10. Hukuk Dairesi 2024/6729 E. , 2024/7818 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/752 E., 2024/798 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/47 E., 2023/329 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esas…
**10. Hukuk Dairesi 2024/6729 E. , 2024/7818 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/752 E., 2024/798 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/47 E., 2023/329 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 20.01.2020 tarihinden 31.07.2021 tarihine kadar davalı işverenin ... Alışveriş Merkezinde bulunan mağazasında satış danışmanı olarak çalıştığını, ancak çalıştığı sürelerin tamamının SGK'ya bildirilmediğini ve buna ilişkin primlerinin ödenmediğini, ayrıca son aylık ücreti de dahil olmak üzere hak ettiği bir kısım işçilik alacaklarının da ödenmediğini, müvekkili davalı işverenden SGK primlerinin tam olarak yatırılmasını ve hak ettiği ücretlerinin ödenmesini defalarca istemesine rağmen davalı işverenin, müvekkilinin taleplerini göz ardı ettiğini, müvekkilinin bu sebeplerle iş akdini haklı nedenle feshettiğini, ayrıca davacıya 06.05.2021 - 07.05.2021 ve 10.05.2021 - 12.05.2021 tarihleri arasında da tam kapanmaya rağmen görev belgesi ile tam süreli çalışma yaptırıldığını, müvekkilinin çalışmasının davalı işverence SGK'ya kısa çalışma olarak bildirildiğini, bildirimi yapılmayan zamanlar için müvekkiline elden maaş ödemesi yapıldığını, ancak prim günlerinin eksik bildirildiğini, işverence kısa çalışma ödeneğine geçildiği tarihten müvekkilinin işten çıkış tarihine kadar olan süreçte tam zamanlı çalışma yaptırılmasına rağmen müvekkilinin bu çalışmalarının davalı Kuruma bildirilmediğini beyanla; müvekkilinin kısa çalışma ödeneğine geçildiği tarihten çıkış tarihine kadar olan zaman diliminde davalı işveren nezdinde tam zamanlı ve bilfiil çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı şirket vekili cevap dileköçesinde; davacının, davalı müvekkili şirket nezdinde 20.01.2020 ile 31.07.2021 tarihleri arasında giyim ve giyim aksesuarları satış elemanı olarak çalıştığını, davacının işe girdiği andan itibaren sigortasının bildirildiğini, primlerinin eksiksiz ve kesintisiz olarak yatırıldığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının tespitini talep ettiği sigortalılık başlangıç tarihi ile bildirimi yapılan ilk sigortalı çalışma başlangıcının aynı tarih olduğunu, dava dilekçesinde, covid-19 pandemisi sebebiyle davacının sigorta primlerinin ve sigortalı olduğu günlerin SGK'ya eksik ve hatalı bildirildiğinin belirtildiğini, bahsedilen eksik günlerin, davacının kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılmasından kaynaklandığını, davacı işçinin de ... AVM'deki mağazada çalıştığı için bu kısıtlamalardan etkilendiğini, 17.05.2021-01.06.2021 tarihleri arasında 17 gün tam kapanma ve sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, davacının iddia ettiği gibi 06.05.2021 - 07.05.2021 ve 10.05.2021 - 12.05.2021 tarihleri arasında tam kapanma olmasına rağmen görev belgesi ile tam çalışma yaptığının gerçeği yansıtmadığını, tam kapanma olduğu takdirde AVM'lerin de kapalı olduğunu, davacının kısa çalışma ödeneğinden yararlanan personeller arasında olduğunu, davalı müvekkili şirketin faaliyetlerinin kısmi oranda durduğunu, davacının çalıştığı günlere ait prim ödemelerinin yapıldığını ve davacıya ait bordrolarda da bu durumun açıkça görüldüğünü, davacının 20.01.2020-31.07.2021 tarihleri arasında davalı iş yerinde tam gün ve bilfiil çalıştığını tespitinin talep ettiğini, ancak davacının pandemi süreci öncesi zaten normal ve tam çalışma üzerinden SGK primlerinin ödendiğini, pandemi dönemi sonrası ise kısa çalışma ödeneğinden faydalanmış olduğundan çalıştığı gün kadar prim ödemelerinin yapıldığını, davacının ihtirazi kayıt içermeyen bordrolarında sigorta primlerinin düzenli ve eksiksiz olarak yatırılmış olduğunun görüleceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil SGK vekili, cevap dilekçesinde; davanın usul ve yasaya aykırı olup reddi gerektiğini, davacıya ait sigorta sicil dosyasının incelenmesinde; davacının 2020 yılından 178 gün ve 2021 yılından 210 gün hizmetinin Kuruma bildirildiğinin tespit edildiğini, kısa çalışma ödeneğine geçilmesi nedeniyle davacının çalıştığı gün sayısının İş-Kur tarafından hesaplanarak Kuruma bildirildiğini, davacının Kuruma bildirilen hizmetleri dışında çalışmasının karantina süreleri gözetilerek tespit edilmesi gerektiğini, hizmet süresinin tespiti talebini içeren bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini, araştırmanın buna göre yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fiili çalışma iddiası, Yargıtay'ın emsal içtihatlarında öngörüldüğü şekilde hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde yöntemince ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davalı iş yerinde 20.01.2020-31.07.2021 tarihleri arasında çalışma yaptığının sabit olduğunu, Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle Mart 2020 -01.07.2021 tarihleri arasında kısa çalışma ödeneğine geçildiğinin bilindiğini, kısa çalışma ödeneğine geçilen bu dönem aralığında müvekkilinin tam zamanlı çalışma yaptığı halde çalışmasının kısa çalışma olarak bildirildiğini ve hak kaybına uğradığını, tam çalışma yaptığı iş yeri çalışanı tanık H.B tarafından ayrıntısı ile izah edilmiş olmasına rağmen itibar edilmemesinin yerinde olmadığını, dosyaya sunulan 06.05.2021 - 07.05.2021 ve 10.05.2021 - 12.05.2021 tarihlerini kapsayan görev belgeleri ile yazılı surette ispat edildiğini, AVM şirketince çalışma yapılmadığı değil kayıt tutulmadığının bildirildiğini, kısa çalışma dönemine rastlayan tarihlerde davalı iş yerinde sadece 3 çalışanın olduğu diğer mağaza çalışanlarının beyanının aksine müvekkilinin çalıştığı iş yerinde döngüsel bir çalışmanın yapılmadığının dosyaya sunulan puantaj kayıtlarından da sabit olduğunu, Mahkemece salt tanık anlatımlarına değinildiğini, sunulu yazılı delillerin değerlendirilmediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalıya ait iş yerinden hizmetlerinin kısmi süreli bildirildiği aylarda iş yerinde tam süreli olarak çalışıp çalışmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dinlenilen komşu iş yeri tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.