10. Hukuk Dairesi 2024/7775 E. , 2024/9378 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2801 E., 2023/766 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/510 E., 2021/313 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince istinafı üzerine,
**10. Hukuk Dairesi 2024/7775 E. , 2024/9378 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2801 E., 2023/766 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/510 E., 2021/313 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.06.2014 tarihinden 19.02.2015 tarihine kadar, 10.08.2015 tarihinden 09.02.2017 tarihine kadar davalı işveren nezdinde geçen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığı süre boyunca kısmi süreli olarak götürü ücret üzerinden sigortalı olduğunu, sigorta primlerinin buna göre tam yattığının belli olduğunu, davacının fiilen çalışmadığı 5,5 ay boyunca müvekkili şirketin diğer şantiyelerinde sigortalı olarak gösterildiğini, davacının müvekkili firma ile aralarında asıl-alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, davacıya taşeronluk ilişkisi nedeniyle ödenen miktarın, rayiç değerlerine bakılarak güncellendiğini, sözleşme ile kararlaştırılan bedelin üstünde ödeme yapıldığını, davacının müvekkilinden hiçbir alacağının kalmadığını, davacının işin bitmesiyle ve kendisinin başka işlere girme isteği ile 22.11.2014 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, davacının ücretini tam almasına rağmen sıva boya işini taahhüt ettiği şekilde projeye uygun olarak kusursuz tamamlamadığını, bu zarara rağmen davacının anlaşmaya uygun ve eksiksiz çalışmış gibi müvekkili firma tarafından sigortasının eksiksiz yapıldığını, primlerinin ödendiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta başlangıç tespiti talebi yönünden kuruma başvuruda bulunmadan dava açtığını, davacının hizmet cetveli ve dönem bordrolarında yer alan çalışmalar haricinde bir çalışmasının bulunmadığını, davacının tespitini talep ettiği dönemlerin çoğunda sigortalılığının bulunduğunu, davacının davalı iş yerinde hizmet akdiyle çalışmasının ispatlanması gerektiğini, kurumun resmi kayıtlarının incelenmesinin gerektiğini, kurum yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmamasını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının 28.06.2014-30.11.2014, 10.08.2015-30.11.12015, 01.03.2016-30.11.2016 tarihleri arasında, kuruma bildirilen süreler dışlanmak suretiyle, davalı iş yerinde çalıştığının tespitine, 2-Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri 1.Fer'i Müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet akdi iki taraflı akitler arasında yer aldığından ve tarafları birbirine taahhütlerle bağladığından, hizmet akdinde bağımlılık esaslı unsur olduğunu, hizmet akdinin varlığından söz edilebilmesi için işçinin işverenin emir ve görüşleri doğrultusunda işverenin gösterdiği yerde belirli ya da belirsiz sürede çalışması ve bunun karşılığında da işverenden ücret alması gerektiğini, dosya kapsamında toplanan delillerden ve tanık beyanlarından davacının, davalı iş yerinde iş sözleşmesine dayalı olarak davalı işverenin emri altında bir çalışmasının olmadığını, davacının davalı iş yerindeki çalışmalarının devamlılık arz etmediğini, taşeron olarak çalışan davacının, davacının davalı iş yerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tanık beyanları değerlendirilirken, iş yerinde yürütülen işin niteliği, tanıkların iş ve iş yeri hakkındaki bilgileri, dikkate alınması gerektiğini, dosyada dinlenilen tanıklar da davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tanıklar olmadığını, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece tanık beyanlarına dayanılarak ispat edilmesini kabul etmediklerini, ayrıca dosyada dinlenen tanıkların bu tip davalarda Yargıtay’ın tanıklık edebilmek için aradığı niteliklere sahip olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl işveren ile alt işverenin kendi aralarındaki uyuşmazlıkların çözüm yeri, dava olunana göre, sulh mahkemeleri ya da asliye mahkemeleri (ticaret mahkemeleri dahil) olduğunu, her halde bu tür davaların İş Mahkemelerinin görev alanı dışında olduğunu, sözleşmeye ilişkin olarak davacının tüm alacakları davacıya ve ... 'a elden makbuz ve senetlerle ödendiğini, bu ödeme belgeleri de cevap dilekçesi ekinde sunulmuş olup, asılları mevcut olmasına rağmen Mahkemece talep edilmediğini, ödemelerin toplamının 800.000,00 TL civarında olduğunu, müvekkil firmanın normal bir işçiye elden bu kadar yüksek yekünde ödeme yapmasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda bilirkişinin hakim yerine geçerek delillerin esasa etkili kabul etmediğinin belirli olduğunu, puantaj kayıtlarına göre davacı, kısmi süreli sigortalı gösterildiği için davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacıya ve ortaklarına taşeronluk ilişkisi nedeniyle ödenen miktar, rayiç değerlere bakılarak güncellenmiş; bu sebeple tutar, sözleşme ile kararlaştırılan bedelin de üstünde olduğunu, davacının müvekkil firmadan hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, gerek Mahkeme dosyasında, gerekse davacının bağlantılı Kayseri 2. İş Mahkemesinin 2017/664 E. sayılı dosyasında ve Kayseri 1. İş Mahkemesinin 2017/511 E. sayılı dosyasında dinlenen tüm tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde, davacının kayıt dışı bir taşeron ortağı olduğu ve kendilerine bağlı çalışan işçileri olduğu, onlara emir ve talimat verdikleri, ücretlerin taşeronlar tarafından elden dağıtıldığı, çalışma şekli ve sürelerin taşeronlarca tayin edildiği, yağışlı günlerde ve kışın çalışma olmadığı, ayda 2 pazar çalışılmadığı gün yüzüne çıktığını, Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, Mahkeme kararında belirtildiği üzere işinin niteliği gereği davacının kış aylarında çalışmadığını ancak tanık beyanlarında ifade edilmesine rağmen işin niteliği gereği yağışlı günlerde de sıva-boya işi yapılmadığı halde, bu sürelerin düşülmediğini, davacının çalıştığı süre boyunca yağışlı olan günlerin tespiti Meteoroloji Genel Müdürlüğünden istenebildiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını yinelemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.