İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/12/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenici şirket ile davacı iş sahibi…
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av... DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali ve Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/12/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenici şirket ile davacı iş sahibi şirket arasında sözleşmede kararlaştırılan teknik şartlarda 60 CC vakumlu idrar kapak kalıbı yapımı hususunda anlaşma sağlandığını, mezkûr anlaşma kapsamında 13.05.2022 tarihinde müvekkili şirketçe davalı tarafa 750.000,00 TL’lik ödemenin gerçekleştirildiğini, söz konusu ödemenin yapılmasından itibaren 5 iş günü sonrasında kalıp termin süresinin başlayacağı ve termin süresinin başlamasından 50+5 gün sonra gövde kalıbının denemesinin yapılarak müvekkiline teslim edileceğinin ve ayrıca bu süre içerisinde teslim edilememesi halinde her bir gün için 1.000,00 TL ceza ödeneceğinin davalı tarafça kabul ve taahhüt edildiğini, ödeme tarihine ve işin süresine bakıldığında deneme ve onay ile birlikte söz konusu malın müvekkiline teslim edilmesi gereken tarihin 06.07.2022 olduğunu, ancak davalı tarafça teslim süresinden itibaren 5 aydan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen makinenin ayıpsız bir şekilde teslim edilemediğini, söz konusu makinenin davalı tarafça imal edilerek müvekkili şirketin fabrikasına getirildiğini, ancak gereği gibi çalışmadığını, makinada bulunan ayıplara ilişkin olarak deneme yapıldıktan sonra davalı tarafın çalışanı olan kalıp ustası dava dışı ......’ın da imzasının bulunduğu 02.11.2022 tarihli tutanağın düzenlendiğini, akabinde makinenin davalı tarafça müvekkili şirketin fabrikasından alınarak götürüldüğünü, ayrıca arıza ve ayıpların da giderilebileceği yönünde hiçbir olumlu kanaat oluşmadığını, bu kapsamda söz konusu malın ayıplı olması, teslim edilmesi gereken tarihten bu yana uzunca bir süre geçmiş olması ve söz konusu arıza ve ayıpların bugüne kadar giderilememesi sebepleri ile Ankara .... Noterliği'nin 11.11.2022 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeden dönüldüğü bildirilerek ödenen bedelin iadesi ve gecikme cezasının talep edildiğini, buna karşılık davalı tarafça gönderilen Konya .... Noterliği'nin 17.11.2022 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirket tarafından uygun zeminin hazırlanmamış olması sebebi ile makinanın hazır olmasına rağmen teslim edilemediğini, makine tamamlandıktan sonra sözleşmede yazılı olmayan ilave imalatların istendiğini, gecikmenin söz konusu olmadığını, makinada hiçbir açık/gizli ayıbın bulunmadığını, elektrik ve elektromekanik sorunlardan kendi sorumluluklarının bulunmadığını bildirdiklerini, gerçeğe aykırı beyanlar ile davalı tarafın ödeme yapmaktan kaçınması üzerine ödenmiş olan 750.000,00 TL bedelin tahsili amacıyla başlatılan Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sırasında kayıtlı icra takibine davalı şirketin haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmeden dönülmüş olup ödenen bedelin tahsili için icra takibi başlatılmasına rağmen davalı tarafça 20.11.2022 tarih ve ... nolu KDV dahil 1.298.000,00 TL bedelli e-arşiv faturanın keşide edilerek sistem üzerinden gönderildiğini, söz konusu faturanın Ankara .... Noterliği'nin 02.12.2022 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini belirterek sözleşmeden haklı sebeplerle sözleşmeden dönüldüğünün tespitine, sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesi adına başlatılan Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptaline, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkâr tazminatının davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak sözleşmede yazılı cezai şartın şimdilik 1.000,00 TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirketten 60 cc vakumlu idrar kabı kalıbı üretiminin istenildiğini, davacı şirketin talep ettiği kalıplarda; müvekkili şirketin iştigal konusu dahilinde olan kalıp üretiminin yapılabileceğini, ancak elektrik ve elektro mekanik kısımlarının ...... Şti. tarafından “......” marka ve tip cihazlar takılmak sureti ile yapılacağının bildirildiğini, davacı şirket tarafından da kalıpların müvekkili şirket, elektrik ve elektro mekanik kısımların ...... Şti. tarafından yapılmasına onay verildiğini, tarafların kalıpların bedeli olarak toplam 1.298.000,00 TL ödenmesi, işbu bedelin 750.000,00 TL'sinin peşin, bakiyesi olan 548.000,00 TL'nin ise teslim tarihinde ödenmesi hususunda anlaştıklarını, davacı şirket tarafından 13.05.2022 tarihinde peşin olarak ödenmesi kararlaştırılan 750.000,00 TL'nin müvekkili şirkete ödendiğini, müvekkili şirket tarafından 20.11.2022 tarih ...... nolu ve 1.298.000,00 TL bedelli e-arşiv fatura tanzim edildiğini, davacı tarafından yasal müddeti içerisinde faturaya itiraz edilmediğini, davacı tarafından talep edilen kalıpların, gövde kalıbı ve kapak kalıbı olmak üzere iki parçadan oluştuğunu, müvekkili şirket tarafından öncelikle kapak kalıbının üretiminin yapıldığını, kapak kalıbının yapımı 28.06.2022 tarihinde tamamlandığını ve davacı şirketin deneme üretimi için müvekkili şirkete davet edildiğini, kapak kalıbının tamamlanmasını takiben 28.06.2022 tarihinde davacı şirket çalışanı ...... ve davacı şirket müdürü ...'