Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/4973 E. , 2024/7606 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4973 Karar No : 2024/7606 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/4973 E. , 2024/7606 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4973 Karar No : 2024/7606 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan ve usulüne uygun bir soruşturma yürütülmeden KHK ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, kişiselleştirme yapılmadığı, "iltisak" ve "irtibat" kavramları ile ne kastedildiğinin belli olmadığı, bu kavramların soyut ve muğlak kavramlar olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, kanuniliği ve şahsiliği ilkelerinin, masumiyet karinesinin, gerekçeli karar hakkının, lekelenmeme hakkının, adil yargılanma hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, söz konusu KHK'nın 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, bu nedenle kamu görevinden çıkarma işleminin hukuki dayanağı kalmadığı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair gerekçenin zorlama şekilde üretildiği, uygulanan tedbirin ölçüsüz olduğu, dava konusu kararın tebliğ usulünün hukuka aykırı olduğu, terör örgütleriyle ve darbe girişimiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, dava konusu edilen işlemin idari işlemin unsurları yönünden de hukuka aykırı olduğu, kardeşiyle çocukluk yaşamından sonra sosyal bir ilişkisinin kalmadığı, eşi hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, kardeşinin ve eşinin ByLock programı kullandığını bilmediği, onların eylemlerinden sorumlu tutulmasının suç ve cezaların şahsiliği ilkesine ve masumiyet karinesine aykırı olacağı, faizsiz bankacılık yapan finans kuruluşlarını tercih etmesi nedeniyle Bank Asya'da hesabının bulunduğu, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asya hesabına para yatırmadığı, yasal bir şekilde faaliyet sürdüren bankaya yatırılan paranın suç teşkil etmediği, çocuklarının başarılı bir eğitim almaları amacıyla o dönemde Milli Eğitim Bakanlığının denetiminde olup başarılı olduğunu düşündüğü okula göndermesinde bir sakınca görmediği, Kimse Yok Mu isimli derneğe ödeme yaptığını hatırlamamakla beraber eğer yaptıysa bunu ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması amacıyla yaptığı, Cihan Medya isimli kuruma ödeme yaptığını hatırlamamakla birlikte sıradan sosyal ve eğitim ihtiyaçları için aldığı bir kitap, kırtasiye malzemesi veya deneme sınav materyali olduğunu düşündüğü, bu hususların terör örgütüyle irtibat ve iltisakını göstermeyeceği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacının kardeşi R.K. hakkındaki tespitlere de yer verilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.