T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 02/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2025 NUMARASI : ... Esas- ... Karar DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av.... DAVALILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7 -... VEKİLİ : Av. ... : 8 -... :9-... DAV…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 02/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2025 NUMARASI : ... Esas- ... Karar DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av.... DAVALILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7 -... VEKİLİ : Av. ... : 8 -... :9-... DAVANIN KONUSU : Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan G.KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... İnşaat Mühendislik İthalat İhracat Turizm Ve Sanayi Tic. Ltd. Şti. (sözleşmede İş sahibi olarak anılmıştır) ile müvekkili şirket (sözleşmede Yüklenici olarak anılmıştır) arasında 10.08.2010 tarihinde “Sözleşme” yapıldığını, Sözleşmenin 2. Maddesinde, bu sözleşmenin konusunun; " iş sahibinin ... ... ... Köyü ... Mevkii ... ve ... parseller üzerinde Arsa Maliki olan... İnşaat Ltd.Şti, ne .... Noterliğince düzenlenen 29.06.2005 tarih ... yevmiyeli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi uyarınca yapımını üstlendiği konut inşaatı nedeniyle arsa sahibi, alıcılar, tedarikçiler, taşeron ve işçiler, SGK, Vergi Dairesi, Belediye, Avukat ve benzeri kişi ve kurumlar nezdinde oluşan borçların tasfiyesi ile bu tasfiye ile tapu kayıtları üzerindeki takyidatların kaldırılması neticesinde elde edilecek gelirin taraflar arasında paylaşımının düzenlenmesidir.” şeklinde olduğunu, buna göre 4. maddede kabul edildiği gibi %50 si (müvekkili davacı şirkete) Yükleniciye, diğer %50 si (davalılara ) İş Sahibi şirkete ait olacağını, davalı ... İnşaat Mühendislik İthalat İhracat Turizm Ve Sanayi Tic. Ltd. Şti "nin karar defterinde yazılı olan 23.12.2011 tarih ve ... karar nolu kararında, şirket ortaklarının tamamının oy birliği ile alınan kararında:“1-Şirketin dava ve hukuki işlerini takip etmek üzere Av. ...'a vekaletname verilmesine, 2-Şirketin vergi, SSK borçlarını, dava ve avukat masraflarını yapan ...Üretim İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti ortaklarından ...'a B 8 nolu villanın tapudan devri yapılmasına ve bu hususta satış vaadi sözleşmesi yapılmasına, 3-Şirketin tüm sorunlarının çözümü ile arsa sahipleri ile ilgili konularda ... Üretim İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti ile yapılan sözleşmede belirlenen gerekli tüm işlemleri yapmak üzere Av. ...'ın tam yetkili kılınmasına, tapu devirlerini almaya, tapuda işlem yapmaya ve arsa sahiplerinden alınması gereken taşınmaz tapularını dilediği bedel ve şartlarda dilediği kişilere devir ve temlik etme yetkisinin verilmesine, bu hususlarda vekaletname verilmesine, Oy birliği ile karar verilmiştir.” tüm ortakların imzası ile bu hükümlerin yürürlüğe girdiğini, tarafların daha sonra 03.04.2013 tarihinde “PROTOKOL” başlıklı ek bir sözleşme yaptıklarını, bu ek protokolün 1, 2, 3 ve 4. Maddelerinde; 10.08.2010 tarihli yapılan ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin geçerli olduğunu, bu tarihe kadar yapılan iş ve işlemlerin taraflarca kabul edildiğini, Livan Şirketi (yüklenicinin üzerine aldığı yükümlülükleri yerine getirdiğinin beyan edildiğini ve açıkça taraflarca kabul edilerek bu hususun belirtildiğini, yine, protokolün 6. Maddesinde; “yapılmasına karar verilen işler ve izlenecek yol” başlığı altında ayrıntılı yapılacak işlerin yazıldığını ve bu sözleşmede belirtilmeyen hususlarda 10.08.2010 tarihli sözleşme hükümlerinin geçerli sayıldığını, protokolde kabul edildiği üzere davacı Yüklenici ... Şirketi adına şirket ortağı diğer davacı ... 