10. Hukuk Dairesi 2024/15211 E. , 2025/4586 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ve davacı vekilinin duruşma talep ettiği ancak kararın nitelik bakımından duruşmaya tabi işlerden olmadığı anlaşılmakla duruşma talebinin reddine karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar veri…
**10. Hukuk Dairesi 2024/15211 E. , 2025/4586 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ve davacı vekilinin duruşma talep ettiği ancak kararın nitelik bakımından duruşmaya tabi işlerden olmadığı anlaşılmakla duruşma talebinin reddine karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 30.12.2014 tarihinden itibaren kesintisiz ve aralıksız ... ... ve ... Üniversitesi ... Bilimleri Enstitüsü Matematik Bölümünde doktora eğitimini tam burslu olarak 22.12.2020 tarihine kadar sürdürdüğünü, kayıt tarihinden itibaren doktora eğitimi ile akademik çalışmalarındaki görevine başladığını, bunun karşılığında ilgili üniversitesinin davacıya burs adı altında ücret ödediğini, davacının doktora öğrencisi olarak göründüğünü, gerçekte ise araştırma görevlisi, akademisyenlerce yapılması gereken tüm iş ve işlemleri mezun olduğu 22.12.2020 tarihine kadar sürdürdüğünü ancak mevcut çalışmalarının ve prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediğini belirterek davacının sigortalılık süresi ve prime esas kazançlarının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı Üniversitenin, lisansüstü öğrencilere öğrenimlerinin yanı sıra meslekleri ile ilgili eğitimler vererek geleceğe hazırladığını, öğrencilerle soru çözme, konu tekrarı, derslerle ilgili internet sitesinden duyuru yapmaları, sınav kağıtlarını çoğaltmaları, öğrencilerin devamsızlıklarını tutmaları ve sınavlarda gözetmenlik yapmalarının doktora eğitiminin bir parçası olduğunu, üniversitelerin doktora öğrencilerine akademik yeterlilik kazandırmak için yaptırdığı eğitim faaliyetlerinin iş olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının 2015-2020 yılları arasında toplam 177.200,00 TL burs aldığını, yine aynı yıllar aralığında 55.176,00 TL eğitim öğrenim ücretinden muaf tutulduğunu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 47/k maddesi ile burslu öğrencilerin geçici işlerde kısmi zamanlı çalışmalarına imkân verildiğini, bu kapsamda çalıştırılan öğrencilerin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi olarak kabul edilemeyeceğini, davacının yürüttüğü faaliyetlerin davalı Üniversitenin Lisansüstü Burslu Öğrenci Yönergesi uyarınca kendi isteği ile aldığı karşılıklı burs kapsamında gönüllü olarak yapması gereken faaliyetler olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde özetle, "2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 46. maddesinde "Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından burs verilenler veya burs alma şartlarını taşıyanlara öncelik verilmek suretiyle hizmetlerine ihtiyaç duyulan öğrenciler, öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumlarındaki geçici işlerde kısmi zamanlı olarak çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılan öğrenciler, bu çalışmalarından dolayı işçi olarak kabul edilmez" düzenlemesinin bulunduğu, ... ... ve ... Üniversitesi Lisansüstü Burslu Öğrenci Yönergesinde,(Burs); eğitim ücreti muafiyeti ile madde 5'te tanımlanan statülere bağlı olarak sağlanabilen aylık bir yaşam katkı payı ödemesi ve üniversitenin öğrenci konukevinde barınma yardımını ifade ettiği; “Öğrencilerin yükümlülükleri” başlıklı 12. maddede; “Statüsü itibari ile destek borçlarından yararlanan (tam, özel başarı burslu ve bilimsel başarı burslu) öğrenciler, Üniversitenin araştırma ve eğitim öğretim faaliyetlerine katkıda bulunurlar. Birinci paragrafta belirtilenler dışındaki burslu statülerde bulunan öğrenciler ilgili enstitü tarafından talep edilmesi halinde eğitim-öğretim faaliyetlerinde (lisans derslerinin sınavlarında gözetmenlik, ödev kağıdı notlama vb. dahil) görev almakla yükümlüdür.” ifadelerine yer verildiği anlaşılmıştır. Tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının yapmakta olduğu (sınav gözetmenliği, sınav soru kağıdı çoğaltılması ve teorik derslerin pratik çözüm işleri, pratik dersleri, öğrencilerin sorularını cevaplandırmak gibi) faaliyetlerin, doktora eğitiminin ayrılmaz parçaları olup, ifa edilen işin hizmet akdi kapsamında olmadığı ve hizmet tespitine konu yapılamayacağı kanaati ile davanın reddine karar vermek gerektiği" belirtilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "5510 sayılı Kanun'un 41. maddesinde, sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri, borçlanmaya konu yapılacak süre niteliğinde tanımlanmış olup bunlara ilişkin süreler ayrıca hizmet tespiti davalarına konu olmamaktadır. (Yargıtay 10.Hukuk Dairesi'nin 28.09.2023 tarih, 2023/10433 Esas ve 2023/8952 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, dinlenen kamu tanık beyanlarıyla da davanın reddine dair kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, gerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekse de İlk Derece Mahkemesince tesis edilen kararın yeterli gerekçe içermediğini, davacının bir asistanın /araştırma görevlisinin yapması gereken tüm iş ve işlemleri hatta daha fazlasını yaptığını, dosyada dinlenilen tüm tanıkların davacının bir araştırma görevlisinin yaptığı tüm işleri yaptığını açıkça beyan ettiğini, Üniversitenin ise bu çalışmaların karşılığında yalnızca burs altında ödeme yaptığını ve bu çalışmaları yıllarca SGK'ya bildirmediğini, somut olayda davacı ile aynı işi yapanlar sosyal güvenlik hakkından faydalanırken, davacının bu vazgeçilmez ve devredilmez hakkının kendisine verilmemesinin hak ihlali oluşturduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Eldeki davanın, 12.02.2021 tarihinde açılması karşısında, Kurumun fer'i müdahil sıfatını haiz olması gerektiği belirgindir. Mahkemece, karar başlığında Kurumun davalı olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi karar başlığında ... karşısında yer alan ''davalı'' ibaresinin silinerek yerine ''fer'i müdahil'' ibaresinin yazılmasına; hükmün 3. bendinin tamamen silinerek yerine "Davalı, vekil ile temsil olunduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.