4. Hukuk Dairesi 2009/7377 E. , 2010/3219 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Yayın A.Ş ve ... aleyhine 22/07/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi…
**4. Hukuk Dairesi 2009/7377 E. , 2010/3219 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Yayın A.Ş ve ... aleyhine 22/07/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, Kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, ... gazetesinin 14.07.2008 günlü sayısında, “Bankada Aşk Skandalı” başlıklı haber ile aynı gazetenin internet sayfasında yayımlanan haberde “D” baş harfi ile belirtilen kişinin kendisi olduğunu, “bireysel/ticari müşteri temsilcisi” nitelemesi ile kendisinin tanımlanması amacı güdüldüğünü, olayın gerçek olmadığı gibi haberin yayımlanmasında kamu yararının da bulunmadığını, gerçekliği kanıtlanmamış haberin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalı yan ise, haberde geçen diğer kişilerin ad ve soyadları kullanıldığı halde davacının sadece adının baş harfinin kullanıldığını, banka adının verilmediğini, haberde geçen banka müdürünün istifası karşısında haberin doğruluğunu kabul etmek gerekeceğini, haberin güncel olup yapılan atamalar ve açılan soruşturma nedeniyle kamu yararının bulunduğunu, orta düzeyde bir okuyucunun haberde geçen kişilerin kimlik bilgilerine ulaşamayacağını, haberin hukuka aykırı olmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılar tarafından temyiz olunmuştur.