8. Hukuk Dairesi 2021/9238 E. , 2023/4105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/167 E., 2018/461 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne kara
**8. Hukuk Dairesi 2021/9238 E. , 2023/4105 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/167 E., 2018/461 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.... ili Narlıdere ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 24 ada 170 parsel sayılı taşınmazlar tapuda davalı adına kayıtlıdırlar. 2.Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 24 ada 170 parsel sayılı taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1935 yılında tapuya zeytinlik vasfı ile tescil edildiğini, ilk orman tahdit çalışmalarının 1949 yılında yapıldığını ve kesinleştiğini, 60 yılı aşkın bir süre sonra açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalının taşınmazı edindiği tarihte tapuda orman tahdidi olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığını, bu durumda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1023 üncü maddesi gereğince taşınmazı edinirken iyi niyet kuralından yararlanarak korunması gerektiğinin hukuken tartışmasız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... ve mirasçıları vekili, duruşmada alınan beyanında davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2013 tarihli ve 2011/298 Esas, 2013/528 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın orman kadastro sınırları içinde kaldığı kabul edilerek, davanın kabulüne, dava konusu 24 ada 170 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2014 tarihli ve 2014/3998 Esas, 2014/6836 Karar sayılı kararıyla yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm tesisine yeterli ve elverişli olmadığı, bu nedenle yörede yapılan tüm tahdit tutanakları dosya arasına alındıktan sonra yapılacak keşif sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 1949 yılı orman tahdit sınırları için kalan orman sanılan yerlerden ve eylemli olarak orman sahaları olduğu, sahaların tamamında tam kapalılıkta kızılçam ağaç topluluğu bulunduğu ve bu yerlerin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesine göre de orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, dava konusu 24 ada 170 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... İdaresi vekili, Orman Genel Müdürlüğünün harçlardan muaf olduğunu açıklayarak, hükmün bu yönüyle bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının Yargıtay bozma ilamında gösterilen usul ve yönteme uygun olmadığını, 1949 yılında yapılan orman tahdit sınırlarının zeminde bulunmadığını, 1976-1979 yıllarında yapılan orman kadastrosu sınırlarının belirlenmeye çalışıldığını, tahdit tutanağında adı geçen kişiler ve taşınmazlarının gösterilmediğini, usulüne göre bir inceleme yapıldığı taktirde davalının taşınmazlarının tahdit dışında kalacağının anlaşılacağını, taşınmaz üzerinde bulunduğu söylenen kızılçam ağaçlarının sonradan oluştuklarını ve 20-25 yaşlarında olduğunu, kesinleşen arazi kadastrosundan sonra yapılan orman kadastrosu ikinci kadastro niteliğinde olduğundan sonuçlarıyla birlikte geçersiz sayılacağından, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3.Davalı ... ve arkadaşları vekili, hatalı ve eksik tespitler neticesinde elde edilmiş olan bilirkişi raporlarını esas alarak dava konusu yerin 1949 yılında sınırları kesinleşen ilk orman tahdidinde devlet ormanları sınırları içerisinde kaldığından bahisle davanın kabulüne karar verildiği, arazi kadastro işleminden sonra yapılan orman kadastro işleminin mükerrer olup yok hükmünde olduğunu açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadıkları, oluşacak duruma göre davacı lehine tapu kayıtlarının iptali ve tescile karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428, 439/2 nci maddeleri, 7139 Sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7139 Sayılı Kanun ) 33 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Davalı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yönünden; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2.Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yönünden; İlk Derece Mahkemesince yargılama harçlarının davacı ... İdaresinden alınmasına karar verilmiş ise de karardan önce 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile ..., 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'na (492 sayılı Kanun) göre alınan harçlardan, bu Kanun'da belirtilen görevleri kapsamında düzenlenen kâğıtlar sebebiyle damga vergisinden ve tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaftır, hükmü gereğince Orman İdaresi aleyhine harçlara hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, İlk Derece Mahkemesi kararının aşağıda belirtilen kısmının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddine, 2.Davacı ... İdaresi vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (A-2) VE (B-3) numaralı bentlerinde yer alan sırasıyla “ Dava konusu taşınmazın bilirkişi raporu ile belirlenen dava tarihindeki değeri ve davalıların tapudaki payları dikkate alınarak belirlenen 41.700,21-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 10.430,37-TL harç mahsubu ile bakiye 31.269,84-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,” ve "Dava konusu taşınmazın bilirkişi raporu ile belirlenen dava tarihindeki değeri ve davalıların tapudaki payları dikkate alınarak belirlenen 789,98-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 416,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,85-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına," ibarelerinin çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı “Davacı ... İdaresinden alınan peşin harcın iadesine ve harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince davalılardan harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.