Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/2896 E. , 2024/329 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/2896 Karar No : 2024/329 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- … 2- … 3- … 4- … VEKİLİ : Av. … TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ: 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. … 2- … Valiliği / … VEKİLİ : Av. … İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bo…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/2896 E. , 2024/329 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/2896 Karar No : 2024/329 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- … 2- … 3- … 4- … VEKİLİ : Av. … TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ: 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. … 2- … Valiliği / … VEKİLİ : Av. … İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları …'ın 13/03/2016 tarihinde Ankara Kızılay Güvenpark'ta meydana gelen patlama sonucu vefatı nedeniyle uğranılan zararın genel hükümler kapsamında karşılanması gerektiği ileri sürülerek müteveffanın babası … ve annesi … için ayrı ayrı 10.000,00 TL (miktar artırımı ile … için 198.026,84 TL, … için 162.268,60 TL) maddi ve 600.000,00 TL manevi; kardeşleri … ve … için ayrı ayrı 500,00 TL maddi ve 600.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin 104.763,53 TL olarak kabulüne, ...'ın kabul edilen maddi tazminatının 10.000,00 TL'lik kısmına idareye başvuru tarihinden (11/05/2016), 94.763,53 TL'lik kısmına miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihinden (21/06/2019) itibaren yasal faiz işletilmesine, ...'ın fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin 85.993,32 TL olarak kabulüne, ...'ın kabul edilen maddi tazminatının 10.000,00 TL'lik kısmına idareye başvuru tarihinden (11/05/2016), 75.993,32 TL'lik kısmına miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihinden (21/06/2019) itibaren yasal faiz işletilmesine, ...'ın fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacılar ... ile ...'ın her birinin 500,00 TL maddi tazminat ödenmesi istemlerinin reddine, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, kabul edilen manevi tazminata idareye başvuru tarihinden (11/05/2016) itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacıların istinaf isteminin reddine, davalı idarelerin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının davacılardan ...'a 75.000,00 TL, baba ...'a 75.000,00 TL, kardeşler ... ve ...'a ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın 11/05/2016 tarihinde itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine ilişkin kısmı yönünden onanmasına, kararın, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik kısmının kaldırılmasına, yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılara 32.640,65 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 11/05/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayda ağır hizmet kusur bulunduğu, hizmet kusuru uyarınca genel hükümlere göre tazminata hükmedilmesi gerektiği, olay öncesi olayla ilgili istihbari bilgi bulunduğu, buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı, 5233 sayılı Kanun'un yargı dışı alternatif bir yol olarak düzenlendiği, yargılama sırasında gözetilemeyeceği, kusursuz sorumluluk ve sosyal risk ilkeleri uyarınca tazminata hükmedilebileceği, müteveffanın eğer yaşasaydı elde edeceği emsal aylık baz alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiği, kusur sorumluluğu kapsamında değerlendirilmese dahi sosyal risk uyarınca hükmedilen manevi tazminatın duyulan acı ve elem karşısında çok düşük kaldığı, 16 saat boyunca müteveffanın hastanelerde arandığı, olay sonrası psikolojik travma yaşadıkları ve halen sürdüğü iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olay nedeniyle kusurlu ya da kusursuz sorumluluklarının bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun kapsamında çözüme kavuşturulması gerektiği, sosyal risk ilkesi uyarınca sorumluluklarının bulunmadığı, 5233 sayılı Kanun manevi zararların karşılanacağına yönelik düzenleme içermediğinden manevi tazminata hükmedilemeyeceği, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği iddialarıyla; davalı Ankara Valiliği tarafından ise, olayda ihmal ya da kusurlarının bulunmadığı, maddi tazminatın 5233 sayılı Kanun kapsamında hesaplanması gerektiği, manevi tazminat yönünden idarelerinin sorumluluğu bulunmadığından hasım mevkiine alınmasının hukuka aykırı olduğu, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermemesi gerektiği, manevi tazminatın 5233 sayılı Kanunda düzenlenmediği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : A) Temyize Konu Kararın Davacıların Maddi ve Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyiz İstemine Konu Kararın Hükmedilen Maddi ve Manevi Tazminata İşleyecek Faizin Başlangıç Tarihine Yönelik Kısmının İncelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir. Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu olay sonrası 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılacak ödemelerden yararlanmak amacıyla davacılardan ... ve ... tarafından 11/05/2016 tarihinde Ankara Valiliğine başvuruda bulunulduğu, Ankara Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun 21/07/2016 tarihli kararı ile 32.640,65 TL'nin müteveffanın yasal mirasçılarına ödenmesine karar verildiği, bu tutar kabul edilmeyerek 10/10/2016 tarihinde ... ve ... vekili tarafından uyuşmazlık tutanağının imzalandığı, akabinde 13/10/2016 tarihinde 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca genel hükümler kapsamında tüm davacılar tarafından maddi ve manevi tazminat talebiyle İçişleri Bakanlığına başvurulduğu, başvurunun yönlendirildiği Ankara Valiliğinin 26/10/2016 tarihli yazısı ile başvurunun reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı analaşılmaktadır. Bu durumda, hükmedilen tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihi yönünden, tüm davacıların 2577 sayılı Kanun uyarınca genel hükümler kapsamındaki tazminat talebinin davalı idarelere ilk kez ulaştığı ve davalı idarelerin genel hükümler uyarınca tazminat talebinden haberdar olarak temerrüde düştüğü ilk tarih olan 13/10/2016 tarihinin esas alınması gerekirken, temyize konu karar ile hükmedilen tazminata 11/05/2016 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "İdare Mahkemesi kararının davacılardan ...'a 75.000,00 TL, baba ...'a 75.000,00 TL, kardeşler ... ve ...'a ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın 11/05/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine ilişkin kısmı yönünden onanmasına" ibaresinin "İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer verilen '11/05/2016' ibarelerinin '13/10/2016' şeklinde düzeltilerek davacılar için hükmedilen toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın 13/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine " şeklinde ve yine hüküm fıkrasında yer alan " 32.640,65 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 11/05/2016 " ibaresinin " 32.640,65 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 13/10/2016 " şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarelerin esasa yönelik temyiz istemlerinin REDDİNE, hükmedilen tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihinde yönelik temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Davacıların adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan ödenmeyen temyiz yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, davalı idareler tarafından yapılan temyiz yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin davalı idarelere iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.