Başvuru, eğitim kurumunda gerçekleşen kötü muameleye ilişkin olarak etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, eğitim kurumunda gerçekleşen kötü muameleye ilişkin olarak etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 22/4/2018 tarihinde anneannesi ile evde bulunduğu sırada, okul öncesi eğitim kurumunda tuvaletini kaçırması nedeniyle bakıcı öğretmen T.Ö.nün cinsel organına iğne batırdığını ifade etmiş; başvurucunun annesi E.A. 26/4/2018 tarihli dilekçe ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde adı geçen öğretmenden şikâyetçi olmuştur. E.A. 26/4/2018 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde özetle konuyu olay tarihi itibarıyla dört yaşında olan oğluyla konuştuğunu, oğlunun T.Ö.nün başörtüsünden çıkardığı iğneyi cinsel organına nasıl batırdığını eliyle gösterdiğini, oğlunun bu konuşmasını kamera ile kaydettiğini, durumu da okul yönetimiyle paylaştığını belirtmiştir. Başsavcılık 26/6/2018 tarihinde başvurucuyu mağdur sıfatıyla beyanının alınması için Ankara Çocuk İzlem Merkezine sevk etmiştir. 13/7/2018 tarihinde Cumhuriyet savcısı, adli görüşmeci ve müdafi eşliğinde alınan ifadesinde başvurucu özetle okulda kendisini üzen bir şey olmadığını, okulda tuvalet sonrası temizliğini kendisinin yaptığını, kendisine kimsenin iğne batırmadığını, cinsel organını gören, iğne batıran olmadığını beyan etmiştir. Sosyal Hizmet Uzmanı Adli Görüşmeci A.K.Y. üzerinde tarih bulunmayan adli görüşme değerlendirme raporunda; başvurucunun kendisine yöneltilen sorulara yaşına uyumlu yanıtlar verdiğini, kavrama, kendisini ifade etme konusunda normal sınırlar içinde bulunduğunu, anlatımlarının ve anlatılanlara verdiği duygusal tepkilerin tutarlı olduğunu, istenmeyen kötü bir davranışı ifade etme eğiliminin güçlü ve ifadesinin güvenilir olabileceği yönünde kanaat oluştuğunu belirtmiştir. Söz konusu ifade üzerine başvurucu müdafii 13/7/2018 tarihinde Başsavcılığa sunduğu dilekçe ile olayın üzerinden aylar sonra çocuktan alınan ifadenin güvenilir olmadığını, başvurucunun annesinin aldığı video kaydında başvurucunun iğneyi ve batırmayı T.Ö.nün adını anarak açıkça ifade ettiğini belirterek soruşturmanın genişletilmesini talep etmiştir. Başsavcılık 14/9/2018 tarihinde başvurucu hakkında sağlık raporu düzenlenmesi için Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi nezdinde talepte bulunmuştur. Anılan sağlık kurumu 26/9/2018 tarihli cevabi yazısında başvurucunun görüldüğünü ancak olay tarihinin eski olduğunu, annenin daha önce farklı bir sağlık kurumuna gittiğini, bu sağlık kurumundan bilgi istenebileceğini belirtmiştir. Bu tespit üzerine Başsavcılık 7/11/2018 tarihinde başvurucunun 2018 yılının Mart ayında götürüldüğü sağlık kurumundan bilgi/belge talep etmiştir. Sunulan belgelerin ileri sürülen kötü muameleye (tarih itibarıyla da) ilişkin olmadığı anlaşılmıştır. Başsavcılık 2018 yılının Eylül ayı içinde T.Ö.nün ifadesinin alınması için ilgili emniyet birimine talimat vermiştir. T.Ö.nün il içinde farklı bir eğitim kurumuna tayin olması nedeniyle yazışmalar, farklı emniyet birimlerine gönderilmiştir. T.Ö. 19/11/2018 tarihli ifadesinde özetle suçlamayı kabul etmediğini, başörtüsünde iğne taşımadığını, çocuklara şefkatle yaklaştığını, tuvaletini kaçırdığı için bir çocuğa eziyet etmesinin mümkün olmadığını, başvurucunun annesi ile aralarında husumet olmadığını ancak birkaç konuda tartışma yaşadıklarını, bir keresinde başvurucunun annesinin kurum çalışanı olan Ş.Ç. ile yaptığı ve kendi isminin de geçtiği bir konuşmada "Kafayı taktığım birkaç kişi var." şeklinde beyanda bulunduğunu, başvurucunun annesinin kişisel nedenlerle şikâyetçi olduğunu düşündüğünü ifade etmiştir. 20/11/2018 tarihinde üç kurum çalışanının tanık sıfatıyla ifadesi alınmıştır. G.G. ifadesinde olaya ilişkin bilgisi bulunmadığını, T.Ö.nün genel olarak çocuklara sevgi ile yaklaştığını belirtmiştir. E.T. konu ile ilgili bilgisi olmadığını belirtirken Ş.Ç. ise T.Ö.nün iddia edilen eylemi yapmasına ihtimal vermediğini, şikâyet gerçekleştikten sonra başvurucunun annesi ile yaptığı bir konuşma esnasında kendisine "Kafayı taktığım birkaç kişi var." dediğini ancak bu konuşmada T.Ö.nün adının geçmediğini beyan etmiştir. Başsavcılık, başvurucunun annesinin talebi üzerine kurumda başvurucunun öğretmeni olarak görev yapan B.K.nın ifadesini almıştır. 2019 yılının Nisan ayında alınan ifadesinde B.K., başvurucunun okula başladıktan bir süre sonra tuvalet, altına kaçırma problemi yaşadığını, bu problemi annesine ilettiklerini, problemin çözüldüğünü, şikâyetin problem çözüldükten sonra yapıldığını, şikâyetten sonra T.Ö.nün işyerinden ayrıldığını, olaya ilişkin bilgisinin bu kadar olduğunu beyan etmiştir. 11/4/2019 tarihli dilekçe ile başvurucu için psikolojik değerlendirme yapılması ve başvurucunun annesi ile yaptığı konuşmaya ilişkin görüntü kayıtlarının incelenmesi için Başsavcılıktan talepte bulunulmuştur. Başsavcılık 2019 yılının Nisan ayında, şikâyetin yapıldığında sunulan ve başvurucunun annesi ile konuşmasını içeren görüntü kaydı üzerinde, konuşulanların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermiştir. Konuşmanın aktarıldığı 13/5/2019 tarihli raporda; başvurucunun T.Ö.yü sevmediğini belirttiği ve annesinin soruları üzerine T.Ö.nün iğnesi olduğunu, cinsel organına batırdığını ifade ettiği ve bu hususu birkaç kez tekrarladığı ifade edilmiştir. Başsavcılık 15/5/2019 tarihinde, soyut iddia dışında şikâyete konu olayın gerçekleştiğini gösteren yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Karara yapılan itiraz, Ankara Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 15/8/2019 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu 26/8/2019 tarihinde nihai kararı tebellüğ etmesinin ardından 24/9/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.