250.000.00TL ödeme yaptığını, Protokolün yapıldığı 03.04.2013 tarihine kadar 250.000.00TL ödeme yapıldığının bu protokol ile kayıt altına alındığını, daha sonra 17.04.2013 tarihli “İŞ TAKİP PROTOKOLU” ve “SOSYAL TESİS ve B8 VİLLANIN PROTOKOLU” başlıklı iki ayrı sözleşme düzenlendiğini, bu protokolün 2. maddesinde de yine aynı şekilde, elde edilecek olan paranın %50 sinin davacı ... Şirketine verileceğinin hüküm altına alındığını, ayrıca sözleşmeler gereği tapuda davacı...'a devir edilmesi gereken B8 villanın karşılığı olarak da davalılara ödemeler yapıldığını, ancak daha sonra, B8 villa icradan satılmış tapu devri ve tescilinin imkansız hale geldiğini, buna karşılık başka villa verileceğinin belirtildiğini ancak arsa sahipleri ile sorun çözülemediğinden buna ilişkin de bir işlem yapılamadığını, davacıların ... Üretim İç ve Dış Tic.Ltd. Şti. ve ...'ın nam ve hesabına, davalılara, davalı şirket borçları için ödenen paraların toplamının ise 257.454.00 TL olduğunu, bu bedellerin B8 villanın bedeli olarak ödendiğini, ... ... ... Köyü ... Mevkii ... ve ... parseller üzerinde inşa edilen B8 villanın dava tarihi itibarı ile değerinin tespiti ve bu bedelin davalılardan alınarak davacı müvekkillerine faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiklerini, davalı Şirketin sözleşmelerle ilgili işler için sözleşmede geçen ... Şirketi ile anlaştığını ve davalı şirkete temlik edilen villaların satışının yapıldığını, anlaşma aşamasına gelene kadar davanın takip edildiğini, dava ile ilgili tüm gider ve masrafların yapıldığını, anlaşma aşamasına gelene kadar Yüklenici ... Üretim ve ... üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiklerini, davalı...Şirketinin temlik sözleşmeleri yaparak tapu devirlerini yaptığını ve bedellerini aldığını, davalılardan ...toplamda 792.500.001 TL tahsilat yaptığını, davalı ...'nun bu paraları oğlu ...'nun hesabına gönderttiğini, davalı ...'nun ...Bankası ... Şubesindeki hesabına, 07.12.2021 tarihinde 100.000.007, iş aynı hesaba 17.12.2021 tarihinde 300.000.00TL gönderildiğini, davalı ...'nun ... Bankası ... Şubesindeki hesabına 14.01.2022 tarihinde 337.500.00TL, ve yine bu hesaba 07.02.2022 tarihinde 55.000.00TL gönderildiğini, davalılardan ...'nun toplamda 637.500.00 TL tahsilat yaptığını, davalı ...bu paraları oğlu ...'nun hesabına gönderttiğini, davalı...nun...Bankası ... Şubesindeki hesabına, 17.12.2021 tarihinde 300.000.00TL, 14.01.2022 tarihinde 337,500.00TL gönderildiğini, davalılardan ... toplamda 637.500.00TL tahsilat yaptığını, diğer davalı ...in de 637.500.00TL tahsilat yaptığını, davalılar ...'nun ve ...in paraları ...nun damadı olan...'inde kocası olan davalı ... hesabına gönderttiklerini, davalı ...'in ... Bankasındaki hesabına, 17.12.2021 tarihinde 600.000.00TL, 14.01.2022 tarihinde 675.000.00TL gönderildiğini, davalılardan ...toplamda 1.275,000.00TL tahsilat yaptığını, davalı ...'in bu paraları kızı ... hesabına gönderttiğini, ...'in ...Bankası ... Şubesindek hesabına, 17.12.2021 tarihinde 600.000.00TL ,14.01.2022 tarihinde 675.000.00TL gönderildiğini, ...'in toplamda 1.250.000.00 TL tahsilat yaptığını, Davalı ...in bu paraları kardeşi ... hesabına gönderttiğini,...'in...i Bankası hesabına, 17.12.2021 tarihinde 600.000.00TL, 14.01.2022 tarihinde 650.000.00TL gönderildiğini, sözleşmeler gereği davalıların tahsil ettikleri paraların %50 sini davacı müvekkili şirkete ve ...'a ödemeleri gerektiğini, davalıların toplamda 5.230.000.00 TL tahsilat yaptıklarını, paranın davalıların hesaplarına geçtiğini, davalıların 5.230.000,00 TL nin 50 si olan 2.615.000,00TL yi faizi ile birlikte müvekkillere ödeme yapmaları gerektiğini, müvekkillerinin 03.04.2013 tarihinde ödedikleri sözleşmeyle sabit olan 250.000,00TL'nin denkleştirici adalet ilkeleri de gözetilerek dava tarihi itibarı ile güncellenmek sureti ile alacağın hesaplanarak ve faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillere ödenmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle belirsiz alacakların tespitini ve faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müspet ve menfi zararların tespiti ile fazlaya ilişkin talep hakları saklı olmak üzere