11. Ceza Dairesi 2010/12242 E. , 2011/10057 K. "İçtihat Metni" 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonucunda hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca durdurulmasına, dosyanın gereği yapılmak üzere Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Şişli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/09/2009 tarihli ve 2008/732 esas, 2009/1077 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 6. Ağır Cez
**11. Ceza Dairesi 2010/12242 E. , 2011/10057 K.** **"İçtihat Metni"** 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonucunda hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca durdurulmasına, dosyanın gereği yapılmak üzere Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Şişli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/09/2009 tarihli ve 2008/732 esas, 2009/1077 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/02/2010 tarihli ve 2010/206 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; Sanık hakkında defterdarlık mütalaası alınmadan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca durmasına, dava dosyasının usulüne uygun mütalaa alınmasının temini için defterdarlığa gönderilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına tevdiine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesindeki "Soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda anılan maddedeki şartların gerçekleşmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 267. maddesinde yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesinin mecburi olduğu hükmünün yer aldığı, dosyada mevcut İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 16/09/2005 tarihli yazılarında mütalaa verme ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunma yetkisinin Denetim Grup Müdürlüğüne verildiğinin bildirildiği, Denetim Grup Müdürlüğünce usulüne uygun şekilde düzenlenmiş mütalaanın da dosyada mevcut olduğu cihetle, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 14.07.2010 gün ve 2010/8669-46771 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 12.08.2010 gün ve KYB.2010/180431 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Bazı Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmasında Usul” başlıklı 367. maddesinin aşağıdaki değişikliklerden önceki 1. fıkrası “Yaptıkları inceleme sırasında 359 ve 360 ıncı maddelerde yazılı kaçakçılık veya iştirak suçlarını tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların muavinleri ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün mütalaasıyla, keyfiyetin yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir” biçiminde iken, 04.04.2007 gün ve 26483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 28.03.2007 gün ve 5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesi ile 367. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün" ibaresi "vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın" şeklinde değiştirilerek, dava şartı niteliğindeki mütalaa vermeye yetkili makamlar, - maliye müfettişleri, - hesap uzmanları ile bunların muavinleri, - gelirler kontrolörleri, - stajyer gelirler kontrolörleri, - vergi dairesi başkanlığı ve - defterdarlık olarak belirlenmiştir. 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Kanunun 280. maddesi “Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir” şeklinde değiştirilmiş ise de mütalaa vermeye yetkili makamlarda bir değişiklik yapılmamıştır. 01.08.2010 gün ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 23.07.2010 gün ve 6009 sayılı Kanunun 9. maddesi ile de anılan maddenin birinci fıkrasında değişiklik yapılmış olup, “(Değişik fıkra. 23.07.2010-6009 SK./13.mad) Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.” biçimindedir. 16.05.2005 gün ve 25817 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 05.05.2005 gün ve 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Taşra teşkilatı” başlıklı 23. maddesi “ Başkanlığın taşra teşkilatı, doğrudan merkeze bağlı vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı kurulmayan yerlerde bu Kanunun 24 ve 25 inci Maddelerindeki görev ve yetkileri haiz vergi dairesi müdürlüklerinden oluşur. Vergi dairesi başkanlıklarının kuruluş yerleri ve sayıları ile bunlara ilişkin değişiklikler Bakanlar Kurulunca belirlenir” biçiminde olup, 06.07.2005 gün ve 25867 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.06.2005 gün ve 2005/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre ise ülkemizde aralarında İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının da bulunduğu 29 bölgede vergi dairesi başkanlıklarının faaliyete geçmesi benimsenmiştir. Aynı Kanunun “Yetki devri” başlıklı 27. maddesi ise “Başkan ve her kademedeki Başkanlık yöneticileri, sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla, yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilir. Yetki devri uygun araçlarla ilgililere duyurulur” şeklinde olup, vergi dairesi başkanının Kanundaki usule göre yetkisinin bir kısmını astlarına devredebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanunun “Atıflar ve yetkiler” başlıklı 33. maddesi uyarınca; diğer mevzuatta defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. Somut olay açısından; sanık hakkında 2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçu ile ilgili olarak inceleme yapan Vergi Denetmeni Nesrin Korkusuz ile Vergi Denetmen Yardımcısı Gürsel Kokarca tarafından düzenlenen 29.11.2005 gün ve VDENR-2005-497/26 sayılı Vergi Suçu raporuna istinaden Gelir İdaresi Başkanlığı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, Denetim Grup Müdürlüğü, İhbarlar ve Şikayetler Değerlendirme Müdürlüğünün 12.12.2005 gün ve 017178 sayılı yazısı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanı adına, Denetim Grup Müdür vekili ... tarafından imzalanmak suretiyle mütalaada bulunulduğu, aynı Başkanlığın dosyada mevcut 16.09.2005 günlü Onay ile de İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyete geçen İhbarlar ve Şikayetler Değerlendirme Müdürlüğü ile Denetim Koordinasyon Müdürlüğünce yürütülmekte olan işlemlerin verimliliğinin sağlanması ve hızlı bir biçimde yürütülmesi amacıyla onay ekindeki listede yer alan kişilere belirtilen şekilde yetki devrinin yapılmasına izin verildiği anlaşılmaktadır. Anılan mevzuat ile 16.09.2005 günlü Onay birlikte değerlendirilerek; aynı Başkanlığın 12.12.2005 gün ve 017178 sayılı dava şartı niteliğindeki mütalaasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 367. maddesine uygun bulunduğu gözetilerek, itirazın kabulü yerine karar verilmesi isabetsiz bulunduğu cihetle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Şişli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2009 gün ve 2008/732 esas, 2009/1077 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2010 gün ve 2010/206 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 15.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. Ş.D.