Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4824 E. , 2024/4139 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4824 Karar No : 2024/4139 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Tekstil Mağacacılık İnş…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4824 E. , 2024/4139 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4824 Karar No : 2024/4139 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Tekstil Mağacacılık İnşaat Gıda Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ... sayılı dahilde işleme izin belgesi ile ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ...sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında temsilcilik sözleşmesine istinaden davacı adına 2018 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 7 adet beyanname muhteviyatı ithalata konu eşyanın ihraç edilmediği gibi belge sahibi firmaların adresinde ve stoklarında da yer almadığının tespit edilmesi üzerine dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiğinden bahisle ithalat sırasında alınmayan vergilerin tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dahilde işleme izin belgesi sahibi firmalar ile aralarındaki temsilcilik sözleşmesine istinaden ithalat işlemlerini gerçekleştiren davacının ithal edilen eşyaya ait vergilerin ödenmesinden sorumlu tutulabilmesi için, vergi kaybına neden olan durumun varlığını bildiği ya da bilmesi gerektiği hususunun açık olarak ortaya konulması gerektiği, olayda, bu durumla ilgili olarak davalı idarece yapılan somut herhangi bir tespitin bulunmadığı, dolayısıyla ithalat sırasında alınmayan vergilerin davacıdan istenilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmış olup, söz konusu durum "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Tekstil Mağacacılık İnşaat Gıda Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ... sayılı dahilde işleme izin belgesi ile ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında temsilcilik sözleşmesine istinaden davacı adına 2018 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 7 adet beyanname muhteviyatı ithalata konu eşyanın ihraç edilmediği gibi belge sahibi firmaların adresinde ve stoklarında da yer almadığının tespit edilmesi üzerine dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiğinden bahisle ithalat sırasında alınmayan vergilerin tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının 5911 sayılı Kanun'la değişik 11. bendinde, "yükümlü" deyiminin, gümrük yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu bütün kişileri ifade ettiği belirtilmiş; aynı maddenin 1. fıkrasının 17. bendinde, "beyan sahibi" deyiminden, kendi adına beyanda bulunan veya adına beyanda bulunulan kişinin anlaşılması gerektiği açıklandıktan sonra, 5. maddesinin 5911 sayılı Kanun'la değişik şeklinde, bütün kişilerin, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilecekleri; temsilin, doğrudan veya dolaylı olabileceği; temsilcinin, doğrudan temsil durumunda başkasının adına ve hesabına hareket edeceği; dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket edeceği öngörülmüş; 5911 sayılı Kanun'la değişik 181. maddesinin 2. fıkrasında, ithalatta gümrük yükümlülüğünde yükümlünün, beyan sahibi olduğu; dolaylı temsil durumunda, hesabına gümrük beyanında bulunulan kişinin de yükümlü olduğu; dolaylı temsilde, temsilcinin yükümlülüğünün, beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumlarla sınırlı tutulduğu kurala bağlanmış, 184. maddesinin 1. fıkrasında, ithalat vergilerine tabi eşyanın geçici depolanmasından veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülüklerden birinin yerine getirilmemesi ve eşyanın söz konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya nihai kullanımı nedeniyle indirimli yahut sıfır ithalat vergi oranı uygulanmasına ilişkin koşullardan birine uyulmaması hallerinde ve bu fiillerin geçici depolamanın veya ilgili gümrük rejiminin yanlış uygulanması sonucunu yarattığının tespit edilmesi durumunda ithalat nedeniyle gümrük yükümlülüğünün doğacağı, 3. fıkrasında, bu maddeye göre yükümlünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın geçici depolanmasından veya tabi tutulduğu gümrük rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişi ya da söz konusu rejime tabi tutulması için konulmuş koşullara uyması gereken kişi olduğu,192. maddesinde, aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden birden çok yükümlünün sorumlu olduğu hallerde, bunların söz konusu vergilerin ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları; 225. maddesinin 1. fıkrasında ise, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetlerin, 5. madde hükümleri çerçevesinde sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edileceği ve sonuçlandırılacağı hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; dolaylı temsil durumunda, hesabına gümrük beyanında bulunulan ithalatçı ile birlikte beyan sahibi olan gümrük işlemlerini yürüten gümrük müşavirinin de "yükümlü" olduğu; eşyanın, gümrük vergilerinin kısmen veya tamamen ödenmeksizin yurda girişinin yapılması durumunda; bir başka deyişle, ithalata ilişkin olarak gümrük yükümlülüğünün doğması halinde, vergilerin ödenmesinden ithalatçı ile gümrük müşavirinin, yükümlü olmaları nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sonucuna ulaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davacının gümrük müşaviri olarak işlemlerini takip ettiği ... Tekstil Mağacacılık İnşaat Gıda Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ... sayılı dahilde işleme izin belgesi ile ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithali sonrasında, dahilde işleme izin belgesi sahibi firmaların adresinde bulunamadığı ve taahhüt edilen ihracatın gerçekleştirilmediğinden dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiği ileri sürülerek ithalat aşamasında tahsil edilmeyen vergilerin tahsili amacıyla, dolaylı temsilci(beyan sahibi) sıfatıyla gümrük müşaviri olan davacı adına, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işleme karşı bir dava açılmaması üzerine, dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Olayda, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici ithali gerçekleştirilen eşyaların, ihraç edilmediğinden bahisle ithale ilişkin vergilerin istenildiği hususu gözetildiğinde; sadece ithalatla ilgili işlemleri dolaylı temsilci sıfatıyla gerçekleştiren gümrük müşavirlik şirketinin, ihracatın gerçekleştirilmemesinden dolayı sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Bu durumda, davacının gümrük müşaviri sıfatıyla sorumluluğu, dahilde işleme izin belgesi kapsamındaki eşyanın ithalat işlemlerinin usulüne uygun olarak tamamlanması ile sona erdiğinden, bu aşamadan sonra eşyanın taahhüde konu işlem görmüş ürünün bünyesinde kullanılmak suretiyle yurt dışı edilmemesinden, davacının, dolaylı temsilci sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı yolundaki davacı iddialarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, işlemin iptali yolunda verilen temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.