11. Ceza Dairesi 2024/2143 E. , 2024/9332 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1786 E., 2020/1828 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 21.09.2023 tarihli ve 2022/5599 Esas, 2023/6430 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2024 tarihli ve KD-2024/25524 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı
**11. Ceza Dairesi 2024/2143 E. , 2024/9332 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1786 E., 2020/1828 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 21.09.2023 tarihli ve 2022/5599 Esas, 2023/6430 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2024 tarihli ve KD-2024/25524 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan sanıklar lehine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Raporlu ilaç reçetelerinin doktor tarafından yapılan muayene üzerine belli bir usul içerisinde yazılması sonucu eczanelerden, reçete ve rapor içeriğine göre satışının gerçekleştirildiği, dava konusu olayda suça konu reçeteleri düzenleyen sanık doktor ...’in aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmasında hastanede klinik yapan hematoloji uzmanının bulunmaması ve hastaların tedavilerinin aksamaması sebebiyle reçeteleri hastaların raporlarında belirtilen miktarda ve kilolarına uygun olarak kendisinin düzenlediğini kabul etmesi, reçete yazılması hususunun hastanede belli bir usul içerisinde gerçekleştirilmiş olması sebebiyle reçetelerdeki yazı ve imzalara herhangi bir itirazının bulunmadığını beyan etmesi, bahse konu reçetelerdeki ilaçları adıklarını beyan eden hak sahibi hasta ve yakını tanıkların aşamalardaki beyanlarında, reçetelerin doktor tarafından yanlarındaki rapora göre düzenlendikten sonra kendilerine teslim edildiğini, kendilerinin de reçeteleri eczacı sanıklara götürdüklerini ve ilaçları ilgili eczaneden alıp kullandıklarını beyan ettikleri, her ne kadar hastaların kilolarının olduğundan fazla gösterilmek suretiyle fazla doz ilaç yazıldığı iddia edilmiş ise de; söz konusu ilaçları uzun yıllardır kullanan hastalar yönünden bu hususun aksinin açıkça kanıtlanamadığı, keza reçeteler üzerinde herhangi bir tağyir ve tahrifatın da bulunmadığı anlaşılmakla; sanıkların atılı suçları işlediklerine dair, mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturduğundan bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve mahkumiyet kararlarının bozulmasına ilişkindir. II. GEREKÇE İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.10.2020 tarihli ve 2019/1786 Esas, 2020/1828 Karar sayılı kararında, sanık savunmaları, hasta ve hasta yakınlarının beyanları, tanık anlatımları, ... Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen 15.09.2015 tarih ve 402061/01/SRŞ/01 sayılı soruşturma raporu ile bilirkişi raporlarının içeriği ve tüm dosya kapsamından Ege Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalığı Ana Bilim Dalı Çocuk Hematoloji Kliniği ve İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Kliniğinde görevli doktarlar tarafından tanısı konulan ve tedavisi planlanan bir kısım Talasemi hastalarının ilaçlarının suç tarihlerini kapsayan dönemlerde Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli iç hastalıkları uzmanı olarak görev yapan sanık ... tarafından reçetelendirildiği, reçeteler yazılırken bir kısım hastalar muayene edilmeden reçete yazıldığı, kimi zaman esas tanı ve takibi yapan doktorların belirtmiş olduğu dozlardan fazla ilaçların yazıldığı, kimi zaman ise maksimum dozda ilaçlar yazıldığı, hatta SGK'nın geri ödeme miktarını aşan şekilde reçeteler oluşturulduğu, yine tedavide yeri bulunmayan veyahut uzman doktor tarafından yan etkisi sebebiyle tedaviden çıkarılan ilaçların dahi fazla dozlarda reçete edildiği, bu bağlamda özellikle fazla dozlarda ilaç yazılan reçetelerde hastaların kilolarının yüksek yazıldığı, esasen reçetelere yazılan ilaç dozlarının hastaların kiloları ile uyumlu olduğu göründüğünden katılan kuruma fatura edilerek tahsil edilmesi aşamasında bir problem yaşanmadığı, sanık ... tarafından yazılan suça konu reçeteler incelendiğinde, hastaların kilo ve feritinin düzeyi belirlenmeksizin Hematoloji Kliniğinde uzman doktorlarca belirlenen tanı ve tedavinin gerektirdiği dozların üzerinde ilaçlar yazıldığı, bu işlemler yapılırken Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bulunan Hematoloji uzmanının bilgisine ve görüşüne başvurulmayarak niteliği itibariyle ölümcül sonuçlar doğurabilecek hastalığın önemi gözetilmeden takip ve tedaviye uygun belirlenen dozların çok üzerinde ilaçların reçetelendirildiği, uzmanınca dahi önerilmeyen dozlarda ilaçlar yazdığı, sanık tarafından düzenlenen bir kısım reçetelerde yazılı dozların verilebilmesi ve uygulanabilmesinin izne tabi olduğu, tüm bu hususlar göz ardı edilerek tıbbi gerçeklerle bağdaşmayan tüm bu davranışların sonucunda sanık ... tarafından düzenlenmiş reçetelerin tamamının karı koca olan sanıkların sahibi olduğu eczaneler aracılığı ile katılan kuruma fatura edilmesinin tüm sanıkların suç işleme kastıyla bir araya geldiklerinin göstergesi olduğu anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 21.09.2023 tarihli ve 2022/5599 Esas, 2023/6430 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.