Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.
davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu Şirket ile Müvekkil Şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden borçlu şirkete tekstil ürünlerinin satışı gerçekleştirildiğini, Davalı borçlu şirketin cari hesabı kapsamında 1.922.324,82-TL bakiye borcu kaldığını, söz konusu borcun ödenmesi muhtelif defalar talep edilmişse de talepler sonuçsuz kaldığını, Üsküdar .... Noterliği’nin 23/01/2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve yine Üsküdar .... Noterliği’nin 04/02/2019 tarihli, .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile pek çok defa alacağımız talep edilmiş ancak herhangi bir ödeme alınamadığını, bunun üzerine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlatılmışsa da davalı taraf icra takibine ilişkin haksız itirazda bulunduğunu, davalı borçlu şirketin haksız itirazı neticesinde icra takibi durdurulduğunu, icra takibinin durdurulması üzerine Arabuluculuk Kanun yoluna başvurulmuş ancak herhangi bir uzlaşma sağlanamadığını, davalı tarafından yapılan itiraz haksız ve salt takibi durdurmaya yönelik olduğundan icra inkar tazminatı talebimizin kabul edilmesi gerektiğini, İcra İflas Kanunu'nun itirazın iptali kurumunu düzenleyen 67.maddesinin 2.fıkrasında; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı ; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." ifadeleri yer aldığını, belirli hizmetin sunulması ile malların satış ve tesliminden kaynaklanan ve tarafların ticari defterlerinde de yer alan alacağın likit olduğu izahtan vareste olduğunu, bu bağlamda davalı tarafın ödeme emrine yapmış olduğu itirazın haksız olduğu açık olduğunu, borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün .... E. Sayılı dosyası kapsamında davalı şirketin haksız itirazının iptaline, söz konusu takibin devamına, davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacının alacaklarının kaynağına ilişkin herhangi bir delil/belge sunulmadığını, davacının herhangi bir alacağı bulunmamakta olup, müvekkilin davacıdan alacağı buluduğunu, davacı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ;Dava; İİK 67.madde uyarınca davanın, ticari satım ilişkisinde cari hesap alacağının tahsili için girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası, Birleşen davanın ise ticari satımdan kaynaklanan alacak davası olduğu anlaşılmıştır.Yargılama aşamasında Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/176 ESAS 2021/197 sayılı kararı il davacı vekilinin birleştirme talepli dava açtığı, delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, davaların birlikte görülmesinin zaruri olması sebebiyle aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek mahkememize gönderilmiştir.Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan 03.07.2018 tarihi itibariyle 1.967.591,38 TL alacaklı olarak gözüktüğünü, nitekim bu alacakları için davalı şirkete defalarca bildirilmesine rağmen, davalı tarafça oyalama yöntemi tercih edildiğini ve ödenen para karşılığı mal/hizmet müvekkiline gönderilmediğini, bu oyalama neticesinde müvekkili tarafından davalı tarafa Kadıköy .... Noterliğinin 29.01.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alacağın bildirilmiş olduğunu, davalının müvekkilini oyalamasının devam etmesi üzerine, müvekkili tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının bu icra takibine itiraz ettiğini, bu itirazın akabinde, davalının borcunu ödeyeceğini belirttiğini, müvekkilinin de iyiniyetli olarak karşılıklı güven ilişkisinin de olması sebebiyle, bu hukuki süreci devam ettirmediğini, ancak davalı tarafça borcun ödenmemesi bir yana müvekkili aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını ve müvekkilinin de bu icra dosyasına itiraz ettiğini, akabinde yine davalı tarafından borcun ödeneceği defalarca müvekkiline iletildiğini, müvekkilinin de bu yönde bir geri dönüş beklerken davalı tarafça, yaklaşık on beş ay geçtikten sonra Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasından müvekkili aleyhine itirazın iptali davası açtığını, huzurdaki davanın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/656 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle huzurdaki davanın HMK m.166 uyarınca Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/656 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıdan tahmiline karar verilmesini istemiştir.