Başvuru, benzer nitelikteki eylemlere ilişkin olarak Yargıtayın ceza daireleri arasında içtihat farklılığı bulunması ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, benzer nitelikteki eylemlere ilişkin olarak Yargıtayın ceza daireleri arasında içtihat farklılığı bulunması ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/6/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Kırıkkale Askerlik Şubesinde çalışan başvurucu -iddiaya göre- burada çalışmayan arkadaşı F.nin banka kredisi çekebilmesi için arkadaşı adına sahte maaş bordrosu düzenleyerek bordroya Askerlik Şubesinin kaşesini basmış ve sahte imza atmıştır. Başvurucu tarafından düzenlenen sahte bordroyla F. kredi çekmiş, krediyi ödeyememesi üzerine banka tarafından durumun fark edilmesi üzerine başvurucu ve arkadaşı F. hakkında resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açılmıştır. Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/144 esasına kayıtlı yargılamada başvurucu hakkında her iki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 17/5/2016 tarihli kararıyla sahtecilik suçu yönünden onanmış; dolandırıcılık suçu yönünden ise bozulmuştur. Kararın bozma kısmının gerekçesi şöyledir:"... 2) Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;Sanığın, diğer sanık [F.nin] kredi kullanması için sahte belge düzenleyip verdiği ancak sanık [F.] ile gidip kredi çekmediği, kredi çekilmesinden menfaat temin etmediği gözetilerek eyleminin sadece sahtecilik suçunu oluşturduğu dolandırıcılık suçuna iştirak etmediği anlaşıldığından sanık hakkında dolandırıcılık suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi...[bozmayı gerektirmiştir.]" Benzer şekilde -iddiaya göre- başvurucunun arkadaşı H.K.nın bankadan kredi çekebilmesi için bankanın maaş bordrosu istemesi üzerine başvurucunun Kırıkkale Askerlik Şubesinde çalışırken almış olduğu, üzerinde kurumun mührü ve yetkili imzası bulunan maaş bordrosu üzerinde başvurucunun bilgisi dâhilinde H.K. tahrifat yapmıştır. H.K.nın krediyi ödememesi üzerine yapılan araştırma sonucu eylem açığa çıkmıştır. Bu eylemler nedeniyle ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2/8/2011 tarihli iddianamesiyle başvurucu ve diğer sanık H.K. hakkında banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmıştır. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 24/4/2012 tarihli kararıyla başvurucunun resmî belgede sahtecilik suçundan neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan ise neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 300 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 10/5/2016 tarihli kararıyla her iki suç yönünden onanmıştır. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"Arkadaş olan sanıkların, sanık [H.K.] adına kredi alabilmek amacıyla banka ATM'sinden başvuruda bulundukları, sanıkların bankayla yaptıkları telefon görülşmesinde, çalışmadıkları halde Cebeci Askeri Şehitliğinde memur olarak çalıştıklarını söyledikleri, banka görevlilerinin sanık [H.K.dan] çalıştığı iş yerine ait maaş bordrosu istemeleri üzerine sanık [H.K.nın] sanık Tuncay Kaya'nın [başvurucu] bilgisi dahilinde ona ait olan öncesinde çalışmış olduğu Kırıkkale Askerlik Şubesinde çalışırken almış olduğu maaş bordrosunda bilgisayar vasıtası ile tahrifat yaparak sanık [H.K.nın] kendi kimlik bilgilerini yazdığı ve sahte olarak düzenlediği bu belgeyi katılan bankaya verip kredi çektiği, sanık [H.nin] ilk taksidi ödeyip sonraki ödemeleri aksattığı, bankanın yapmış olduğu araştırmada sanık [H.K.nın] böylebir iş yerinde çalışmadığını öğrendiği anlaşıldığından resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde isabetsilik görülmemiştir..." Karar 1/6/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 14/6/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.