ın katılımı ile deneme üretimi yapıldığını, yapılan incelemede deneme üretiminde imal edilen numunelerde herhangi bir kusur olmadığının tespit edildiğini, kapak kalıbında basılan numunelerin ve kalıbın çalışma şeklinin davacı şirket tarafından uygun görülmesi üzerine müvekkili şirket tarafından gövde kalıbının üretimi aşamasına geçildiğini, davacı şirketin gövde kalıbında kullanılacak malzemeyi müvekkili şirkete bildirilmemesi ve gövde kalıbında kullanılacak plastik malzemenin davacı şirket tarafından da bilinmemesi nedeniyle, müvekkili şirket tarafından yaklaşık bir hafta müddetince gövdede kullanılacak plastik malzemenin cinsinin araştırıldığını, davalı şirket tarafından gövdede kullanılacak plastik cinsi belirlendikten sonra gövde kalıbının bu plastik cinsine göre üretildiğini, kalıbın aynı anda birden fazla üretim yapmasını sağlayan manifold isimli parça ve kalıpların elektrik ve elektro mekanik kısımları davacı şirketin talebi doğrultusunda ...... . Şti. tarafından yapıldığını ve gövde kalıbının da tamamlandığını, kapak ve gövde kalıbının birlikte deneme üretiminin yapılması amacı ile, davacı şirketin müvekkili şirkete davet edildiğini, 06.07.2022 tarihinde davacı şirket çalışanı ......'nun katılımı ile kalıpların aynı anda çalıştırıldığını ve deneme üretimi yapıldığını, deneme üretiminde, gerek parçalarda gerekse parçaların birleşiminde herhangi bir kusur olmadığı, kapak ve gövdelerin uyumlu olduğu, birleşim yerlerinde herhangi bir sızdırmanın olmadığı, alttaki iğne kısmının kaçırmadığı ve vakumlu tüple herhangi bir sızıntı olmaksızın çalıştığı hususlarının tespit edildiğini, davacı şirket çalışanı ......'nun tanıklar huzurunda kalıpların davacı şirketin istediği standartlara uygun olduğunun bildirdiğini, gövde ve kapak kalıplarının tamamlanmasına ve üretime hazır olmasına rağmen, davacı şirket tarafından üretimi kolaylaştıracak bir kısım ekstra parça ilavelerinin talep edildiğini, müvekkili şirket tarafından işbu ilavelerin de yapıldığını ve kalıpların davacı şirketin taleplerine uygun olarak 18.07.2022 tarihinde teslime hazır hale getirildiğini ve davacı şirkete durumun bildirildiğini, ancak davacı şirketin işyerinde enjeksiyon altyapı eksikliği ile ham madde eksikliği nedeniyle bu eksiklikler giderilene kadar kalıpların teslim alınamayacağının bildirildiğini, bu sebeple davacı şirketin talebi üzerine yapılan ekstra parça ilavelerinin denemesinin yapımı için, davacı şirketin müvekkili şirkete davet edildiğini, 03.08.2022 tarihinde kalıplarda yapılan değişikliklere ilişkin müvekkili şirkette deneme üretiminin yapıldığını, davacı şirket çalışanlarının katılımı ile yapılan üretimde, davacı tarafından talep edilen ekstra parçalara ilişkin hususlarda da herhangi bir eksiklik olmadığının tespit edildiğini, kalıpların deneme üretiminden sonra, davacı şirketin altyapı ve hammadde eksiklikleri giderilene kadar müvekkili şirket nezdinde bekletildiğini, 09.09.2022 tarihinde davacı şirketin altyapı ve ham madde eksikliklerini tamamladığını bildirmesi üzerine, müvekkili şirket tarafından kalıpların çalıştırıldığını ve alınan video kaydının davacı şirket ortağına iletildiğini, kalıpların davacı şirketin taleplerine uygun şekilde çalıştığının anlaşılması üzerine, 12/09/2022-16.09.2022 tarihleri arasında, davacı şirketin de katılımı ile müvekkili şirkete ait işyerinde, gövde ve kapak kalıplarının yeniden yapılan deneme üretiminde kalıpların bir tam gün durdurulmaksızın çalıştırıldığını, deneme üretiminde alınan numune gövde ve kapakların 06.07.2022 tarihinde yapılan deneme üretimindeki numuneler ile aynı olduğunu ve bunlarda herhangi bir sorun olmadığını, deneme üretimini takiben kalıpların 18.09.2022 tarihinde, taşıyıcı ...... aracılığı ile müvekkili şirkete ait işyerinden davacı şirketin işyerine gönderilerek teslim edildiğini, teslimi takiben müvekkili şirket çalışanları tarafından davacı işyerinde kalıplar çalıştırıldığını ve davacı şirket işyerinde yapılan üretimde de herhangi bir sorun olmadığının anlaşıldığını, davacı şirket tarafından işbu tarihten itibaren her iki kalıbın da kullanılarak üretim yapılmaya başlandığını, 02.11.2022 tarihinde, davacı şirket tarafından, kullanımı kolaylaştırmak maksadı ile, tarafların başlangıçtaki anlaşmalarında yer almamasına rağmen, gövde kalıbında maça soğutması guick kaplin bağlantılarının yapılmasının istendiğini, müvekkili şirketin değişiklik için kalıpların ilgili kısımlarını sökmek maksadı ile, müvekkili şirket çalışanı ......'ı davacı işyerine gönderdiğini, değişiklik yapılacak parçalar sökülürken, davacı şirket tarafından kalıplarda bir kısım arızalar bulunduğunun iddia edildiğini, akabinde de arıza iddialarına ilişkin 02.11.2022 tarihli belge tanzim edildiğini, belgede davacı şirket müdürü tarafından liste halinde varlığı iddia edilen arızaların sıralandığını, müvekkili şirket çalışanı ......'