022/35 sayılı kararı ile hükümlünün 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin yedinci fıkrasına göre açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi talebinde bulunulması üzerine, hükümlü hakkında açılan davanın halen derdest olduğu, hükümlü hakkında verilen kesin bir hüküm bulunmadan açık ceza infaz kurumuna gönderilmesinin suçsuzluk karinesi çerçevesinde Anayasa'ya aykırı olacağı, kaldı ki anılan Kanun'un infaz hakimine takdir hakkı tanıdığı gerekçesiyle talebin reddine dair Bitlis İnfaz Hâkimliğinin 14.01.2022 tarihli ve 2021/112 Esas, 2022/101 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2022/75 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-13-7239-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve 2023/60853 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuryet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve 2023/60853 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasında, "(Yeniden Düzenleme:14.4.2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir" şeklinde düzenlemenin yer aldığı, Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında Bitlis İnfaz Hâkimliğinin 06.10.2021 tarihli ve 2021/1751 Esas, 2021/1746 Karar sayılı kararı ile denetimli serbestlik kararı uygulanmaya başladıktan sonra 23.10.2021 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçuna ilişkin olarak Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2021 tarihli ve 2021/3368 soruşturma, 2021/1507 Esas, 2021/491 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/593 Esasına kayden devam ettiği, Hükümlünün denetim süresi içinde işlemiş olduğu kasıtlı bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması sebebiyle Bitlis Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi talebi üzerine, hükümlü hakkında açılan davanın halen derdest olduğu, hükümlü hakkında verilen kesin bir hüküm bulunmadan açık ceza infaz kurumuna gönderilmesinin suçsuzluk karinesi çerçevesinde Anayasa'ya aykırı olacağı, kaldı ki anılan Kanun'un infaz hakimine takdir hakkı tanıdığından bahisle Bitlis İnfaz Hâkimliğinin 14.01.2022 tarihli kararıyla talebin reddine karar verildiği, anılan karara yönelik itirazın mercince de reddine karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olan hükümlü hakkında denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi hususunda İnfaz Hâkimliklerine takdir hakkı tanındığı, ancak aynı fıkranın ikinci cümlesinde ise "...kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir" düzenlemesinin yer aldığı, somut olayda, Bitlis İnfaz Hâkimliğince bahsi geçen ikinci cümlede yer alan açıklamalar gerekçe gösterilmek suretiyle hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de, anılan cümlenin gerekçe olarak gösterilmesinin ilk cümlede yer alan düzenlemenin uygulanma ihtimalini ortadan kaldıracağı nazara alındığında, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesinin işlevselliğinin bertaraf edilmemesi gerektiği gözetilerek, Bitlis İnfaz Hâkimliğinin 14.01.2022 tarihli kararında yer alan gerekçe ile talebin reddine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesinin konu ile ilgili yedinci fıkrası; “(7) (Yeniden Düzenleme:14.4.2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir.” Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Somut olayda hükümlünün 2 yıl 1 ay hapis cezasının infazı için 07.09.2021 tarihinde cezaevine alındığı, Cumhuriyet savcılığı tarafından düzenlenen 09.09.2021 tarihli ve 2021/293 sayılı müddetnameye göre, şartla tahliye tarihinin 05.05.2022, bihakkın tahliye tarihinin ise 20.05.2023 olarak belirlendiği, hükümlünün talebi üzerine 06.10.2021 tarihli İnfaz Hakimliği kararı ile hakında şartla tahliye tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasını infaz ettiği sırada 23.10.2021 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak veya sağlamak suçundan cezalandırılması istemi ile Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, hükümlü hakkında dava açıldığını öğrenen yetkili ve görevli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün, İnfaz İşleri Değerlendirme Komisyonu'nun kararınıda ekleyerek hükümlünün işlediği iddia olunan kasıtlı suçun cezasının alt sınırının bir yıldan fazla olması nedeniyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi için dosyasını Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla İnfaz Hakimliğine gönderdiği anlaşılmaktadır. 4. Kanun da yer alan “....denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir.” ibaresi İnfaz Hakimliğine açık ceza infaz kurumuna gönderip göndermeme konusunda takdir hakkı tanındığını göstermekte ise de, İnfaz Hakimliğinin hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına devam edilmesi ya da hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi konusunda yasa gereği tanınan takdir hakkını kullanırken, takdir hakkının yerinde ve objektif olarak kullanıldığını haklı gösterecek nitelikte somut, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun yeterli ve yasal gerekçe göstermesi gerekmektedir. 5. 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi halinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hakimliği tarafından karar verileceğinin burada takdir hakkının bulunmadığı açıkça düzenlenmiştir. 6. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu yönündeki görüşün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 152 nci maddesi ile 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29 uncu maddesinde yer alan düzenlemeler dikkate alınarak, Anayasa'ya aykırılık iddiasını incelemeye ve bu konuda karar vermeye yetkili Anayasa Mahkemesine taşınabileceği gözetilmelidir. 7. Mahkemece takdir hakkının yerinde ve objektif olarak kullanıldığını haklı gösterecek nitelikte somut, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, “mevcut düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu, henüz suçlu kimliği kesinleşmemiş ve hakkında kamu davası açılan hükümlünün suçsuzluk karinesi çerçevesinde açık ceza infaz kurumuna gönderilmesinin hukuka aykırı olacağı, zaten kanunda bu konuda İnfaz Hakimliklerine takdir hakkı tanındığı” gerekçesiyle verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu sebeplerle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.02.2022 tarihli ve 2022/75 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2023 tarihinde karar verildi.