şimdilik 10.000.00TL nin dava tarihinden itibaren faizi de eklenerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ekte 40 adet makbuz ve dekontla bedeli ödenen ancak tapu tescili mümkün olmayan, ... ... ... Köyü ... Mevki ... ve .... parseller üzerinde inşa edilen B8 villanın dava tarihi itibarı ile değerinin tespiti ve bu bedelin denkleştirici adalet ilkeleri gereğince ödeneti bedelin güncelleştirilmesine ve davalılardan alınarak davacı müvekkillerine faizi ile birlikte ödenmesini, bu konuda fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere şimdilik 10.000.00TL nin faizi ile birlikte ödenmesini, sözleşmeler gereği davalıların tahsil ettikleri ve hesaplarına geçen miktarın tespiti ile bu miktarın % 50 sinin hesaplanarak faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, bu konuda da fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere şimdilik 10.000.00TL nin faizi ile birlikte ödenmesini, dilekçedeki belirttiği müvekkillerinin alacaklarının ve davalıların iade etmeleri gereken miktarın denkleştirici adalet ilkeleri de gözetilerek güncelleştirilmesine ve faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini , fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik (Davalılara sözleşmeyle ödendiği sabit olan) 250.000.00TL nin 03.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ve denkleştirici adalet ilkeleri gözetilerek güncelleştirilecek olan bedelin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini, dava masrafları ile avukatlık ücretinin de davalılardan alınmasını karar verilerek müvekkillere ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı taraf 12/01/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile tapuda kendisine devredilmesi gereken B8 villanın dava tarihi itibari ile değeri olan 7.768.000,00 TL nin tahsili amacıyla dava değeri olarak gösterdiği 10.000,00 TL yi 7.768.000,00 TL ye ıslah ettiğini ayrıca kar payı olarak talep ettiği 10.000,00 TL lik dava değerini 1.080.000,00 TL ye ıslah ettiğini beyan etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Kesinlikle kabul etmemekle beraber bir an için davacı vekilinin iddia ettiği gibi bir alacağı olduğu düşünülse dahi bu alacağın belirsiz alacak olarak talep edilmesinin kesinlikle mümkün olmadığını, davacılar vekilinin iddia ve taleplerinin her türlü hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kesinlikle kabul edilemez olduğunu, bu sebeple işbu davanın reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, davacının yasal dayanaktan yoksun ve kendi içinde çelişen taleplerine itibar edilmesi mümkün olmamakla birlikte huzurdaki davanın belirsiz alacak davası niteliğinde açılmış olmasının usule aykırı olduğunu, usule ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına aykırı şekilde belirsiz alacak davası olarak açılan bu davanın hukuki yarar yokluğundan esas hakkında inceleme yapılmaksızın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı müvekkiller, ..., ..., ...ve ...'nun ... İnşaat Mühendislik İthalat İhracat Turizm ve San. Ticaret Limited Şirketi (kısaca ... olarak anılacaktır) ortaklarından olduğunu, ... hakkında ... Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyada verilmiş ihya kararının mevcut olduğunu, söz konusu ihya kararında işbu davanın davalısı ...in tasfiye memuru olarak atandığını,...nin .... Noterliği'nin 29.06.2005 gün ve ... yevmiye no'lu sözleşmesi ile mülkiyeti ... İnşaat Limited Şirketine (kısaca ...olarak anılacaktır) ait ... ... ... Köyü ... Mevkii ... ve ... parseller üzerindeki arsada kat karşılığı inşaat yapım işi için anlaştığını, ...'nin, zaman içerisinde konut inşaatı nedeniyle arsa sahibi, alıcılar, tedarikçiler, taşeron ve işçiler, SGK, Vergi Dairesi, Belediye, avukat ve benzeri kişi ve kurumlar nezdinde oluşan borçların tasfiyesi, tapu kayıtlarındaki takyidatların kaldırılması neticesi satılabilir hale gelecek olan konutların satış ve pazarlanması neticesinde elde edilecek olan gelirin paylaştırılması için ... Üretim ve Dış Ticaret Ltd. Şti. (kısaca ... olarak anılacaktır) ile 10.08.2010 tarihinde sözleşme yaptığını, bu sözleşmenin 3/h maddesi uyarınca Avukat...'