ın davacı şirkete gönderiliş kalıplarda talep üzerine değişiklik olduğundan değişiklik için gerekli parçaların söküldüğünü ve arıza iddialarına ilişkin kalıplarda herhangi bir inceleme yapılmaksızın ve şirkette herhangi bir yetkisinin olmadığı açıkça belirtilerek davacı şirketin tanzim ettiği 02.11.2022 tarihli listenin teslim alındığını, müvekkili şirket çalışanı ...... tarafından teslim alınan gövde kalıplarında davacı şirket tarafından talep edilen maça soğutması guick kaplin bağlantılarının müvekkili şirket tarafından yapıldığını, gövde kalıbında davacı şirketin istediği değişiklik yapılmasına ve gövde kalıbından teslim alınan parçaların teslime hazır olduğu davacı şirkete bildirilmesine rağmen, davacı şirket tarafından teslim alınmadığını ve gönderilse dahi teslim alınmayacağının bildirildiğini, bu sebeple gövde kalıbının bir kısmının halen müvekkili şirket nezdinde olduğunu, daha sonra gövde kalıbının bir kısmının müvekkili şirket tarafından iyi niyet gösterilerek teslim alındığı tarihte, davacı şirket tarafından manifoldun da sökülerek arızalı olduğu gerekçesi ile ...... Şti.'ne gönderildiğinin öğrenildiğini, gövde kalıbının bir kısmının teslim alınmayacağının bildirilmesini takiben davacı şirket tarafından keşide edilen Ankara ....Noterliği'nin 11.11.2022 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kalıpların ayıplı olduğu, sözleşmeden dönüldüğü iddia edilerek ödenen bedelin iadesinin talep edildiğini, müvekkili şirket tarafından keşide edilen Konya ....Noterliği'nin 17.11.2022 tarih ve ...... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile teslim edilen kalıplarda herhangi bir ayıp bulunmadığı, sözleşmeden dönme talebinin kabul edilmediğinin bildirildiğini, sonrasında eldeki davaya konu takibin yapıldığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen eser sözleşmesi olduğu iddia edilen 'Kalıp Teknik Şartname ve Sözleşme Formu' başlıklı belgede müvekkili şirketi temsil eden herhangi bir yetkiliye ait imzanın bulunmadığını, bu nedenle bu belgenin sözleşme olduğunun kabul edilemeyeceğini, müvekkili tarafından imal edilerek teslim edilen kalıpların ayıplı olmadığından davalının bir sorumluluğunun bulunmadığını, eserin ayıplı sayılabilmesi için, eserde yüklenicinin sözleşmede bildirdiği niteliklerde veya dürüstlük kuralına göre bulunması gereken niteliklerde eksiklik bulunması gerektiğini, kalıpların eksiksiz üretildiğini ve davacı şirkete kalıpların tesliminde davacı şirketin ihtirazi kayıt ileri sürmeden kalıpları teslim aldığını, davacı şirket tarafından tanzim edilen 02.11.2022 tarihli belgenin ayıbın tespit edildiği bir tutanak olmadığını, davacının, eseri gözden geçirme ve bildirme külfetini makul sürede yerine getirmediğini, müvekkili şirketin yüklenici olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve eserde ağır ayıp veya sözleşmeye ağır aykırılık bulunmadığından sözleşmeden dönülemeyeceğini, alacağın likit olmadığını, cezai şarta ilişkin taraflar arasında bir hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddini ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzeri kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Eser sözleşmesine ilişkin düzenlemelerin 6098 sayılı TBK'nun 470. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, TBK'nun 470. maddesinde;" Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde, TBK'nun 474. Maddesinde;" İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir." şeklinde, TBK'nun 475. maddesinde;" Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." şeklinde, TBK'nun 476. Maddesinde;" Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz." şeklinde, TBK'nun 477. maddesinde;"Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." şeklinde, TBK'nun 478. maddesinde;" Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, yine 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesinde; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. " şeklinde, 6098 sayılı TBK'nun 223/2. Maddesinde; "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı görülmüştür. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 03/06/2021 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;"Taraflar arasında imzalanan sözleşme, montaj ve kurulumu da içerdiğinden imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470) ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 818 sayılı BK'nın 359-363 (TBK 474-478) maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. Eser sözleşmesi ilişkilerinde sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 359. ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, BK 362 son ve TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, 2013/4976 E. 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları)." şeklinde kabul edilmiştir. Cezai şarta ilişkin düzenlemelerin 6098 sayılı TBK'nun 179.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, TBK'nun 179.maddesinde; "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır." şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından; Alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine dava ve takibe konu Kalıp Teknik Şartname ve Sözleşme Formu Başlıklı Sözleşmeden dönme sebebi ile ödenen paranın iadesi talebine istinaden 750.000,00 TL alacak üzerinden 21.11.2022 tarihinde ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, Örnek 7 ödeme emrinin borçluya 26.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 28.11.2022 tarihli dilekçesi ile; İİK. Md.62 uyarınca takibe, borca, faize, borcun ve takibin tüm fer'ilerine itiraz edilerek, İİK.md.66 uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği ve yapılan itiraz sonucunda 28.11.2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; Davacı şirkete ait 2022 yılına ait ticari defterlerinde uyuşmazlık konuları ile sınırlı olmak üzere rapor düzenlenmesinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ...... