22. Hukuk Dairesi 2016/26612 E. , 2016/23929 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA: Davacı, baştan itibaren davalı Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’nun işçisi olduğunun tespiti ve aylık ücret miktarının belirlenmesiyle, ilave tediye, ikramiye, prim alacağı, kömür yardımı, bedelsiz yemek iaşe bedeli, sabun ve aydınlatma bedeli, sosyal yardım, koruyucu malzeme ve giyim eşyası alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm s…
**22. Hukuk Dairesi 2016/26612 E. , 2016/23929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA: Davacı, baştan itibaren davalı Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’nun işçisi olduğunun tespiti ve aylık ücret miktarının belirlenmesiyle, ilave tediye, ikramiye, prim alacağı, kömür yardımı, bedelsiz yemek iaşe bedeli, sabun ve aydınlatma bedeli, sosyal yardım, koruyucu malzeme ve giyim eşyası alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’nun hizmet alım yoluyla ihale ettiği yer altı kömür üretim işinde kayden alt işveren işçisi olarak çalıştığını, asıl işveren-alt işveren arasındaki ilişkinin kanuna aykırı olduğunu ve muvazaya dayandığını, davalının bünyesinde çalışan ve davacının dengi olan kadrolu işçilerin sahip olduğu tüm mali hakların müvekkiline de sağlanması gerektiğini ileri sürerek, müvekkilinin baştan itibaren davalı Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’nun işçisi olduğunun tespiti ve aylık ücret miktarının belirlenmesiyle, ilave tediye, ikramiye, prim alacağı, kömür yardımı, bedelsiz yemek iaşe bedeli, sabun ve aydınlatma bedeli, sosyal yardım, koruyucu malzeme ve giyim eşyası alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu vekili, müvekkili kurum ile davacının çalıştığı müteahhit arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, ihale makamı olan müvekkilinin, işi bir bütün olarak ihale ettiğini, işlemin mevzuata uygun olduğunu, muvazaa bulunmadığını, davacının iddia ve taleplerinde haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...Ş. vekili, müvekkili şirketin maden sahasını rödovans sözleşmesi hükümleri çerçevesinde işlettiğini, sözleşmenin hukuka uygun ve geçerli olduğunu, müvekkilinin alt işveren sayılamayacağını, muvazaa iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalılar arasında kanuna uygun şekilde asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu ve ilişkinin muvazaalı olmadığı belirtilerek, davanın belirsiz alacak davası türünde açılamayacağı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre,