Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/905 E. , 2024/7012 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/905 Karar No : 2024/7012 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu 24/01/2020 tarihli yapı tatil tutanağının taşınmazın kuzey cephesinde zemin ve 1. kat cep
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/905 E. , 2024/7012 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/905 Karar No : 2024/7012 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu 24/01/2020 tarihli yapı tatil tutanağının taşınmazın kuzey cephesinde zemin ve 1. kat cephelerinde kısmi olarak doğrama değişiklikleri yapılmış olduğunun tespit edilmesine ilişkin kısmı ile ... tarih ve ... sayılı Kuşadası Belediye Encümeni kararı ve ... tarih ve ... sayılı Kuşadası Belediye Encümeni kararına ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda ruhsat ve eki mimari projeye aykırı şekilde yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle düzenlenen 24/01/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile söz konusu yapı tatil tutanağına istinaden hisseleri oranında dağıtılmak üzere 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca toplam 233.790,98-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kuşadası Belediye Encümeni kararı ve söz konusu aykırılıkların kiracı şirket tarafından yapılmış olması nedeniyle idari para cezası ve yıkıma dair idari yaptırımların ilgili kiracı şirket hakkında uygulanması istemiyle yapılan başvurunun reddi yönündeki ... tarih ve ... sayılı Kuşadası Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... kararda; yapı tatil tutanağının, 1. kat planında ofis (330,43 m²) ve ev ofis 5 (66,28 m²) isimli mahallesin arasında kapı açılarak birleştirilmiş olduğuna ilişkin tespitler bakımından ruhsat gerektiren imalatlar yönünden hukuka aykırı olmadığı, ancak taşınmazın kuzey cephesinde zemin ve 1. kat cephelerinde kısmi olarak doğrama değişiklikleri yapılmış olduğunun tespit edilmesine ilişkin tespitin ise 3194 sayılı Kanun'un 21. maddesinde doğrama işlerinin ruhsata tabi olmaması dolayısıyla hukuka uygun bulunmadığı, tapu kayıtlarının incelenmesinden; taşınmazda kat irtifakının bulunduğu ve taşınmazın 10 bağımsız bölümden oluştuğu, davacıların hissedarı ve yetkilisi bulunduğu ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin sahip olduğu alt kiralama yetkisi ile dava dışı ... Mağazacılık A.Ş. arasında 17/04/2015 tarihinde imzalanan kira sözleşmesinde (10 yıl süreyle), Kuşadası İlçesi, ... Mahallesi, 1 nolu bağımsız bölümün "iş yeri - satış mağazası" olarak kullanılmak üzere kiralandığı, anılan sözleşmenin 6. maddesinde "Kiracı, statik açıdan zarar vermeden kiraya verene bilgi vermesine lüzum olmaksızın, kiraz konusu yerde, kuracağı tesis ve işletmenin gerektireceği her türlü değişiklik ve tadilatları yapmak hakkına sahiptir." düzenlemesine yer verildiği, yine davacıların hissedarı ve yetkilisi bulunduğu ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin sahip olduğu alt kiralama yetkisi ile dava dışı ... İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan 01/04/2019 tarihli kira sözleşmesinde (5 yıl süreyle), Kuşadası İlçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu bağımsız bölümlerin "iş yeri, dükkan, showroom" olarak kullanılmak üzere kiralandığı, anılan sözleşmenin 3. maddesinde "Kiracının binaya, imara, fen kurallarına, projeye aykırı olarak yaptığı inşaat ve imalattan dolayı gerek kiraya veren gerek 3. kişiler nezdinde meydana gelecek olan hukuki, cezai, idari yaptırımlardan kiracı sorumlu olup ortaya çıkan zararı derhal ve defaten tazmin edeceğini kabul, kabul, beyan ve taahhüt eder." düzenlemesine yer verildiği; öte yandan, dava dilekçesinde, tespite konu ruhsat ve eki projesine aykırı imalatların, davacının yazılı izni olmadan ve bilgisi haricinde kiracı tarafından yapıldığının iddia olunduğunun görüldüğü, yukarıda yer verilen kira sözleşme hükümleri uyarınca kiracı/kiracıların imar para cezasının muhatabı olması gerektiği anlaşıldığından, davacıların maliki olduğu taşınmaz üzerinde ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle ... tarih ve ... sayılı Kuşadası Belediye Encümeni kararı ile toplam 233.790,98-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin işlem ile söz konusu aykırı imalatların kiracı şirket tarafından yapılmış olması nedeniyle idari para cezası ve yıkım şeklindeki idari yaptırımların ilgili kiracı şirket hakkında uygulanması istemiyle yapılan başvurunun reddi yönündeki ... tarih ve ... sayılı Kuşadası Belediye Encümeni kararında "cezaların şahsiliği ilkesi" açısından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu 24/01/2020 tarihli yapı tatil tutanağının taşınmazın kuzey cephesinde zemin ve 1. kat cephelerinde kısmi olarak doğrama değişiklikleri yapılmış olduğunun tespit edilmesine ilişkin kısmı ile ... tarih ve ... sayılı Kuşadası Belediye Encümeni kararı ve ... tarih ve ... sayılı Kuşadası Belediye Encümeni kararının iptaline, 24/01/2020 tarihli yapı tatil tutanağının kalan kısmına yönelik davanın ise reddine verilmiştir. Bölge Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararında her ne kadar davacıların taşınmazı kiraya verdiği ve bu nedenle yapılan aykırı yapıların kendileri tarafında değil de kiracılar tarafından yapıldığı iddia edilmiş ise de uyuşmazlığa konu imara aykırı yapı ve ekmelerin sadece kiraya verilen kısımlar ile ilgili olmadığı, taşınmazın kira konusu olmayan kısımlarına da ilişkin olduğu, yapılan tüm aykırı yapıların davacıların bilgisi dahilinde olduğu, buralar ile ilgili de kira geliri elde edildiği, taşınmazın önceki ve tespit tarihindeki uydu görüntüleri incelendiğinde, söz konusu aykırılıkların davacı tarafından iddia edildiği gibi kiracı tarafından yapıldığına ilişkin bir tespit yapılamadığı, kiralama süresi öncesi uydu fotoğraflarında aykırılıkların görüldüğü, bu hususların Mahkemece yeterince araştırılmadığı, temyize kararın usul ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacıların malik oldukları, uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin, davalı belediye tarafından düzenlenen ... tarih ve... sayılı yapı kullanma izin belgesi bulunmaktadır. Davacıların hissedarı ve yetkilisi bulunduğu ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin sahip olduğu alt kiralama yetkisi ile dava dışı ... Mağazacılık A.Ş. arasında, uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerine bulunan 1 nolu bağımsız bölüme ilişkin olarak "iş yeri - satış mağazası" olarak kullanılmak üzere, 17/04/2015 tarihli kira sözleşmesi imzalanmış ve sözleşme başlangıç tarihi 01/12/2015 olarak belirlenmiştir. Davacıların hissedarı ve yetkilisi bulunduğu ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin sahip olduğu alt kiralama yetkisi ile dava dışı ... İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerine bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu bağımsız bölümlere ilişkin olarak "iş yeri, dükkan, showroom" olarak kullanılmak üzere, 01/04/2019 tarihli kira sözleşmesi imzalanmıştır. Dava konusu 24/01/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile, ruhsat ve projesine aykırı olarak; taşınmazın zemin kat kuzey ve yan cephesinde demir profil, saç panel malzeme ile toplam 158,96 m² ebatlarında depolama alanının, arka cephesinde 1,20x2,00 m ebatlarında tuğla, sandviç panel, pvc, seramik malzeme ile tuvalet yapıldığı, 3 nolu dükkanın yol cephesinde 14,7x5 m ebatlarında demir profil, saç panel, boardex malzeme ile depo nitelikli kapalı alan yapıldığı, taşınmaz ana kütlesi içerisinde yapılan incelemede taşınmaz zemin kat 3-5, NI-M aksları arasında bulunan duvarın kaldırılarak 540,90 m² ebatlarında dükkan 2 ve 713 m² dükkan 3 isimli bölümlerin birleştirildiği, 1. kat planında ofis (330,43 m²) ve ev ofis 5 (66,28 m²) isimli mahallesin arasında kapı açılarak birleştirildiği, taşınmazın kuzey cephesinde zemin ve 1.kat cephelerinde kısmi olarak doğrama değişikliklerinin yapıldığı tespit edilmiştir. Dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile, taşınmazda ruhsat ve eki mimari projeye aykırı şekilde yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 234,86 m² aykırılıktan etkilenen alan için yapı grubu olarak 2/B grubu, 1.650,61 m² aykırılıktan etkilenen alan için yapı grubu olarak 3/B grubu esas alınarak c/5, 10 ve 12. alt bentleri uyarınca arttırım uygulanmak suretiyle hisseleri oranında, toplam 233.790,98-TL para cezası verilmiştir. Davacılar vekili tarafından, davalı belediyeye verilen 10/02/2020 tarihli dilekçe ile, 24/01/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilen aykırılıkların kendileri tarafından yapılmadığı, kiracı tarafından gerçekleştirildiği belirtilerek söz konusu aykırılıkların kiracı şirket tarafından yapılmış olması nedeniyle idari para cezası ve yıkıma dair idari yaptırımların ilgili kiracı şirket hakkında uygulanması talebiyle yapılan başvuru dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kuşadası Belediye Encümeni kararı ile, söz konusu aykırılıkların kiracı tarafından yapıldığına dair herhangi bir tespit bulunmadığı ve uydu fotoğraflarında yapıların durumunun anlaşıldığı belirtilerek reddedilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. ..." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; (b) bendinde ise; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği düzenlenmiş, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmıştır. 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (ssss) bendinde "Yapı tatil tutanağı: Herhangi bir şekilde ruhsat alınmadan yapıya başlanılarak kaçak inşaat yapıldığı ya da ruhsatlı yapılarda ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı tespit edildiği takdirde, ilgili idaresince yetkilendirilmiş teknik elemanlarca, yapının o andaki durumu ile birlikte aykırılıkları resim, kroki ve yazı ile belirtilen ve inşai faaliyete devam edilemeyeceğini gösteren onaylı belgeyi, " hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, dava konusu 24/01/2020 tarihli yapı tatil tutanağının taşınmazın zemin kat kuzey ve yan cephesinde demir profil, saç panel malzeme ile toplam 158,96 m² ebatlarında depolama alanının yapıldığı, arka cephesinde 1,20x2,00 m ebatlarında tuğla, sandviç panel, pvc, seramik malzeme ile tuvalet yapıldığı, 3 nolu dükkanın yol cephesinde 14,7x5 m ebatlarında demir profil, saç panel, boardex malzeme ile depo nitelikli kapalı alan yapıldığı, taşınmaz ana kütlesi içerisinde yapılan incelemede taşınmaz zemin kat 3-5, NI-M aksları arasında bulunan duvarın kaldırılarak 540,90 m² ebatlarında dükkan 2 ve 713 m² dükkan 3 isimli bölümlerin birleştirildiği, 1. kat planında ofis (330,43 m²) ve ev ofis 5 (66,28 m²) isimli mahallesin arasında kapı açılarak birleştirildiğinin tespit edilmesine ilişkin kısımları temyiz edilmemiştir. Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, davalı idare tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, dava konusu 24/01/2020 tarihli yapı tatil tutanağının taşınmazın kuzey cephesinde zemin ve 1. kat cephelerinde kısmi olarak doğrama değişiklikleri yapılmış olduğunun tespit edilmesine ilişkin kısmı ile ... tarih ve ... sayılı Kuşadası Belediye Encümeni kararı ve ... tarih ve ... sayılı Kuşadası Belediye Encümeni kararına ilişkin kısmı ile sınırlı olarak temyiz incelemesi yapılmıştır. Anayasa'daki hakların etkili bir biçimde korunması için davaya bakan mahkemelerin Anayasa'nın 36. maddesine göre "tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi" vardır ( AYM, Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 30). AİHM içtihatlarına göre bir mahkemenin davaya yaklaşımının başvurucuların iddialarına yanıt vermekten ve başvurucuların temel şikâyetlerini incelemekten kaçmaya neden olması hâlinde Sözleşme'nin 6. maddesi davanın düzgün bir biçimde incelenmesi hakkı bakımından ihlal edilmiş olur (Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007, §§ 84, 85). (AYM, Erkan Akış ve diğerleri, B. No: 2013/6133, 13/4/2016, § 50) Ayrıca bir davaya ilişkin olarak iddia ve savunmanın dayanağını teşkil eden taraflarca usulüne uygun ileri sürülmüş maddi vakıaların ve bu vakıalara ilişkin delillerin doğru olup olmadığının usulünce araştırılarak tespit edilmesi mahkemelerin görevidir. Özellikle yapılan bir yargılamada çözümü hukuk dışında özel, teknik bir bilgi ve inceleme gerektiren hususların yeterince açıklığa kavuşturulması gerekir (Hasan Rahmi Özgenç, B. No: 2013/2418, 16/12/2015, § 54). Nitekim AİHM de uyuşmazlığın çözümünde önemli bir etkisi olabilecek bir delilin toplanmamasının bir bütün olarak yargılamanın adil olmaması sonucuna yol açacağını belirtmektedir (Elsholz/Almanya, B. No: 25735/94, 13/7/2000,§§ 66, 67). (AYM, Erkan Akış ve diğerleri, B. No: 2013/6133, 13/4/2016, § 58) Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı yanıt vermesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak mahkemeler, kendilerine sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 56) mahkemelerin davanın esas sorunlarını inceledikleri gerekçeli karardan anlaşılmalıdır. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği davanın niteliğine ve şartlarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte olması hâlinde davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve diğerleri, § 35). Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında ilgili ve yeterli bir yanıt vermemesi veya yanıt vermeyi gerektiren usul veya esasa dair iddiaları cevapsız bırakması hak ihlaline neden olabilecektir. (AYM, Rafet Batman, B. No: 2020/16624, 2/5/2024, § 17) Diğer taraftan bu ihlal kararının davanın sonucuyla ilgili herhangi bir değerlendirme içermediği vurgulanmalıdır. Zira gerekçeli karar hakkı, taraflara yargılama sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmelerine imkân sağlayan bir hak olup yargılama sonucuna yönelik bir teminat sağlamaz. Bu itibarla Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirttiği ihlal gerekçelerini gözeterek ve söz konusu iddiayla ilgili olarak yeniden bir değerlendirme yaparak gereken kararı vermek yine yargılama mercilerinin takdirindedir. (AYM, Rafet Batman, B. No: 2020/16624, 2/5/2024, § 21) Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, Anayasa'nın 141. maddesi de dikkate alındığında kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tüm iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Bu nedenle, gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre değişebilir. Tarafların uyuşmazlığın sonucuna etkili nitelikteki iddia ve itirazlarının mahkemesince ilgili ve yeterli bir gerekçe ile karşılanması gerekir. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan merciin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterlidir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan iddia ve itirazların bu defa kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açar. (AYM, Hakim İpkıran ve diğerleri, B. No: 2021/36291, 18/9/2024, § 26) Yargı merciilerince, tarafların yargılama esnasında ileri sürdükleri uyuşmazlığın esasına ilişkin maddi olaylar incelenerek, yargılama esnasında somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde, davayla doğrudan ilgili olan bu hususların araştırılarak maddi olayın açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Yargılamanın sonucuna doğrudan etkili olabilecek maddi vakıaların aydınlatılması amacıyla keşif ve bilirkişi yaptırılmadan karar verilmesi hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında sorun oluşturabilmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davalı idarenin savunma dilekçesinde taşınmazın önceki ve tespit tarihindeki uydu görüntüleri incelendiğinde, söz konusu aykırılıkların kiracı tarafından yapıldığına ilişkin bir tespit yapılamadığı, kiralama süresi öncesi uydu fotoğraflarında aykırılıklar görüldüğünün ileri sürüldüğü ve dilekçe ekinde uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerindeki yapıya ilişkin uydu fotoğraflarının gönderildiği anlaşılmaktadır. Davalı idarenin anılan iddialarının, davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte esaslı iddia olduğu görüldüğünden, uyuşmazlığa konu aykırılıkların taşınmazın kiraya verildiği tarihlerde mevcut olup olmadığının ortaya konması suretiyle kiracı mı yoksa taşınmaz sahibi mi tarafından yapıldığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bakılan davada, İdare Mahkemesince taşınmazın kuzey cephesinde zemin ve 1. kat cephelerinde kısmi olarak doğrama değişiklikleri yapılmış olduğunun tespit edilmesine ilişkin tespitin 3194 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca doğrama işlerinin ruhsata tabi olmadığı; uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin 17/04/2015 tarihli ve 01/04/2019 tarihli kira sözleşmeleri ve bu sözleşmelerde yer alan hükümler dikkate alındığında, dava dilekçesinde, tespite konu ruhsat ve eki projesine aykırı imalatların, davacının yazılı izni olmadan ve bilgisi haricinde kiracı tarafından yapıldığının iddia olunduğunun görüldüğü, kira sözleşme hükümleri uyarınca kiracıların imar para cezasının muhatabı olması gerektiği gerekçesiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın temyiz edilen anılan kısımların iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; yapı tatil tutanağı ile tespit edilen aykırılıkların, kira sözleşmelerinin yapıldığı tarihlerden önce mi yoksa sonra mı yapıldığı hususunun ve taşınmazın kuzey cephesinde zemin ve 1. kat cephelerinde kısmi doğrama değişiklikleri yapılmış olduğunun tespit edilmesine ilişkin kısmının, kısmi doğrama değişikliklerinin neler olduğu ve bunların ruhsata tabi olup olmadığı hususunun bütün açıklığıyla ortaya konulması hakkaniyete uygun bir yargılama bakımından önem taşımaktadır. Anılan hususların ise mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilebileceği açıktır. Bu durumda; uyuşmazlığa konu taşınmazda tespit edilen aykırılıkların, kira sözleşmelerinin yapıldığı tarihlerden önce mi yoksa sonra mı yapıldığının uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin uydu fotoğraflarının incelenmesi ve kısmi doğrama değişikliklerinin neler olduğu ve bunların ruhsata tabi olup olmadığı hususlarının çözümü mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirdiğinden, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan anılan kısımlar hakkında verilen temyize konu İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine kısmen iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edilen kısmının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.