ın vekil sıfatı ile yapacağı iş ve işlemlerden dolayı ücreti vekaletten yüklenici...ın sorumlu olduğunun belirtildiğini, bu kapsamda davacılar vekili Avukat ...'ın, arsa maliki...e karşı ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. no’lu dosyası ile açılan davada ve diğer davalarda, Av. ...ten aldığı yetki belgesi ile ...’yi temsil ettiğini, daha sonra arsa sahibi şirket ile 30.08.2021 tarihli sulh protokolü yapılarak, bu yerle ilgili ihtilafların sonlandırıldığını, bu kapsamda öncelikli olarak mülkiyeti...’e ait olan fakat kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkillerinin ortağı olduğu ...’ye ait olacağı kararlaştırılan ve henüz devri yapılmayan 5 adet bağımsız bölümden ilk olarak 3’ünün satışının yapılacağını, bu satıştan elde edilecek para ile ihtilafların çözüleceğini, borçların tasfiye edileceğini, kalan meblağın ...’ye ödeneceği detaylı olarak kararlaştırıldığını, bu protokol kapsamında 06.12.2021 tarihinde A1 no’lu daire 3.000.000 TL bedelle, 16.12.2021 tarihinde A6 no’lu daire 4.500.000 TL bedelle, 13.01.2022 tarihinde A5 no’lu daire 4.300.000 TL bedelle satıldığı ve bu bedeller davacılar vekili Avukat ... tarafından alındığını, bu satışlardan sulh protokolü gereğince ödenmesi gereken 3.475.000 TL ödendiğini, geriye 8.325.000 TL kaldığını, bu meblağın da 5.300.000 TL’si şirket ortaklarına ödendiğini, davacılar vekili Avukat ...ile doğrudan sözleşme olmamasına, ... ile yapılan sözleşme uyarınca...’den hiçbir vekalet ücreti istememesi gerekmesine rağmen, uhdesinde tuttuğu meblağın, yaptığı harcamalar ve işlemlerle ilgili rapor sunması, bilgi ve hesap vermesi için ... Noterliğinin 09.02.2022 gün ve ... yevmiye no’lu ihtarnamesi ile 7 günlük süre verildiğini, ancak bu ihtarnamenin 09.02.2022 tarihinde davacılar vekiline tebliğ edilmesine rağmen, bu zamana kadar herhangi bir bilgi verilmediği gibi, iletişime dahi geçmediğini, taraflarınca davacılar vekiline gönderilen ihtarnameyi ekte sunduklarını, müvekkillerinin de ortağı bulunduğu YBS şirketinin, ... Ticaret Müdürlüğünce münfesih sayıldığını ve bu durumun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 27.01.2015 gün ve ... sayılı nüshasında yayınlandığını, Münfesih olan şirketin ortaklarından olan müvekkillerine ait ödemeleri uhdesinde tutan, Türk Borçlar Kanunu’nun 508. maddesi uyarınca yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekaletle ilişkili olarak aldıklarını müvekkile iade etmekle yükümlü olan davacılar vekili ihtarnameye rağmen, Yargıtay HGK’nın 04.05.2011 gün ve 2011/13-161 E. 2011/276 K. no’lu kararında da ayrıntılı olarak içtihat edildiği üzere bilgi vermek ve yürüttüğü işlerle ilgili belgeleri de ibraz etmesi gerekmesine rağmen salt bu yükümlülüğüne aykırı davranması dahi, Kanuna ve Meslek Kurallarına aykırı davranış olduğunu, öte yandan son dönemde çıkan Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararının da gözetilerek, müvekkillerine ait paranın davacılar vekili Avukat... tarafından müvekkillerinin rızası hilafına uhdesinde tutulması, mal edinilmesi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu olduğunu, bu nedenle davacılar vekili ... Barosu avukatlarından Avukat ...hakkında taraflarınca 29.03.2022 tarihinde ... Barosu Başkanlığı'na şikayette bulunulduğunu, davacılar vekilinin avukatı... hakkında yapmış oldukları şikayet dilekçesinde detaylıca izah ettikleri üzere işbu davaya konu edilen alacak yok hükmünde olduğunu, tam aksine davalı müvekkillerinin davacılardan yüklü miktarda alacağının olduğunu, davalı ... şirketinin ortaklarından davalı ... ile yapmış olduğu WhatsApp mesajlaşmalarında da davacılar vekilinin 11 milyonluk satış yapmış olduğunu, olayda başka faktörlerin bulunması sebebiyle bu işin kurcalanmaması gerektiğini ifade ettiğinin açıkça ikrarının mevcut olduğunu, somut dayanaktan yoksun haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilleri adına açılmış olan haksız ve hukuka aykırı davanın usul yönünden reddini, mahkeme aksi kanaatte olursa huzurdaki davanın esas yönünden reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".. A-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Müspet ve menfi zararların tespitine yönelik davasının REDDİNE, 2-... