10. Hukuk Dairesi 2012/13673 E. , 2013/8079 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, asıl davada, ödeme emrinin iptalini, birleşen davada ise, asgari işçiliğe yönelik Kurum işlemi ile prim ve gecikme zammı tahakkukuna ilişkin komisyon kararının iptali ve borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkeme, yazılı biçimde davaların kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ...
**10. Hukuk Dairesi 2012/13673 E. , 2013/8079 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, asıl davada, ödeme emrinin iptalini, birleşen davada ise, asgari işçiliğe yönelik Kurum işlemi ile prim ve gecikme zammı tahakkukuna ilişkin komisyon kararının iptali ve borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkeme, yazılı biçimde davaların kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 506 sayılı Yasanın 79. maddesi, “Bu Kanunun 83 üncü maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından ihale yoluyla yaptırılan her türlü işler, gerçek veya tüzel kişilerce yapılan inşaatlardan dolayı yeterli işçilik bildirmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır….” Düzenlemesini içermekte olup; aynı Yasanın 83. maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlar ise, “Genel ve katma bütçeli kuruluşlar, il ve belediyeler veya sermayesinin en az yarısı genel ve katma bütçeli kuruluşlar ile il ve belediyelere ait olan teşekkül ve müesseseler, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleri, kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan kurum ve kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar…” olarak belirtilmiştir.Ancak, 506 sayılı Yasanın konuya ilişkin 130. maddesinde yer alan, “İşverenin Kuruma, emsaline, yapılan işin nitelik, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütülmesi için gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun Kurumca saptanması halinde, işin yürütülmesi için gerekli olan asgari işçilik miktarı, yapılan işin niteliği, bünyesinde kullanılan teknoloji, iş yerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan işçi sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurları dikkate alarak sigorta müfettişi tarafından tespit edilir.” Düzenlemesi; kayıt dışı çalışmadan kaynaklanan prim kaybının önüne geçilebilmesi yönünden, 506 sayılı Yasanın 79. maddesindeki yöntem ve asgari işçilik oranlarıyla bağlı kalınmaksızın, eksik işçilik bildiriminde bulunulup bulunulmadığının tespitine olanak vermektedir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 85.maddesinin ilk fıkrası da anılan maddeye paralel düzenleme içermektedir. Somut olayda, davacının, sahibi ve işleteni olduğu ...140 ve ......plakalı 2 adet özel halk otobüsü ile ... Hastanesi ile şehir merkezi arasında yolcu taşımacılığı yaptığı, ... ve ...adında iki şoför çalıştırıldığı, ve davacının da dönüşümlü şekilde şoför olarak çalıştığı hususları müfettiş tespitiyle sabit ve tarafların kabulünde olup bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kurum müfettişi tarafından 01.01.2008-31.12.2008 devresine ilişkin olarak asgari işçilik tespiti yapılmış, bu yönde düzenlenen 07.09.2010 tarihli müfettiş raporunda; Özel Halk Otobüslerinde manyetik bilet dışında nakit ücretle de yolcu taşındığı, şoförün bilet kesip ücret toplayamayacağı, her iki araçta ikisi şoför, bir biletçi olmak üzere üç kişinin çalışması gerektiği kabul edilip, her iki araç için 28.145,76 TL sigorta primine esas kazanç farkı belirlendiği, Kurumca da bu tutara prim oranı uygulanarak birleşen esasta davaya konu edilen 9.569,60 TL prim ve 30.04.2010 tarihine kadar hesaplanan 3.321,75 TL gecikme zammı, ayrıca, asıl davada da, ödeme emrine konu edilen 4.158 TL idari para cezası ve 381,25 TL gecikme zammı tahakkuk ettirildiği, gerek ödeme emrinin tebliğ tarihine, gerekse komisyon ret kararının tebliğ tarihine göre her iki davanın da süresi içinde açıldığı, idari para cezasına ilişkin işlemin idari yargıda iptal edilip kararın kesinleştiği, mahkemece, idari para cezasına ilişkin tahakkukun iptal edildiği, müfettiş raporunun soyut nitelikte bulunduğu, halk otobüslerinde “kentkart” uygulaması olup, tek şoförün yeterli bulunduğu ve muavin çalıştığının Kurumca kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabul edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, uyuşmazlık konusu dönemde, müfettiş raporundaki tespitlerin tümü gözetilerek, yolcu taşımasının yapıldığı yer ve mesafeler itibariyle davalı halk otobüslerinde gereken çalışma süreleri ve bu çalışmaların kaç kişiyle yapılabileceği ve “kentkart” uygulaması da gözetilerek muavin ihtiyacının olup olmadığı ve buna bağlı olarak eksik işçilik bildirimi bulunup bulunmadığı hususları 506 sayılı Yasanın 130. maddesinde öngörülen ilke ve esaslar çerçevesinde irdelenip, gerekirse bilirkişi raporu da alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekir. O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. .