1. Hukuk Dairesi 2014/6499 E. , 2015/7178 K. "" MAHKEMESİ : SARAY(TEKİRDAĞ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2013 NUMARASI : 2010/403-2013/110 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Şakire vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Sın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaa…
**1. Hukuk Dairesi 2014/6499 E. , 2015/7178 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SARAY(TEKİRDAĞ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2013 NUMARASI : 2010/403-2013/110 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Şakire vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Sın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; davacının mirasbırakanı annesi Hatice 'ün 07.01.2010 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı kızı Şerife ve dava dışı oğulları Nevzat, Fevzi ve Necdet'i bıraktığı, davalılardan Şakire'nin Nevzat'ın eşi, mirasbırakanın gelini, diğer davalıların da ondan temlik alan kişiler olduğu, çekişme konusu 2100 parsel sayılı taşınmazın tamamı mirasbırakana ait iken 16.11.1990 tarihinde davalı gelini Şakire'ye, aynı akitle 2097 parsel sayılı taşınmazını ise diğer gelini Asiye'ye satış suretiyle temlik ettiği, Şakire'nin dava konusu taşınmazı 02.04.1998 tarihinde kardeşi H.. Z..'e devrettiği, onun da 09.10.2006 tarihinde dünürü M.. Y..'a aktardığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.