T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi: Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 06/07/2023 Davanın Türü: Alacak (Eser Sözleşmesi-Tazminat ve Ceza-i Şart) Dava Tarihi: 23/11/2020 Karar Yazım T: 04/12/2025 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonu…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi: Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 06/07/2023 Davanın Türü: Alacak (Eser Sözleşmesi-Tazminat ve Ceza-i Şart) Dava Tarihi: 23/11/2020 Karar Yazım T: 04/12/2025 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasında sera kurulum sözleşmesi yapıldığını, iş bedelinin 178.550 Euro+ KDV olduğunu, davalının işi tamamlayamadığını, 02/01/2020 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, davalının sözleşmeye göre 5 haftalık gecikme için 44.637,50 Euro ceza-i şart ödemesi gerektiğini, ayrıca davacının kar kaybına uğrayıp mahkemeye tespit yaptırdığını, eksik bırakılan işler ve yapımına hiç başlanmamış ikinci sera için davacının zararının 465.880,00 TL olduğunu, davalıya toplam 130.500 Euro ödeme yapıldığını, sözleşmeye göre kalan 48.300 Euro bedelin ödenmediğini, bunun mevcut zarardan mahsup edilerek davacı şirketin 144.202,00 TL zarara uğradığını ileri sürerek 144.202,00 TL maddi zararın fesih tarihi olan 02/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte; 44.637,50 Euro ceza-i şart bedelinin 02/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsil tarihindeki merkez bankası döviz karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevabında, davacının dayandığı sözleşmenin davacı tarafça imzalanmadığını, bu sözleşmenin davalı şirketi bağlamadığını, şeklen geçerli olmayan sözleşmeye göre ceza-i şart istenemeyeceğini, haklı bir feshin bulunmadığını, davacının kısmi ödemeler yaptığını, ödemeleri geciktirdiğini, bu durumun işi yavaşlattığını, pandemi yaşandığını, ham madde tedarikinin zorlaştığını, feshin haksız olduğunu, fesih öncesi davalıya uygun bir süre verilmediğini, halen davacının ücret alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli olduğunun görüldüğü, sözleşmenin tamamlanma oranının bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup toplam %80 civarı imalatın tamamlandığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki nakit bedel karşılığı eser sözleşmesinde davacı iş sahibinin sözleşmeyi feshetmiş olduğu, bu fesih geriye etkili fesih niteliğinde olduğundan bu durumda tarafların sebepsiz zenginleşme gereği birbirlerinden talepte bulunabilecekleri, sözleşmeyi fesheden davacının ayrıca alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle alacak talebinin reddine karar vermek gerektiği; davacının cezai şart istemine ilişkin yapılan incelemesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin 8/4. maddesinde; "Yükleniciden kaynaklanan nedenlerle işin ana programda belirtilen tarihte getirilmemesi halinde söz konusu belirlenen tarih ile işin bitirildiği tarih arasındaki her hafta için, yüklenici, her gecikme haftası için %5 cezaya eş değer bir tutar olarak maddi tazminatı Monsantoya ödeyecektir. Şüpheye mahal vermemek adına yüklenicinin işlerin kalitesiyle ilgili yükümlülüğünün hiç bir şekilde sınırlı olmadığı belirtilmesi gerekir" şeklinde düzenleme bulunduğu, bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmesi için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklıya borcun ifasını ya da cezanın ifasını isteyebileceği, seçimlik cezanın istenebilmesi için aksi kararlaştırılmamışsa sözleşmeden dönülmemiş ya da feshedilmemiş olması gerektiği, kural olarak, sözleşmenin feshi halinde seçimlik cezanın istenmesinin mümkün olmadığı, dava konusu somut olayda, geriye etkili olarak davacı tarafça feshedilen sözleşmede kararlaştırılan ceza-i şartın ifaya ekli ceza-i şart niteliğinde olduğu, sözleşmenin feshi halinde istenebileceğine dair açıkça düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle cezai şart isteminin reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili, davalının sözleşmeye