9. Ceza Dairesi 2021/16637 E. , 2024/8449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/78 E., 2016/40 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanu
**9. Ceza Dairesi 2021/16637 E. , 2024/8449 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/78 E., 2016/40 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkeme tarafından mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, dosya kapsamında katılan mağdurenin çelişkili beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığına, tanıkların görgüye dayalı anlatımlarının olmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir. III. GEREKÇE 1. Olayın oluş şekli, katılan mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, istikrarlı savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, olay günü kısa süre önce ayrıldığı kız arkadaşı olan katılan mağdurenin başka biriyle görüştüğünü öğrenen sanığın, bu durumu konuşmak için zorla arabasına bindirdiği katılan mağdureye yönelik yaşadığı kızgınlığı gösteren söz ve yaralama eylemleri dışında cinsel duyguların tatmini amaçlı herhangi bir eylemde bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve mevcut haliyle eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu nazara alınmadan, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Dosya kapsamına göre sanığın, olay tarihinde katılan mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/5. maddesinin uygulanması suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Bozma nedenlerine göre Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Daire çoğunluğunca sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiş ise de çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf sanığın olay günü eski kız arkadaşı olan mağdura yönelik gerçekleşen eylemlerinin cinsel amaç içerip içermediği hususundadır. Olay tarihi itibari ile 16 yaşını tamamlamış olan mağdurun arkadaşı ...'nın kullandığı araç ile Arhavi ilçesinde gezerken mağdurun eski erkek arkadaşı sanık ...'ın kendilerini 08 ... ... plakalı araç ile takip ettiği, önlerini kestiği, mağdura kendi aracına geçmesini söylediği ancak mağdurun kabul etmediği, daha sonra ...'nın mağdur'u Arhavi ilçe merkezinde indirdiği, sanığın araç ile mağdurun yanına yaklaşıp onu araca çağırdığı, mağdurun kabul etmemesi üzerine sanığın mağduru kolundan tutup zorla araca bindirdiği, sanığın mağdurun elindeki telefonu alıp camdan dışarıya attığı, sanığın aracı Hopa ilçesi Kopmuş tüneli çıkışına kadar sürdüğü ve burada park ettiği, sanığın araçtan inerek mağdurun bulunduğu arka koltuğa geçip mağdurun üzerindeki kıyafetin tül (şeffaf) olması nedeniyle "sen ...'nın yanına böyle mi gidiyorsun" diye laf atarak tişörtünü yırttığı, mağdurun direnmeye çalıştığı sırada sanığın, mağdura vurduğu, cinsel amaçlı olarak mağdura yaklaşmaya çalıştığı, karım olacaksın senin kızlığını bozacağım şeklinde sözler söylediği, mağdurun vucudu ortaya çıkacak şekilde tişörtünü yukarı doğru kaldırdığı, mağdurun elbisesindeki yırtıkların 08/08/2015 tarihli kolluk tutanağı ile tespit edildiği, mağdurun astım hastası olup krize girmesi ve bağırması üzerine sanığın eylemine son verdiği ve araç ile mağduru kendi evlerinin önüne götürdüğü, burada sanığın babasının sanığa kızdığı ve araç ile karakola giderek mağduru teslim ettikleri sabittir. Daire çoğunluğunca sanığın, eylemi cinsel amaçla gerçekleştirmediği, eski kız arkadaşının başka biriyle arkadaşlık kurmasının verdiği kızgınlık ile yaralama eylemlerini gerçekleştirdiği yönündeki savunmasına itibar edilerek sanığın eyleminde cinsel amaç bulunduğuna dair şüphe bulunduğu kabul edilmiştir. Sanığın bu husustaki savunmaları tutarlı değildir. 08.08.2015 tarihli müdafi huzurundaki kolluk ifadesinde sanık mağduru arabaya bindirdikten sonra Kopmuş tarafına gittiklerini, araç içinde konuştuklarını, çok sinirlendiğini, o sinirle ne yaptığını bilmediğini, tehdit ve hakarette bulunmadığını ve mağduru darp etmediğini beyan etmiş, aynı tarihli C.Savcılığındaki ifadesinde ise mağdura araç içinde iki tokat attığını, mağdur astım hastası olduğu için krize girip arka koltuktan öne doğru düşünce onu kucakladığını, sinirle mağdurun çeşitli yerlerine vurduğunu, üzerindeki kıyafetin sadece göğüslerini kapatan içini gösteren bir kıyafet olup altında da dar bir tayt olmasından dolayı kızdığını, sen bu kıyafetle mi ...'nın yanına gidiyorsun diyerek elbisesini sıkıca tuttuğunu, tutunca elbisenin tüllerinin yırtıldığını beyan etmiştir. Mağdur ise baştan itibaren tutarlı ve olay örgüsü ile uyumlu ifadelerinde sanığın araçtan inerek arka koltuğa gelip "sen ...'nın yanına böyle mi gidiyorsun" diyerek tişörtünü yırttığını, direnmeye çalıştığı sırada kendisine vurduğunu, "karım olacaksın senin kızlığını bozacağım" şeklinde sözler söylediğini, vücudu ortaya çıkacak şekilde tişörtünü yukarı doğru kaldırdığını, direnip bağırması üzerine eyleme son verdiğini beyan etmiştir. Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılmasıdır. Hukuk yargılamasından farklı olarak ceza yargılamasında vicdani delil sistemi geçerli olup maddi vakıa her türlü delille ispatlanabilir. Suç mağdurları aynı zamanda eylemin birinci dereceden tanığı konumunda olup beyanları maddi vakıanın ispatlanması açısından önemli bir delil kabul edilmektedir. Mağdur beyanından başka delil bulunmadığı durumlarda mağdur beyanı tek başına yeterli görülerek suçun ispatlanması mümkündür. Bunun için mağdur beyanının kendi içinde tutarlı olup olmadığı, mantık çelişkisi içerip içermediği, aşamalardaki beyanların birbiriyle tutarlı olup olmadığı, mağdur ile sanığın önceye dayalı husumeti bulunup bulunmadığı, mağdurun yaş küçüklüğü veya akıl zayıflığı nedeniyle olayları kavramada ve ifade etmede bir engelinin bulunup bulunmadığı gibi bir takım kriterlere göre değerlendirilerek şayet mağdurun anlatımları tutarlı, samimi ve inandırıcı ise sübuta esas alınarak fail hakkında mahkumiyete yeterli delil kabul edilmektedir. Somut olayda mağdurun baştan itibaren samimi ve tutarlı beyanlarda bulunduğu, sanığın kendisine cinsel amaçla saldırdığını, karım olacaksın kızlığını ben bozacağım dediğini ve tişörtünü yırtıp yukarı kaldırdığını beyan ettiği, mağdurun olay esnasında giydiği tişörtünün yırtık olduğunun tutanakla tespit edilip adli emanete alındığı, olay örgüsünün mağdur anlatımı ile uyumlu olduğu, sanığın ise aşamalarda kısmen çelişkili anlatımda bulunduğu gibi, mağdurun tişörtünü isteyerek yırtmadığını, sıkıca tutunca yırtıldığı şeklindeki savunmasının inandırıcılıktan uzak olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde olayda sanığın cinsel saikle hareket ettiği hususunda şüphe bulunmayıp sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.