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Taraflar arasında anlaşma gereği iş ilişkisinin bulunduğunun, davacının, davalının iban numarasına 13.05.2022 tarihinde 750.000,00 TL havale gönderdiğinin ticari defter kayıtlarına 249 yevmiye numarası ile işlediğinin, Konya ... İcra Dairesi ... esas sayılı takip ve dava konusu alacağın dayanağı 750.000,00 TL'nin birbirini doğruladığı, 159 015 verilen sipariş avanslıları hesabında 750.000,00 TL alacaklı olduğunun bildirildiği görülmüştür. Mahallinde 17.11.2023 günü saat 09:30'da mahkememizce re'sen seçilen bir mali müşavir, bir makine bilirkişisi, bir mekatronik bilirkişisi ile bir sözleşme konusundan uzman bir bilirkişi refakatinde mahkememiz heyeti ile birlikte keşif yapıldığı, keşif sonrasında düzenlenen SMMM bilirkişisi ......, Elk.Mekatronik bilirkişisi ......, Makine Mühendisi bilirkişisi ......, Hesap Uzmanı bilirkişisi Av....... tarafından düzenlenen 21.02.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacı tarafından Vakumlu İdrar Kabındaki gövde ve kapağında bulunan ayıpların kalıplar de montaj konumunda olduğu için bazı şikayet konusu olan parçaların konumlarının incelendiğini ve ölçümlerinin yapıldığının, ayıp olanlarını mevcut olduğunun, ayrıca ayıplı olmayanlarında mevcut olduğunun tespit edildiğini, kalıptan çıkan numunelerin tam olarak inceleme yapılabilmesi için kalıbın eksiklerinin tamamlanıp çalışır halde montajı yapılarak tezgaha bağlanarak çıkan numunelerin incelenmesi neticesinde kalıbın çalışıp çalışmayacağı konusunda tam rapor yazılacağının, gövde kalıbında manifolt ve ısı ayarlayıcı parçanın mevcut olmadığını, bazı bağlantı parçalarının da eksik olduğunun (bunlar temin edilebilir, ancak manifolt ve ısı kontrol cihazı olmadan kalıpmonte edilemez), gövde kalıbında sorunların az olduğunun, kapak kalıbında şikayetlerin fazla olduğunu, kalıp montaj olduktan sonra kalıbın çalışabileceği bir enjeksiyon mal bulunduğunu, (deneme üretimi yapılan numunelerden şikayeti yapılan tespitlerin ayıplarının yapılması için) Mali Müşavir bilirkişinin tespitlerinde; Davacı şirketin kayıtlarında davacı şirket davalı şirketten 750.000,00 TL alacaklı görünmekte iken, davalı şirketin kayıtlarında davalı şirketin davacı şirketten 548.000,00 TL alacaklı olduğunun göründüğünü, kayıtlara göre; davacı şirket tarafından davalı şirkete banka kanalıyla 750.000,00 TL gönderilmiş olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilafın olmadığının, tarafların kayıtları arasındaki bakiye farkının, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenmiş olan 20.11.2022 tarihli ve 1.298.000,00 TL bedelli faturanın davalı şirketin kayıtlarında davacı şirket borçlandırılmak suretiyle kayıtlı iken, bu faturanın davacı şirketin kayıtlarında olmamasından kaynaklandığının tespit edildiğinin, ayıpların tam tespiti yapılabilmesi için kalıpların eksik parçaların tamamlanarak kalıbın montajı yapılarak numune baskıların incelenmesi ile ayıpların olup olmadığı, (açık ayıp-gizli ayıp yönünden) dosya içeriğindeki belge tanık beyanları, yapılan incelemeler, dizayn resimlerinin incelenmesi neticesinde; Eksikliklerin tamamlanması halinde hesaplama yapılabileceğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce bilirkişi heyetinin ön raporundaki eksiklikler giderilerek; Dosyamızın kök rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek; Tarafların itirazları da değerlendirilerek mevcut dosya durumuna göre ek rapor düzenlenmelerinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ......, Elk.Mekatronik bilirkişisi ......, Makine Mühendisi bilirkişisi ......, Hesap Uzmanı bilirkişisi Av....... tarafından düzenlenen 23.08.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Davacı tarafından Vakumlu idrar kabındaki gövde ve kapağında bulunan ayıpların kalıplar de montaj konumunda olduğu için bazı şikayet konusu olan parçaların konumlarının incelendiğini ve ölçümlerinin yapıldığı, ayıplı olanlarını mevcut olduğu gibi ayrıca ayıplı olmayanlarında mevcut olduğunun tespit edildiğini, kalıptan çıkan numunelerin tam olarak inceleme yapılabilmesi için kalıbın eksiklerinin tamamlanıp çalışır halde montajı yapılarak tezgaha bağlanarak çıkan numunelerin incelenmesi neticesinde kalıbın çalışıp çalışmayacağı konusunda tam rapor yazılabileceğinin, gövde kalıbında manifolt ve ısı ayarlayıcı parçanın mevcut olmadığının, bazı bağlantı parçalarının da eksik olduğunun (bunlar temin edilebilir, ancak manifolt ve ısı kontrol cihazı olmadan kalıpmonte edilemez), gövde kalıbında sorunların az olduğunun, kapak kalıbında şikayetlerin fazla olduğunun, kalıp montaj olduktan sonra kalıbın çalışabileceği bir enjeksiyon makinesine ihtiyaç bulunduğunu, (deneme üretimi yapılan numunelerden şikayeti yapılan tespitlerin ve ayıplarının belirlenmesi için), Mali Müşavir bilirkişisinin tespitlerinde; Davacı şirketin kayıtlarında davacı şirketin, davalı şirketten 750.000,00 TL alacaklı görünmekte iken, davalı şirketin kayıtlarında, davalı şirketin davacı şirketten 548.000,00 TL alacaklı olduğunun göründüğünü, kayıtlara göre; Davacı şirket tarafından davalı şirkete banka kanalıyla 750.000,00 TL gönderilmiş olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilafın olmadığının, tarafların kayıtları arasındaki bakiye farkının, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenmiş olan 20.11.2022 tarihli ve 1.298.000,00 TL bedelli faturanın davalı şirketin kayıtlarında davacı şirket borçlandırılmak suretiyle kayıtlı iken, bu faturanın davacı şirketin kayıtlarında olmamasından kaynaklandığının tespit edildiğini, ayıpların tam tespitinin yapılabilmesi için kalıpların eksik olan parçalarının tamamlanarak kalıbın montajı yapılarak numune baskıların