İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 03/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin madeni yağ satışı işi ile iştigal eden firma olduğunu, müvekkili firmanın davalıya bir kısım madeni ya…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2597 KARAR NO : 2026/452 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 03/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin madeni yağ satışı işi ile iştigal eden firma olduğunu, müvekkili firmanın davalıya bir kısım madeni yağ satışı yaptığını, toplam olarak 12.190,87 TL bedelli madeni yağ satışı yapıldığını, davalıya faturasını kestiğini ve malları teslim ettiğini, müvekkili ile davalı uzun zamandır çalıştığını, davalının almış olduğu ürünlerin bedelini tüm sözlü uyarılara rağmen ödemediğini, borcunu ödemeyen davalıya karşı ... İcra müd. ... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, icra takibine karşı borçlunun borcunun bulunmadığını belirtilerek itiraz ettiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de olumlu bir sonuç alınamadığını beyan ederek, ... İcra müd. ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötüniyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili vasıtasıyla verdiği ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisizliği ile müvekkilinin dava açıldığı tarihteki yerleşim yerinin ... olması sebebiyle ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, sözde alacağın zaman aşımına uğradığını, icra takibinin fatura ve cari hesap alacağı nitelendirilmesiyle açıldığını, bu nedenle itirazın iptali davasının konusunun ticari satımdan kaynaklı alacak olmadığını, icra takibine konu yapılan faturaların müvekkiline ait olmadığını, iddia edilen madeni yağı teslim aldığına dair bir teslim tesellüm belgesinin bulunmadığını, davacının madeni yağ satışı ile iştigal eden bir firma olduğunu, firmada bulunan fazla madeni yağ için firmasında depo fazlası yağ olduğunu bunların firmadan çıkışını göstermesi gerektiğini bu sebeple müvekkili ile satış işlemi yapmış gibi fatura düzenlemesini bu konuda kendisine yardımcı olabilmelerini istediğini, davacı ile davalı müvekkili arasında herhangi bir madeni yağ almadan fatura düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin bu faturayı karşılıksız düzenlediğini herhangi satış irsaliyesi, teslim tesellüm belgesi olmamasın da kanıtlamış olduğunu, borcun varlığının kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında yazılı fatura ve cari hesap sözleşmesi olduğunu kabul etmediklerini belirterek davacı tarafından açılmış olan haksız davanın ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Yapılan yargılama ve toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacı ... tarafından davalı ... adına düzenlenmiş olan ... tarihli 5.178,72 TL tutarlı ve ... tarihli 7.012,15 TL tutarlı faturalara dayalı olarak davacının icra takibi başlattığı, itiraz üzerine takibin durdurulduğu, süresinde iş bu itirazın iptali davası açıldığı, taraflara ait ... ayına ilişkin Form BS ve Form BA bildirimlerinde karşılıklı olarak 1 adet belge tutarı 5.942 TL olarak bildirilmiş olduğu, davaya konu ... tarihli KDV dahil 7.012,15 TL tutarlı faturanın alım ve satımına ilişkin bildirimlerin yapıldığı, taraflara ait ... ayına ilişkin Form BS ve Form BA bildirimlerinde davaya konu ... tarihli toplam tutarı 5.178,72 TL olan fatura KDV hariç bedeli 4.388,75 TL olduğundan 5.000 TL altında olduğundan karşılıklı olarak bildirim haddini aşmadığı için bildirime konu olmadığı, tarafların 2018 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takibe dayanak faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerinde bu faturaların ödendiğine ilişkin kayıt bulunmazken davalı defterlerinde davacı tarafından düzenlenen faturaların ödemelerinin nakit olarak yapıldığının kayıtlı olduğu, bu durumda taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekeceği, uyuşmazlığın fatura bedellerinin ödenip ödenmediği hususu olduğu anlaşılmış, davalının ödemeye ilişkin belge sunmadığı, hesap bilirkişisinden alınan ... tarihli rapor doğrultusunda davacının takip tarihi itibari ile davalıdan toplam 14.282,91-TL alacağı olduğu görülmüş, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın kabulüne, davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranınca icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin borcunun olmadığını, faturalara konu malların teslim edildiğinin ispatlanmadığını, taraflar arasında geçerli bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, bilirkişi raporuna göre de müvekkilin borcunun olmadığının anlaşıldığını, davacının defter kayıtları usule uygun olmadığını alacak iddiasının dayanaksız olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Faturaya dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, faturalara konu olan malları davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde ise, borcun ödendiğini ispat yükü davalıdadır. Kural olarak davacı, faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ispat etmek zorunda ise de, davalının, davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturaları alıp defterlerine işlemesi veya Vergi Dairesi'ne bildirmesi durumunda faturaya konu malların davalı tarafından teslim alındığına dair karine oluşturduğundan, aksinin davalı tarafından ispatı gerekecektir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı tarafından, taraflara arasında mal alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, davacının davalıya düzenlediği 2 adet faturanın bedelinin davalı tarafça ödenmediğinden alacaklı olduğunun ileri sürüldüğü, davalı tarafça iddia edilen madeni yağın teslim alındığına dair bir teslim tesellüm belgesi bulunmadığı savunularak davanın reddinin istenildiği, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre, takibe ve davaya konu olup davacı tarafından davalıya düzenlenen ... tarih ve ... no'lu 5.178,72 TL bedelli fatura ile ... tarih ve ... no'lu 7.092,15 TL bedelli fatura olmak üzere 2 adet faturanın tarafların her ikisinin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, bu durumda faturaya konu malların davalı tarafa tesliminin ispat edilmiş olduğunun kabulü gerektiği, davacının ticari defter kayıtlarında sözkonusu faturaların bedelinin ödendiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, davalının ticari defterlerinde kayıtlara alınan sözkonusu faturaların bedelinin nakden ödendiği kayıtlı olmakla birlikte nakden ödemeye dair karşı tarafın ya da onun yetkili temsilcisinin imzasını içeren herhangi bir belge sunulmadığından davalının faturaların bedelini ödediğini de ispatlayamadığı, uyuşmazlığa konu alacak likit nitelikte olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, sonuç olarak ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas bakından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 833,00.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 208,00.TL harçtan mahsubu ile bakiye 625,00.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1. maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/03/2026tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır