Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/1167 E. , 2025/3702 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1167 Karar No : 2025/3702 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/1167 E. , 2025/3702 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1167 Karar No : 2025/3702 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ'de (Bank Asya) hesabı bulunduğu / hesap açtırdığı ve bu hesaba FETÖ/PDY lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden sonra olağan bankacılık işlemleri dışında talimata uyumlu bir şekilde para yatırdığının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası'na Mart 2014-Mayıs 2016 tarihleri arasında 27 ay süreyle üyeliğinin bulunduğunun ve FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Güven Eğitim Sosyal ve Kültür Derneği'ne 2015 yılında üyeliğinin bulunduğunun Komisyon tarafından tespit edildiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiği, örgütle en az iltisak ve irtibat derecesinde bağının bulunduğu olduğuna sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: FETÖ/PDY ile herhangi bir irtibatının bulunmadığı, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadığı, birikim yapmak amacıyla bireysel emeklilik sigortası yaptırdığı, hesap hareketlerinin tamamının düzenli olarak kesilen BES ödemelerine ilişkin olduğu, aynı hesap hareketlerinin Bank Asya'nın TMSF'ye devredilmesinden sonra da devam ettiği, Aktif Eğitimciler Sendikasına üyeliği bulunmakta ise de 2016 yılı nisan ve temmuz ayları arasında doğum izninde olmasına rağmen 20/06/2016 tarihinde üyelikten istifa ettiği, 2015 yılında Güven Eğitim Sosyal ve Kültür Derneği üyeliği bulunduğu iddia edilmiş ise de başka bir ile tayininin çıkması nedeniyle anılan dernekle mekansal ve fiziksel bir bağının kalmadığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturmada hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, işlendiği zaman kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve dava konusu işlemin yetki, şekil, konu, sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davacı, öğretmen olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru, ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturmada ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında; -Davacının, Bank Asya'da 17/03/2014 tarihinde ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, mezkur hesaba 17/03/2014 tarihinde 1.000,00 TL, 17/06/2014 tarihinde 3.700,00 TL, 11/02/2015 tarihinde 1.000,00 TL para yatırdığı, -FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalar arasında yer alan Aktif Eğitimciler Sendikasına Mart 2014 - Mayıs 2016 tarihleri arasında 27 ay üyeliğinin bulunduğu, -Dernekler Dairesi Başkanlığından temin edilen verilere göre FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Güven Eğitim, Sosyal ve Kültür Derneğinde 2015 yılında üyeliğinin bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir. Diğer taraftan davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında; " ...şüpheli (davacı) hakkında üzerine atılı suçlamalara ilişkin araştırma yapıldığı, yapılan araştırma sonucunda dosyada mevcut olan araştırma tutanağında, şüphelinin Bank Asya nezdinde açılmış hesabının olduğu, şüphelinin bu hesabında şüpheli herhangi bir para artışının olmadığının tespit edildiği, daha sonra yapılan araştırma sonucunda şüphelinin Bylock isimli programı kullanmadığı, aleyhinde FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısı olduğuna dair herhangi bir beyan bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle ait ve bu örgütle bağlantılı şirketlerde çalışmadığı ve kurumlarında faliyetlerinin bulunmadığı, şüphelinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğuna dair herhangi bir somut delilin elde edilmediğinin tespit edildiği, ..." gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafından, FETÖ/PDY örgütü ile bir irtibatının bulunmadığı, örgüt üyeliği suçundan yapılan soruşturmada hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadığı, hesap hareketlerinin birikim yapmak amacıyla yapılan bireysel emeklilik kesintilerine ilişkin olduğu, aynı hesap hareketlerinin Bank Asya'nın TMSF'ye devredilmesinden sonra da devam ettiği, Aktif Eğitimciler Sendikasına üyeliği bulunmakta ise de, 20/06/2016 tarihinde üyelikten istifa ettiği, 2015 yılında Güven Eğitim Sosyal ve Kültür Derneği üyeliği bulunduğu iddia edilmiş ise de başka bir ile tayininin çıkması nedeniyle anılan dernekle mekansal ve fiziksel bir bağının kalmadığı ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay ...... Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, belirtilen tarihten önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliğini sonlandıran kişiler yönünden sadece sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının, Aktif Eğitimciler Sendikasına Mart 2014 ile Mayıs 2016 dönemleri arasında 27 ay üyeliği bulunmakta ise de, 20/05/2016 tarihinde sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Davacının, Bank Asya'da hesabının bulunduğu ve hesabına 17/03/2014 tarihinde 1.000,00 TL, 17/06/2014 tarihinde 3.700,00 TL, 11/02/2015 tarihinde 1.000,00 TL para yatırdığı görülmüş ise de; hesap hareketlerinin incelenmesinden, hesabından 07/04/2014-06/04/2015 tarihleri arasında düzenli olarak aylık 250,00 TL, 04/05/2015-04/09/2015 tarihleri arasında aylık düzenli olarak 269,00 TL ve 15/01/2016-20/05/2016 tarihleri arasında da aylık düzenli olarak 100,00 TL bireysel emeklilik sistemine ödeme yapıldığı, Banka yönetiminin tamamen TMSF'ye devredilmesinden sonra da hesabının kapanmadığı ve aynı şekilde kullanıldığının görülmesi karşısında, davacının örgüt talimatıyla Bank Asya'da hesap açtığı veya hesabındaki mevduatını artırdığından söz edilemeyeceğinden, davacının rutin bankacılık olarak gerçekleştiği kanaatine varılan bankacılık işlemlerinin örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, 2015 yılında örgüte müzahir Güven Eğitim Sosyal ve Kültür Derneğinde üyeliğinin bulunduğu görülmüş ise de, davacının 2015 yılında tayininin çıkması nedeniyle başka bir ile taşındığı, anılan dernekle bağının kalmadığını iddia etmesi ve dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden de davacının dernekte yönetici olarak görev almadığı ve 2015 yılı ağustos ayına kadar ... Kız Teknik ve Meslek Lisesinde görev yapmakta iken 07/09/2015 tarihinde ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde göreve başladığının görülmesi karşısında üyesi olduğu dernekle fiili bağının da kalmadığı görüldüğünden dernek üyeliğinin de örgütle iltisak veya irtibatına delil olarak alınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden de davacının örgütle iltisakını veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.