1. Hukuk Dairesi 2012/6109 E. , 2012/9745 K. "" MAHKEMESİ : BANDIRMA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve pay oranında tescil…
**1. Hukuk Dairesi 2012/6109 E. , 2012/9745 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BANDIRMA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve pay oranında tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakan H.S.'in çekişme konusu 2043 parsel sayılı taşınmazının intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini 12.07.2007 tarihinde davalı kızına satış suretiyle temlik ettiği, murisin 15.05.2010 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davalı kızı, dava dışı kızı G. ile davacıların da aralarında yeraldığı 8 torununun kaldığı, davacıların, anılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, öte yandan murisin aynı amaçla 60 parsel sayılı taşınmazının da dava dışı kızı G.'in eşi olan Ş.D.'e 16.12.2008 tarihinde satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek her iki taşınmaz yönünden dava açtıkları, yargılama sırasında davalı F. hakkındaki davanın tefrik edilerek yargılamaların ayrı yürütüldüğü, anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.