14. Ceza Dairesi 2012/9733 E. , 2014/7463 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanığın ve müdafiin yerinde görül…
**14. Ceza Dairesi 2012/9733 E. , 2014/7463 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanığın ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün oybirliğiyle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün oyçokluğuyla ONANMASINA, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY 14 yıl 10 ay 26 günlük olan mağdure ... 3 yıldır tanışıp gönül ilişkisi kurduğu 19 yaşındaki sanık ... ile 27.10.2010 günü saat 23.00 da ... İlköğretim Okulunda buluştuğu, mağdurenin sanıktan kendisini kaçırmasını istediği, sanığın bu teklifi kabul etmediği, ancak mağdurenin eve gitmeyeceğini beyan etmesi üzerine ilçe yakınındaki bağ evine götürdüğü, 4 gün burada kaldıkları, sanığın cebir, tehdit ve hile olmaksızın mağdure ile bir kez cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra ilçe merkezine geri dönerek karakola teslim oldukları ve 08.12.2011 günü de resmen evlendikleri dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. TCK.nın 109/1. maddesi bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakma eylemini yaptırıma bağlamıştır. Burada çözümlenmesi gereken sorun 15 yaş içerisinde ancak bu yaşı henüz ikmal etmemiş olan mağdurenin kendi istek ve iradesi doğrultusunda sanıkla birlikte olay yerine gitmesinde TCK.nın 109/1. maddesindeki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşup oluşmayacağıdır? 5237 sayılı TCK.nın 26/2. maddesinde kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği belirtilmektedir. Kanun koyucu genel hükümlerde yer alan bu düzenlemede, hukuka uygunluk nedeni olan rıza ehliyetinden bahsetmektedir. İlgilinin gösterdiği rıza her durumda bir hukuka uygunluk sebebi oluşturmaz. Öncelikle ilgilinin rızasının işlenen fiili hukuka uygun hale getirebilmesi için rızaya ehil olması gerekir. Temyiz kudretine sahip herkes rıza açıklamasına ehildir. Yani rıza ehliyetine sahip kişi mutlak tasarrufta bulunabileceği bir haktan vazgeçmenin anlamını, kapsamını ve önemini algılayabilecek durumda olmalıdır. Türk Medeni Kanununun 11. maddesi erginliğin 18 yaşın doldurulmasıyla başlayacağını belirtmekte, ancak bu Kanun 18 yaşından küçüğün temyiz kudretinin hangi yaştan itibaren başlayacağı konusunda bir belirleme yapmamaktadır.5237 sayılı TCK'da da rıza ehliyetinin hangi yaştan başlayacağına dair belirleme bulunmamaktadır. Ancak ceza ehliyetine ilişkin düzenlemenin bu sorunun çözümüne yol göstereceği kanaatindeyim.