uygun olarak zamanında teslim gerçekleştirmediğinden ceza-i şart ödemek zorunda olduğu, davalının sözleşmeye aykırı davrandığı, davacının zarara uğradığı, davalı tarafın sözleşmeyi eksiksiz ve zamanında tamamlaması halinde 48.300 Euro daha ödenmesi gerektiği, davacının zararından sözleşmeye göre ödenmesi gereken ancak ödenmeyen bedelin mahsup edildiğinde 144.202,00 TL zararın ortaya çıktığı, davacının yapıyı tamamlatmak için üçüncü bir firma ile anlaşmak zorunda kaldığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Uyuşmazlık konusunun ise sözleşmeden kaynaklı ceza-i şart alacağı ve sözleşmenin feshinden kaynaklanan zarar istemini oluşturmaktadır. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme 3.1. Davacının dayandığı 19/08/2019 tarihli sera kurulum sözleşmesine göre belirlenen iş bedelinin 178.550 Euro + KDV olduğu, iş bitim tarihinin sözleşme tarihinden itibaren 20 gün + 2,5 ay olarak belirlendiği, davacı iş sahibi tarafından sözleşmenin noter ihtarnamesi ilie 02/01/2020 tarihinde feshedildiği ve yaptırılan tespit raporuna dayalı olarak sözleşmede kararlaştırılan ceza-i şart bedeli ile eksik ve ayıplı işlerin üçüncü kişiye yaptırmasından kaynaklanan zararın davalıdan tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 3.2.Davacının eksik iş sebebiyle uğradığı zarar yönünden de mahkemece sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle davacı iş sahibinin sebepsiz zenginleşmeye göre tarafların birbirlerinden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, alınan rapor ve toplanan deliller bu talep yönünden hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. 3.3.Davacı tespit raporuna dayalı olarak sözleşmeye göre eksik işlerin dava dışı üçüncü kişiye yaptırılmasından kaynaklanan zararı davacının işi tamamlasaydı alacağı bakiye bedeli mahsup ederek dava dilekçesinde talep etmiştir. Öncelikle feshedilen sözleşmenin tasfiyesi gerekmektedir. Götürü bedelli sözleşmelerde gerçekleşen iş oranı götürü bedele uygulanarak yüklenicinin hak edişi öncelikle bulunmalı, iş sahibi tarafından yapılan ödemeler düşülerek yüklenicinin ya da iş sahibinin alacaklı olup olmadığı belirlenmelidir. Dava konusu uyuşmazlıkta sözleşme bedeline bilirkişilerce belirlenen %80,62'lik işin tamamlanma oranı uygulanarak belirlenecek bedelden yükleniciye yapılan ödemeler düşülerek davacı iş sahibinin fazla ödeme yapıp yapmadığı değerlendirilmeli, yüklenicinin hak edişinden fazla ödeme yapmış ise, fazla yapılan ödemenin davalı yükleniciden talep edilebileceği nazara alınmalıdır. 3.4. Sözleşmeyi haksız olarak fesheden taraf tazminat talebinde bulunamaz. Mahkemece taraflarca ileri sürülen deliller toplanıp değerlendirilerek öncelikle sözleşmenin feshinde davacı iş sahibinin haklı olup olmadığı belirlenmelidir. Sözleşmenin feshinde davacı iş sahibinin haklı bulunması halinde, sözleşmeye göre yapılması kararlaştırılan ancak yüklenici tarafından yapılmadığı belirlenen eksik ve ayıplı işlerin sözleşmenin feshinden itibaren ne kadar süre içerisinde aynı şartlarda başka bir yükleniciyle sözleşme yapılabilecek sürenin ne olduğu bilirkişi aracılığıyla belirlenmeli, belirlenen süre fesih süresine eklenerek bulunacak tarih itibariyle geçerli mahalli rayice göre (Mahalli rayice KDV ve yüklenici karı dahildir.) eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeli hesaplattırılmalı, bu bedelden sözleşmeye göre kararlaştırılan eksik ve ayıplı işe karşılık gelen bedel düşülerek arada fark bulunması durumunda davacının zararı olarak hüküm altına alınması gerektiği (Davacı tarafın talebi aşılmamak kaydıyla) gözetilmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir. 3.5. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun başvurularının kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, kararın esası incelenmeden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davacı tarafa iadesine, 3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 04/12/2025 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. ...