incelenmesi ile ayıpların olup olmadığının, (açık ayıp- gizli ayıp yönünden) belirlenebileceğinin, ancak manifolt ve ısı kontrol cihazı olmadan kalıbın monte edilemeyeceğinin, manifolt ve ısı kontrol cihazının temin edilerek mahkemeye bildirilmesi halinde dava konusu emtia ilgili rapor düzenlenebileceğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememizin 28/05/2024 tarihli duruşmasında taraflara bilirkişi raporunda belirtilen eksik parçaları sunmak üzere kesin süre verildiği, verilen kesin süreye rağmen taraflarca eksik parçaların tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Davalının zamanaşımı def'i6098 sayılı TBK'nun 478.maddesi gereğince dava süresi içerisinde açıldığından yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında 60 CC Vakumlu İdrar Kapak Kalıbı (16 Gözlü, 2 Adet) yapımı adına anlaşma sağlandığı, sözleşme gereğince davacının davalı şirkete 13/05/2022 tarihinde 750.000,00 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 13.maddesinde ödemenin yapılmasından 5 iş günü sonrası termin süresinin başlayacağının, sözleşmenin 15.maddesinde termin süresinin başlamasından 50+5 sonra gövde kalıbı denemesinin yapılacağı, sonra müşteriye teslim edileceği ve onayının alınacağının düzenlendiği, davalı tarafça sözleşme konusu ürünün tesliminden sonra davalı şirketinin çalışanının da huzurunda 02/11/2022 tarihli tutanak ile eser sözleşmesine konu ürünlerin eksikliklerinin tespit edilip imza altına alındığı ve ürünlerin davalı tarafça teslim alındığı, mahkememizce yapılan keşif sonucu bilirkişi heyeti raporuna göre ayıplı olan ve olmayan parçaların bulunduğu, eksik parçaların bulunduğu bunlar giderildikten sonra ancak tam tespitin yapılabileceğinin belirtildiği, mahkememizce eksik parçaların teslimi için taraflara kesin süre verilmesine rağmen tarafların eksik parçaları sunmadığı, dosya içerisinde bulunan 19/10/2023 tarihli tutanakla tüm parçaların davalı şirket çalışanı tarafından teslim alındığının kayıt altına alındığı, yüklenicinin imalat bedeline hak kazanabilmesi için sözleşme ile üstlendiği edimini eksiksiz olarak tamamlayıp teslim etmesi gerektiği (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 15/02/2016 tarih ve 2015/5536 Es. 2016/951 Kar. Sayılı ilamı), davalının sözleşme konusu ürünleri ayıpsız ve eksiksiz olarak davacıya teslim edildiğini ispat edemediği, davacının sözleşmeden döndüğüne ilişkin olarak Ankara ....Noterliğinin 11/11/2022 tarih ve ...... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalıya 02/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde eser sözleşmelerinde ayıp halinde iş sahibinin seçimlik haklarının gösterildiği, bu seçimlik hakların yanında iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat hakkı da bulunduğu, ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları da, eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği taktirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme hakkı olduğu, dönme hakkının, tek taraflı bir irade beyanı açıklamasıyla yapılacağı ve karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuçlarını doğuracağı, eser sözleşmesinden dönülmesi geriye etkili sonuçlar doğuracağından taraflar aldıklarını karşı tarafa vermek zorunda oldukları, kural olarak seçimlik haktan dönülmesinin mümkün olmadığı, ancak eserin ayıplı olarak imal edilmiş olması halinde hangi seçimlik hakkın uygun olduğunu belirlemenin mahkemeye ait olduğu eserin reddini gerektirir nitelikte ayıplı olmaması halinde seçimlik hakkın dönme olarak kullanılmasına rağmen bedelde indirim seçimlik hakkının uygulanması gerektiği (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 26/06/2018 tarih ve 2018/34 Es. 2018/2699 Kar. Sayılı ilamı, Yargıtay 15. H.D.'nin 18.02.2015 gün 2014/5389 Esas, 2015/801 Karar sayılı ilâmı), davacının sözleşmeye uygun olarak davalı tarafça eksiksiz ve ayıpsız olarak süresinde teslim edilmeyen eser sözleşmesinden haklı nedenle döndüğü, dönmeyle birlikte avans olarak davalıya ödenen 750.000,00 TL''yi talep edebileceği, bu nedenle davacının Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 750.000,00 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin itirazında haksız olduğu, Davacının Cezai şart alacağı talebi yönünden ise taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 17.maddesinde imalatçı firmanın kalıp termininin başlamasından 60 gün sonrası her bir gün için 1.000,00 TL ceza ödemeyi kabul ettiğinin düzenlendiği, kararlaştırılan cezai şartın niteliği itibariyle TBK'nun 179/2.maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza niteliğinde olduğu (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 13/09/2017 tarih ve 2017/1296 Es.2017/2960 Kar. Sayılı ilamı benzer) cezai şart kararlaştırıldığı sözleşmenin bir hükmü ve bu şartın gerçekleşmesi üzerine doğan alacak da aynı sözleşmeden doğan feri bir alacak olduğundan sözleşmeden dönen iş sahibi olumlu zarar niteliğindeki ifaya ekli cezayı şartın ifasını isteyemeyeceği, (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2014 tarih ve 2013/4386 Es. 2014/1611 Kar. Sayılı ilamı benzer), taraflar arasındaki eser sözleşmesinden davacının Ankara ....Noterliğinin 11/11/2022 tarih ve ...... yevmiye nolu ihtarnamesi ile dönüldüğünden artık davacının davalıdan cezai şartı talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine, taraflar arasında yapılan Kalıp Teknik Şartname ve Sözleşme Formu başlıklı sözleşmeden davacı tarafından dönüldüğünün tespitine, Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından; 750.000,00 TL'lik asıl alacağa yönelik davalının itirazının iptali ile bu miktar alacak ve asıl alacağa takip tarihi olan 21/11/2022 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, İ.