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... ve ... parseller üzerine inşa edilen B8 Villanın dava tarihi itibari ile değerinin ödenmesi talebinin REDDİNE, 3-B8 Villaya yönelik yapılan masraflara istinaden ilgili masrafların dava tarihi itibari ile karşılığı olan 1.196.449,97 TL nin dava tarihi olan 26/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek talebe bağlı kalınarak yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Taraflar arasında tanzim olunan 03/04/2013 tarihli protokol uyarınca talep edilen bedel yönünden 1.882.843,37 TL dava tarihi olan 26/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek talebe bağlı kalınarak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-%50 kâr payı talebine istinaden 1.080.000,00 TL nin dava tarihi olan 26/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek talebe bağlı kalınarak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Dava konusu sözleşmeler ... şirketi ile davacı arasında düzenlenmiş olup, davalı müvekkillerle herhangi bir doğrudan sözleşme ilişkisinin mevcut olmadığını, bu yönde yerel mahkemece ayrım yapılmaksızın tüm davalılar hakkında hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı müvekkilleri ..., ... ve ...in ne şirket ortaklığı ne de herhangi bir sözleşmede imzası bulunduğunu, diğer davalı müvekkillerinin şirket ortaklığı olmasına rağmen herhangi bir sözleşmede şahıs olarak imzaları bulunmadığını, bu nedenle öncelikli olarak dairenizin pasif husumet yoksunluğu nedeniyle bu hususta ara karar kurmasını talep ettiğini, davacıların taleplerini çelişkili şekilde formüle ettiğini, dava değerleri belirli olmadan açıldığını, bu nedenle dava, 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemeyeceğini, B8 villa ile ilgili tapu kayıtlarının mahkemeden talep edilmesine rağmen dosya arasına alınmadığını, bu eksiklik maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellediğini, oysa söz konusu taşınmazın mülkiyet durumunun karar verilebilmesi açısından belirleyici nitelikte olduğunu, dosya kapsamında yer alan tüm raporlara taraflarınca itiraz edildiğini, ayrıca usule uygun şekilde dava konusu taşınmazda keşif gerçekleştirilmediğini, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ciddi çelişkiler olduğunu, Mahkemenin bu çelişkileri giderme yönünde yeterli araştırma ve değerlendirme yapmaksızın karar verdiğini, şirket için yapılan ödemeler ile şahsi ödemelerin birbirine karıştırıldığını, bilirkişi raporunda belirtilen 151.464,73 TL’lik ödeme kalemi ayrıştırıldığında; yalnızca 45.500 TL’sinin B8 villa için, 26.048,46 TL’sinin şirket avukatı...ün şahsi vergi ödemesi olduğu anlaşıldığını, davacı, sözleşmede taahhüt ettiği gibi şirkete 3.500.000 TL yatırım yapmış gibi proje ve taşınmazların üzerinde ortaklık talep ettiğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davalıların hesaplarına geçtiği iddia edilen tutarlar bakımından,...,....ve ...’in ne şirket ortaklığı ne de sözleşmelerde herhangi bir imzalarının mevcut olduğunu, söz konusu sözleşmenin tamamen ... şirketi ile davacı arasında yapıldığını, bilirkişi raporunda bu kişilerin hesaplarına geçtiği belirtilen tutarlar, davacı vekili tarafından yapılan ödemeler olmadığını, şirkete ait taşınmazların satışı neticesinde elde edilen bedeller olduğunu, bu taşınmazlar şahıslara değil şirkete ait olduğunu, karara esas alınan sözleşmeler ve protokollerde davalı müvekkillerinin borçlu olduğu yönünde açık bir tespit bulunmadığını, aksine, yüklenici taraf olan davacının yapacağı ödemeler karşılığında kar paylaşımı gibi düzenlemeler öngörüldüğünü, davacılar vekili Avukat ... 