Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5001 E. , 2024/705 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5001 Karar No : 2024/705 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Petrol Ürünleri Nakliyat Turi…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5001 E. , 2024/705 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5001 Karar No : 2024/705 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Petrol Ürünleri Nakliyat Turizm İnşaat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; kamu alacağının öncelikle şirketten akabinde de kanuni temsilciden tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması sonucuna varılması durumunda davacı adına şirket ortağı sıfatıyla hissesi oranında ödeme emirleri düzenlenmesi gerekirken anılan evreler tamamlanmadan düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/12/2018 tarih ve E:2013/1 K:2018/1 sayılı kararında; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu'nda, kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sırası bulunmadığından, limited şirketin vergi borcunun tahsilinde ortağın takibine başlanabilmesi için kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığına ve içtihatların bu doğrultuda birleştirilmesine karar verildiği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemelerin ve idarenin bu karara uymasının zorunlu olduğu hükme bağlandığından, limited şirket borçlarının önce şirket kanuni temsilcisinden takibi gerektiği yolundaki Mahkeme gerekçesinin yerinde görülmediği, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin tebliğ alındılarının dosyada bulunmadığı görüldüğünden, Dairelerinin ara kararıyla istenilmesi üzerine söz konusu ödeme emirlerinin, ... -..., ..., ...-..., ..., ... sayılı ödeme emirleriyle birlikte vergi dairesinde memur eliyle tebliğ edildiği ancak sehven tebliğ alındısı üzerine diğer ödeme emirlerinin numaralarının yanısıra ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin numaralarının yazılmadığı belirtilmiş olup buna göre anılan ödeme emri içeriği amme alacaklarının asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilip kesinleştirildiğinin ortaya konulamadığı, bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinde yer alan amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin bu alacaklara ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından, ödeme emirlerinin iptaline ilişkin mahkeme kararının anılan kısmının sonucu itibarıyla yerinde olduğu, diğer amme alacakları yönünden ise, asıl borçlu şirkete usulüne uygun takip yapılarak amme alacağının tahsil edilemediği ortaya konulduğundan davacının takibiyle adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilgili kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirlerinin, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinde yer alan amme alacaklarına ilişkin kısımları yönünden istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine, diğer amme alacakları yönünden istinaf isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının bu kısımlarının kaldırılmasına, davanın bu kısmının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği, dosyadaki delillere göre karar verilmediği, borçların zaman aşımına uğradığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: Savunma dilekçelerinde açıklanan iddialar doğrultusunda kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Tarafların temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunan davacıdan ... -TL maktu harç alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.