İ.K'nun 67/2. Maddesi gereğince kabul edilen 750.000,00 TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının cezai şart alacağına yönelik talebinin reddine, davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle,Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile Taraflar arasında yapılan Kalıp Teknik Şartname ve Sözleşme Formu başlıklı sözleşmeden davacı tarafından dönüldüğünün TESPİTİNE, Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından; 750.000,00 TL'lik asıl alacağa yönelik davalının itirazının İPTALİ ile bu miktar alacak ve asıl alacağa takip tarihi olan 21/11/2022 tarihinden itibaren AVANS faizi uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA, İ.İ.K'nun 67/2. Maddesi gereğince kabul edilen 750.000,00 TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davalının tazminat talebinin REDDİNE, Davacının cezai şart alacağına yönelik talebinin REDDİNE, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinafa konu davanın dayanağı olan takip dosyasının Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası olduğunu, mahkemece dava dosyası ile ilgisi olmayan Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptaline karar verildiğini, mahkemece verilen hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığını, dava konusu talebin icra takibine ilişkin itirazın iptaline yönelik olduğu, mahkemece yapılacak yargılamada itirazın haklı olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre itirazın haksız olması halinde iptaline karar verileceğini, ancak mahkemece hükümde davacının sözleşmeden döndüğünün tespitine karar verildiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, davacının itirazın iptali talebi yanında sözleşmeden dönüldüğünün tespiti ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak sureti ile 1.000.-TL kısmi cezai şartın tahsilini de talep ettiğini, gerek İİK'nin 67/2. maddesi gerekse Yargıtay HGK'nin 31/05/2023 tarih, 2022/1-38 Esas ve 2023/535 Karar sayılı emsal içtihadına göre itirazın iptali davasında başkaca talebin ileri sürülemeyeceğini, tarafların imzası bulunmayan davacının mail yolu ile müvekkiline gönderdiği icaba davet sayılabilecek sipariş formunun, mahkemece yazılı sözleşme ve yazılı delil olarak kabul edildiğini, HMK'nın ispata ilişkin hükümlerine açıkça aykırı hüküm tesis edildiğini, ayıp iddiasında olan davacının, makinenin elektrik ve elektro mekanik kısımları ile diğer bir kısım parçalarını müvekkiline göndermediğini, makinenin gerek dava öncesi, gerekse dava sırasında çalışır hale getirilmesini kasten engellediğini, bu hususta üzerinde olan ispat külfetini yerine getirmediğini, zira dava ikamesinden sonra davacının 23.5.2023 tarih 7 nolu ara kararı ile verilen süre içerisinde eksik parçaları teslim etmediğini, 10.10.2023 tarihli ara kararı ile kendisine tekrar süre verildiğini, verilen bu sürede de teslim etmediğini, 19.10.2023 tarihinde tutanak ile bir kısım parçaları teslim ettiğini, ancak esas parça olan elektrik-elektro mekanik kısmı müvekkiline teslim etmediği için davacıya keşif zaptı ara kararı 17.11.2023 tarihinde 1 haftalık kesin süre verildiğini, teslim etmemesi üzerine bu kez 28.5.2024 tarih 1 nolu ara kararı ile 2 hafta kesin süre verildiğini, davacının yine teslim etmediğini, gerek 21.2.2024 tarihli teknik bilirkişi ön raporu ve gerekse 23.8.2024 tarihli teknik bilirkişi raporunda; "eksik parçalar (manifolt ve ısı kontrol ünitesi) sebebiyle makinenin demonte olduğu, bu sebeple eksik parçaların tamamlanması halinde kalıbın monte edilerek üretimin yapılması, akabinde açık ya da gizli ayıp bulunup-bulunmadığının tespitinin yapılabileceği" şeklinde tespit edildiğini, dosyada mübrez 02.11.2023 tarihli keşif öncesi beyanları ve eki tutanak, keşif zaptı ve bilirkişi beyanları ile tanıkların beyanları ile sabit olduğu üzere; makinenin montajı ve çalışması için gerekli manifolt ve ısı kontrol ünitesi davacı nezdinde olup müvekkiline makinenin çalıştırılması ve keşfe hazır hale getirilmesi için teslim edilmediğini, oysa, ispat külfeti kendisinde olan davacının, ara kararları ile verilen gerek normal, gerekse ihtaratlı kesin süreler içerisinde bilirkişi incelemesine esas olacak davaya konu makinenin eksik parçalarını teslim etmediğini ve ara karar gereklerini yerine getirmeyerek bilirkişi incelemesi deliline dayanmaktan ve bu delilden feragat etmiş sayıldığını, bu sebeple de ispat olunamayan davanın reddine karar verilmesi gerekir iken, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ara kararlar uyarınca verilen kesin sürelere rağmen davacı tarafından eksik parçalar hazır edilmeden keşif ve bilirkişi incelemesine karar verildiğini, bu husustaki keşif ve bilirkişi incelemesi kararının da tahkikata ilişkin HMK kurallarına ve HMK'nın 189. maddesine açıkça aykırı olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmadığnı, zira her iki teknik bilirkişi raporları ile davacı nezdinde bulunan elektrik-elektro mekanik parçaların teslim edilmemesi sebebi ile ayıp iddiasının tespit edilemediğini, davaya konu makinede ayıp iddiası tespit edilemediğinden yetersiz inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiğini, GİB Sincan Vergi