'ın müvekkillerine karşı yapmış olduğu hukuka aykırı işlemler ve uhdesinde müvekkillerine ait yüklü miktarda parayı bulundurması nedeniyle taraflarınca ... Barosu Disiplin Kuruluna şikayet edilmiş olup ilgili dosya şu an incelenmek üzere Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'na gönderildiğini, davacıların tarafın somut dayanağı olmayan, soyut, mükerrer ve çelişkili talepleri ile açılan davanın reddi gerekirken, mahkemece denkleştirici adalet ilkesi adı altında hukuki temelden yoksun hesaplamalarla hüküm kurulduğunu, bu durum yargılamanın adil yargılanma ilkesine aykırı olduğunu, istinaf incelemesi sırasında şahıslarla ilgili hususların şirketten ayrıştırılması ve davalı şahıslar yönünden pasif husumet yokluğu gözetilerek dosyanın yeniden değerlendirilmesini ve yapılacak değerlendirme neticesinde davanın usul ve esas yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmesini, bu nedenlerle ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.03.2025 tarih, ... Esas, ...Karar sayılı kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesi ile," Pasif husumet” iddiasının yerinde olmadığını, öncelikle, mahkeme ticaret sicil ve şirket kayıtlarını celbedip şirketin tasfiye halinde olduğunu, ...’in tasfiye memuru olarak yetkisini, ayrıca taşınmaz satışlarından davalılar (şahıslar) nezdine aktarılan tutarların toplam 5.230.000 TL olduğunu tespit ettiğini, muhatapların davalı asıllar olduğunun da raporlarla belirlendiğini, Sözleşme ve karar defterleri, davacı vekiline yetki verildiğini ve B8 nolu villanın...’a devrinin ortaklarca oybirliği ile karara bağlandığını ortaya koyduğunu, “Belirsiz alacak” itirazının sonucu değiştirmeyeceğini, Mahkeme, uyuşmazlık konularını tek tek ayrıştırmış, talepleri kalem kalem sormuş ve kâr payı hesabını somut verilere (dekont, rapor, sözleşme üst sınırı, %50 oran) dayandırarak belirli bir hüküm kurduğunu, Mahkeme 23.12.2022 tarihinde keşif yaptığı, fen, inşaat ve değerleme uzmanlarından oluşan heyetin tespitleriyle taşınmaz ve değer unsurları belirlendiğini, ayrıca 03.04.2013 tarihli protokol çerçevesinde 250.000 TL ödemenin varlığı kabul edilerek, denkleştirici adalet uyarınca güncelleme hesabı bilirkişiye yaptırıldığı, rapor ayrıntılı, denetime elverişli bulunduğu ve hükme esas alındığını, bu nedenlerle; davalıların istinaf itirazlarının tamamının esastan reddini, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.03.2025 tarih ve...K. sayılı kararının onanmasını, İstinaf yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin istinaf eden davalılara yükletilmesine, karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; davacı taraf ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme gereği davalılara yapılan ödemelerin denkleştirici adalet ilkesine göre davalılardan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar ...,..., ..., ..., ..., ..., ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davalılar ..., ... ve ...'in pasif husumetinin bulunmadığı savunulmuş ise de sözleşme gereği davacı tarafça yapılan bir kısım ödemelerin bu şahısların hesabına gönderilmiş olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hükme ve denetime elverişli olduğu, B8 nolu villa ile ilgili keşif yapılarak alınması gereken harcın tamamlanmış olduğu, açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/03/2025 tarih, ... Esas... Karar sayılı kararına karşı davalılar ..., ..., ...,..., ..., ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 284.121,32 TL istinaf karar harcından peşin alınan 70.414,94 TL ve 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 213.090,98 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalılar..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, 5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2026 ... Başkan... Üye... Üye... Katip... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.