11. Ceza Dairesi 2024/2815 E. , 2024/14401 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/836 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararın…
**11. Ceza Dairesi 2024/2815 E. , 2024/14401 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/836 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ürgüp Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 tarihli ve 2023/173 Soruşturma, 2023/73 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Nevşehir Sulh Ceza Hakimliğinin 24.02.2023 tarihli ve 2023/836 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.02.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.02.2024 tarihli ve 2023/28995 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/18700 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/18700 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin instagram isimli sosyal medya hesabından "evde ek iş ister misiniz" isimli bir reklam sayfasında sabun paketleme işini gördüğünü ve instagram üzerinden mesaj attığını, sonrasında telefon numarasından konuşmaya devam ettiklerini, ilk önce 500,00 TL istediklerini ve kendisinin de borç alarak bu parayı yatırdığını, ilerleyen zamanlarda 2.850,00 TL para daha istediklerini ve bu parayı da yatırdığını, hesabının henüz açılmadığını ve hesabını yurt dışında açtıracakları için de 3.500,00 TL daha para istemeleri üzerine dolandırıldığını anladığını, olay nedeniyle şikayetçi olması üzerine, başlatılan soruşturma evresi sonunda, Ürgüp Cumhuriyet Başsavcılığınca dolandırıcılık suçunun unsuru olan hileli davranışlarla hataya düşürüp aldatma durumunun mevcut olmadığı, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; Müştekinin para gönderdiğini ve geri alamadığını belirttiği para gönderim dökümlerinin olay tarihini kapsayacak şekilde temin edilmesi ile müştekinin iddiasında yer alan şüphelinin müştekiye evde iş imkanı olarak sabun paketleme işi olduğunu söyleyip para aldığına dair iddianın ve olayın şüphelisinin araştırılarak kimlik bilgilerinin tespit edilerek ve ifadesi alınarak durumun ortaya konulması, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, instagram isimli sosyal medya hesabında "evde ek iş ister misiniz" şeklinde gördüğü bir reklam üzerine ilgili linke tıkladığının, burada çıkan whatsapp ekranı üzerinden irtibata geçtiği kişilerin kendisine, sabun işi yapabileceğini, her ay 9.000 TL kazancı olacağını söylediklerinin ve güvence bedeli adı altında 500 TL para istediklerinin, bu kişiler ile çalıştığını düşündüğü bazı kimselere bu hususu sorduğunun ve güvenilir olduğunu söylemelerini müteakip paranın banka yoluyla şüpheliye gönderildiğinin, bir süre sonra hesapta para bulunması gerektiğinden ve iade edileceğinden bahisle 2.850 TL daha para istendiğinin ve bu paranın da banka yoluyla gönderildiğinin, en son çeşitli bahanelerle 3.500 TL daha istenmesi sonrası şikayetçinin dolandırıldığını anladığının, şüphelilerin bu şekilde toplam 3.350 TL haksız menfaat temin ettiklerinin iddia olunması karşısında; paranın gönderildiği hesap sahibi şüpheli ...'in, telefon görüşmesi yapılan hat sahibinin ve şikayetçinin konuştuğu diğer kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile ifadelerinin alınması, banka hesap hareketleri ile dosyada mevcut yazışmaların incelenmesi, şüpheliler hakkında benzer şekilde başka soruşturma ya da kovuşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...müştekinin sosyal medya hesabı üzerinden şüphelilerle iletişim kurduğu, müştekinin kayıt parası için şüphelinin hesabına toplamda 3350-TL gönderdiği olaya ilişkin olarak, hilenin nitelikli olmamakla beraber mağdurun denetim imkanını ortadan kaldırmadığı, olayın alacak-borç ilişkisi kapsamında hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Nevşehir Sulh Ceza Hakimliğinin 24.02.2023 tarihli ve 2023/836 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.