Dairesi'nin 12.7.2023 tarihli yazısı ile 30.9.2023 tarih ve ERA...4 nolu faturanın iptal edildiği, 20.11.2023 tarih ve ERA...5 nolu faturanın ise iptal edilmediği ve geçerli olduğu resmi kurum yazısı ile dosyaya bildirilmesine, faturaya süresinde itiraz edilmemesine rağmen, geçerli faturanın davalı tarafından usul ve yasaya aykırı olarak ticari defterlerine işlenmemesi ve müvekkilinin borçlu gösterildiği davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu şeklindeki tespitleri içeren yasaya aykırı yetersiz bilirkişi raporuna istinaden hüküm tesis edildiğini, dava konusu makinenin mekanik kısımlarının müvekkili şirket tarafından elektrik-elektro mekanik kısımlarının ise ...... Şti. tarafından imal edileceği açıkça sabit olup bu hususun ayrıca müvekkili şirket tarafından ...... Şti.'ne yapılan ödeme ve bu firma tarafından müvekkiline tanzim olunan 1.6.2022 tarih ve ...... nolu fatura ile de ispat edildiğini, müvekkilinin işi makine imali olup, elektrik ve elektro mekanik kısımların müvekkilinin iştigal konusu olmadığından müvekkili yapılmadığını, davacının iddia ettiği manifoltun da davanın ihbarı talep olunan bu firma tarafından imal ve monte edildiğini, kaldı ki davacı tarafından bilirkişi incelemesine esas olacak montaj için teslim edilmeyen ve makinenin kurulumu ve bilirkişi incelemesi kötü niyetle engellenen parçaların da bu parçalar olduğunu, makine de ayıp olmadığına ilişkin tüm iddialarımız baki kalmak kaydı ile şayet bu paçada bir ayıp iddiası mevcut ise bu iddianın muhatabının ...... Şti. Olduğunu, husumetin bu firmaya yöneltilmesi gerektiğini, davacı, ihbar olunan ...... Şti.'yi tanımadığını iddia etmiş ise de makinenin manifold isimli parçasını, arızalı olduğu iddiası ile ...... . Şti.'ye bizzat davacının gönderdiğini, dolayısıyla davacı şirketçe ürünün elektrik-elektro mekanik kısımlarından ...... Şti.'nin sorumlu olduğunun açıkça sabit olduğunu, mahkemece husumet itirazının değerlendirilmediğini, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydı ile işbu davanın HMK'nın 61. maddesi uyarınca davaya konu makinenin elektrik ve elektro mekanik kısımlarının imal ve servis hizmetini yapan ...... Şti.'ne ihbarı talep edilmesine rağmen mahkemece ihbar talebinin değerlendirilmediğini, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, zira, somut olayda; müvekkil şirketin yüklendiği ürünün kapak ve gövdesinin üretiminin tamamlanması üzerine 06.07.2022 tarihinde davacı çalışanı ...... davet edilerek ürünün deneme üretiminin yapıldığını, tanıklar önünde ürünün standartlara uygunluğunun saptandığını, ürünün bu tarihte hazır olmasına rağmen, davacının ürüne ekstra parça ilave edilmesini istediğini, davacının talebi üzerine sözleşmede olmamasına rağmen, müvekkili şirketin ürüne istenilen ilaveleri yaptığını ve 18.07.2022 tarihinde ürünü teslime hazır hale getirdiğini, 03.08.2022 tarihinde yine davacı şirket çalışanı ...... davet edilerek deneme üretimi yapılmış ve ürünün herhangi bir eksikliğin olmadığının tespit edildiğini, davacı şirketin ham madde eksikliği ve altyapı sorunları sebebi ile ürünü teslim almaktan kaçındığını, ürünün müvekkili şirket nezdinde bırakıldığını, 09.09.2022 tarihinde davacı tarafından eksikliklerin giderildiğinin bildirilmesi ile ürünün videosunun gönderildiğini, davacı tarafından onaylanan ürün 12.09.2022 ila 16.09.2022 tarihleri arasında davacı şirketin katılımıyla deneme üretimine geçtiğini, bu deneme üretimi ile de standartlara ve teklife uygun olduğu tespit edilen ürünün taşıyıcı ...... tarafından 18.09.2022 tarihinde davacıya teslim edildiğini, yapılan teslimata ilişkin olarak 23.09.2022 tarihli taşıma faturası tanzim edildiğini, taşıma faturası ile teslimin 18.09.2022 tarihinde yapıldığı açıkça ispat edildiğini, buna rağmen tacir olan davacının ihtirazi kayıtsız kabul ettiği ürün ile ilgili olarak TTK 23/3 uyarınca süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının makineyi 06.10.2022 tarihinde müvekkiline gönderdiğini, ilgili elektrik ve elektro mekanik kısımların ...... Şti tarafından kontrol edildiğini, vasıfsız hammadde kullanımı ve kullanım hatasından, davacı kusuru sebebi ile ortaya çıkan aksaklıkların bedelsiz olarak bakımı ve parça değişiminin yapıldığını, makinenin 18.10.2022 tarihinde tekrar davacıya gönderildiğini ve ihtirazi kayıtsız tekrar teslim alındığını, bu tarihten sonra davacının ayıp ihbarını 11.11.2022 tarihli ihtarname ile yapmış olup süresine yapılmayan ihbar nedeniyle ürünü kabul etmiş sayılacağını, davacının, gerek TBK'nin 227. maddesi, gerekse TBK'nin 475. maddesinde tanzim edilen makinenin bedelsiz onarım seçimlilik hakkını kullandığını, artık sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağını belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar erilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; eser sözleşmesinde yüklenicinin temerrüdünden kaynaklanan dönme nedeniyle ödenen iş bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davada eser sözleşmesinden kaynaklanan birden fazla talebin tahsili istenmiş olup aynı davada hem itirazın iptali hem de itiraza uğrayan takipte yer almayan bir talebin alacak davası ile istenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf istemine itibar edilmemiştir. Ayrıca dava konusu uyuşmazlık Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sırasında kayıtlı icra takibine davalı şirketin vaki itirazının iptali olduğu açık olup hükümde gösterilen icra dairesi