Başvuru, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması, tutukluluk incelemelerinin kanuni süresi içinde yapılmaması ve tutukluluk incelemelerinde alınan savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; kovuşturma sürecinde verilen yetkisizlik kararları nedeniyle mahkemeye erişim hakkı ve savunma hakkı bağlamındaki adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması, tutukluluk incelemelerinin kanuni süresi içinde yapılmaması ve tutukluluk incelemelerinde alınan savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; kovuşturma sürecinde verilen yetkisizlik kararları nedeniyle mahkemeye erişim hakkı ve savunma hakkı bağlamındaki adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 20/2/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından başvurucu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılı olarak soruşturma başlatılmış ve bu kapsamda 29/5/2018 tarihinde Ağrı Sulh Ceza Hâkimliğince yakalama kararı çıkarılmıştır. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle 15/5/2019 tarihinde Ağrı Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir. Başvurucunun sorgusu Ağrı Sulh Ceza Hâkimliği tarafından aynı tarihte yapılmış, başvurucunun müdafii de sorgu esnasında hazır bulunmuştur. Başvurucu savunmasında özetle isnat edilen suçlamaları kabul etmediğini belirtmiştir. Sorgu sonucunda başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar verilmiştir. Başvurucu tutuklama kararına itiraz etmiş, Patnos Sulh Ceza Hâkimliği 28/5/2019 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar vermiştir. Başsavcılık 11/6/2019 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açmıştır. Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi 17/6/2019 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2019/686 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Ağrı Ağır Ceza Mahkemesince aynı tarihte yapılan tensip incelemesinde yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 9/7/2019 tarihinde yaptığı tensip incelemesinde verdiği yetkisizlik kararıyla dosyanın Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine ve diğer hususların yetkili mahkemece değerlendirilmesine karar vermiştir. Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi yaptığı tensip incelemesi ile birlikte 9/8/2019 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyanın Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine ve mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluşmakla görevli mahkemenin tayini için dosyanın ortak, yüksek görevli mahkeme olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. Ayrıca başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 1/10/2019 tarihli kararıyla henüz ortada çözümü gereken ve karşılıklı iki mahkeme arasında meydana gelmiş olumsuz bir yetki uyuşmazlığı bulunmadığını belirterek son yetkisizlik kararı doğrultusunda dosyanın Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince yapılan tensip incelemesi ile birlikte 24/10/2019 tarihinde yargılama yapma görev ve yetkisinin Ankara Ağır Ceza Mahkemelerinde olduğu belirtilerek karşı yetkisizlik kararı ile dosyanın yetkili ve görevli mahkemenin belirlenmesi için Yargıtay Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Ayrıca başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar verilmiştir. Başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara karşı yaptığı itirazını dosya üzerinden inceleyen Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 6/11/2019 tarihinde itirazı kesin olarak reddetmiştir. Başvurucu, anılan kararı 22/1/2020 tarihinde tebliğ aldığını belirterek 20/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Yargıtay Ceza Dairesi 4/2/2020 tarihli kararıyla Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 24/10/2019 tarihli yetkisizlik kararının kaldırılmasına ve başvurucunun tahliye isteminin reddine karar vermiştir. Yargıtayın kararı üzerine yargılamaya Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) E.2020/61 sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir. Mahkeme 20/2/2020 tarihli tensip incelemesinde tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Mahkemece 20/4/2020 tarihinde yapılan ilk duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla katılan başvurucunun savunması alınmış ve duruşma sonunda tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Mahkeme 1/7/2020 tarihli duruşmada başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Devam eden yargılamada 4/10/2021 tarihli duruşmada ise başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, anılan karara karşı istinaf yoluna başvurmuş olup, dava bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinde derdesttir. İlgili hukuk için bkz. Kadir Ayhan, B. No: 2020/20083, 10/3/2021, §§ 20-32; Yavuz Cengiz, B. No: 2019/37138, 15/6/2021, §§ 23-