ve takip numarasının açık maddi hata olduğu ve mahallinde düzeltilebileceği kabul edilmiştir. Davanın esasına ilişkin yapılan değerlendirmede; öncelikle eser sözleşmesinde ispat hukuku kurallarına ilişkin kuralların incelenmesi gerekecektir. Taraflar arasındaki temel hukuksal ilişki TBK'nın 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesi olup kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Ancak, sözlü yapılan sözleşme inkâr edildiği takdirde, sözleşmenin yapıldığı zamandaki miktar veya değeri HMK'nın 200. maddesindeki miktardan fazla ise akdî ilişkinin anılan yasa hükmü gereğince davacı tarafından yazılı delille kanıtlanması zorunludur. Eser sözleşmesi ilişkisinin uyuşmazlık dışı olduğu durumlarda yüklenici işi yapıp teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmesi gerekir. Ayrıca eser sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici yapımını üstlendiği işi, özen borcu gereği fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla yükümlüdür. Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en önemli özelliklerinden birisi sonuç sorumluluğudur. Bununla yüklenici, tarafların iradeleri doğrultusunda bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdü altına girmektedir. Bu taahhüdün altına giren yüklenici işin niteliği gereği borcunu sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin işi eser sahibinin yararına olacak şekilde yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır. Bu bakımdan yüklenici tarafından yapılıp teslim edilen eserin eksik veya ayıplı olduğunu iş sahibinin ispatlaması gerekir. Somut olayda; taraflar arasında yazılı olarak düzenlenmiş ve imzalanmış sözleşme bulunmamakla birlikte, davalı şirket tarafından matbu olarak hazırlanan kalıp teknik şartname ve sözleşme formu belgesi imzasız ise de bu teklif formunun davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibine gönderilmiş bir icap olduğu, davacı iş sahibinin de bu icap beyanı kabul ettiği anlaşıldığından davalı yüklenicinin sözleşme formundaki işleri üstlendiği ve taraflar arasında kurulan eser sözleşmesinde yüklenici tarafından yapılması gereken işlerin bu sözleşme formunda yazılı olan işler olduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye 750.000,00 TL iş bedeli ödediği uyuşmazlık dışıdır. Somut olayda işin teslim edilip edilmediği ve eksik ya da ayıplı olup olmadığı uyuşmazlık konusu olduğuna göre yüklenicinin bu işleri yapıp davacı iş sahibine teslim ettiğini, davalı iş sahibin de işin tesliminin ispatı halinde eksik ya da ayıplı olduğunu ispat etmesi gerekecektir. Yukarıda izah edildiği üzere işin teslimi her türlü delille ispat edilebilir. Dosya kapsamında bulunan 02/11/2022 tarihli tutanak içeriğinde davalı tarafından imal edilen üründeki arızaların bulunduğuna ilişkin beyanlar, mahallinde yapılan keşifte dinlenen tanıkların beyanları, yüklenici tarafından imal edilen makinenin davacı iş sahibine teslim edildiği ve iş sahibi tarafından eserin arızalarının bulunduğunun davalı şirkete bildirildiği, davalı yüklenici şirketin elemanı tarafından arızalı olduğu bildirilen bir kısım parçaların sökülerek davalı şirket bünyesine götürülmesi üzerine sonrasında işin kabul edilemeyerek davacı iş sahibi şirket tarafından sözleşmeden dönüldüğü anlaşılmaktadır. Davacı şirketin eserin kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönmesi nedeniyle ikame edilen eldeki davanın başlangıcında esere ilişkin bir kısım malzemelerin davacı iş sahibinde, bir kısım malzemelerin ise davalı yüklenici elemanları tarafından tamir amacıyla sökülerek götürülmesi nedeniyle yüklenicide olduğu, yargılama sırasında eserin ayıplı olup olmadığının keşfen bilirkişi marifetiyle belirlenmesi amacıyla davacı iş sahibinde bulunan parçaların davalı yükleniciye teslim edilmesinin mahkemece ihtar edildiği, davacı iş sahibi tarafından bu ihtar gereği malzemeleri davalı yükleniciye teslim ettiğini ve bu teslime ilişkin davalı yüklenici görevlileri ...... ve ...... tarafından düzenlenen tutanak içeriğine göre iş sahibinin elinde bulunan malzemelerin yükleniciye teslim edildiği anlaşılmaktadır. Tutanak içeriğinde eserdeki eksik parçaların bulunduğuna ilişkin herhangi bir ihtirazi kayut bulunmamaktadır. Bu durumda davacı iş sahibi elinde bulunan tüm parçaların davalı yükleniciye iade ettiğinin kabulü gerekir. Bilirkişi heyetine sunulan malzemelere göre davaya konu eserin eksik parçalarının bulunduğu ve ayıplı olup olmadığı için tüm parçaların monte edilmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu haliyle davalı yüklenici tarafından eserin eksiksiz ve ayıpsız olarak davacıya teslim edilmediğinin kabulü gerekeceğinden davacının sözleşmeden dönme nedeniyle ödediği bedeli isteyebileceği kabul edilmelidir. Bu itibarla mahkemece bedelin iadesine ilişkin yapılan takipte davalının itirazının iptaline ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/11/2024 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 51.232,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 12.808,13 TL'nin mahsubu ile bakiye 38.424,37 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz kararı temyiz edilirse Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise İlk Derece Mahkemesince düzenlenmesine) 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen ilgili tarafa iadesine, 5-İstinaf kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine , Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