3. Ceza Dairesi 2021/2172 E. , 2023/6478 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/727 E., 2019/2186 K. SUÇ : Devletin Birliğini ve bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne bilerek veya isteyerek yardım etme, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yöneli
**3. Ceza Dairesi 2021/2172 E. , 2023/6478 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/727 E., 2019/2186 K. SUÇ : Devletin Birliğini ve bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne bilerek veya isteyerek yardım etme, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A.Sanık ... müdafiinin kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye yardım etme suçu ve sanık ... müdafiinin silahlı terör örgütüne bilerek veya isteyerek yardım etme suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1. Sanık ...'ın kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye yardım etme suçu yönünden Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/137 Esas 2017/154 sayılı kararında verilen mahkumiyet kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesine rağmen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.07.2018 tarihli 2017/2095 Esas ve 2018/916 sayılı kararında inceleme ve karar verilmediği ancak diğer sanıklar yönünden inceleme yapılarak bazı hükümlerin bozulması ile yeniden İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/234 Esas 2019/18 sayılı kararında sanık hakkında ikinci kez aynı suçtan aynı deliller ile mahkumiyet hükmü kurulduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince esasa ilişkin inceleme yapıldığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmeyerek yapılan incelemede; Sanık ... yönünden dosya kapsamındaki eylem ve faaliyetleri ile 27.06.2013 tarihli duruşmadaki "o planın içinde ben de kendim vardım" şeklindeki savunması dikkate alınarak müşterek fail olduğu gözetilmeden hakkında kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme suçundan yapılan uygulamada TCK'nın 37/1 maddesi yerine 39/2-b maddesinden hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık ... müdafiinin silahlı terör örgütüne bilerek veya isteyerek yardım etme suçu yönünden yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. a-) Sanıklar ... ve ... müdafilerinin Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme suçları yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1-Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.07.2018 tarihli 2017/2095 Esas ve 2018/916 sayılı bozma ilamı ile mahkemece verilen hükmün sanıklar aleyhine bozulmuş olması karşısında, CMK'nın 307/2 nci maddesi son cümlesi gereğince sanıkların bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması gerekirken sanıklar müdafiinin beyanlarının alınması ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2-07.09.2012 tarihli görüntü izleme ve okuma tutanağının gizli tanık ...'ın teşhisleri doğrultusunda düzenlendiği, 26.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda ise kamera kayıtlarının çözünürlüğü nedeniyle müspet ya da menfi bir görüş beyanında bulunulamayacağının belirtilmiş olması karşısında görüntü kayıtlarının getirtilerek gizli tanık ... teşhisleri ve beyanları ile görüntü kayıtlarının birbiri ile uyumlu olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi amacıyla olaya ilişkin görüntü kayıtlarının Adli Tıp, TÜBİTAK veya TRT gibi uzman kuruluşlardan birisine gönderilip görüntü iyileştirme ve analizleri de yaptırılarak bilirkişi raporu aldırılması ve eylemlerin sanıklarla ilişkilendirildikten sonra gerekçe yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. b-)Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin silahlı terör örgütüne bilerek veya isteyerek yardım etme suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1.Sanık ... yönünden; UYAP’tan yapılan kontrol ve dosya kapsamında bulunan belgelerden, sanık hakkında Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/213 Esas sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan suç tarihi 13.11.2011, iddianame tarihi 19.04.2012 olan kamu davasının mükerrer yargılamanın ve cezalandırılmanın önlenmesi bakımından yapılan değerlendirmede Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.09.2013 tarihli ve 2013/9871 Esas 2013/11878 sayılı onama kararı ile aynı tarihte kesinleştiği, örgüte yardım suçunun failinin örgütün hiyerarşik yapısına girerek örgüt üyesi olmaması gerektiğinin TCK'nın 220 nci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlendiği gözetilerek Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçundan kamu davası açılan ve silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme kabul edilen sanığın eyleminin; Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile aynı dönemde gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi bakımından silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olması da nazara alınarak; anılan dava dosyası getirtilip incelenerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık ... yönünden; sanığın olay tarihinde Karlıova BDP ilçe başkanı olarak görev yaptığı, dosyada delil olarak gösterilen diğer gizli tanık anlatımları ve genel nitelikteki beyanların somut deliller ile desteklenmediği anlaşılmakla PKK/KCK terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiğine dair her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığı gözetilmeden silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Sanık ... yönünden; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.07.2018 tarihli 2017/2095 Esas ve 2018/916 sayılı bozma ilamı ile mahkemece verilen hükmün sanık aleyhine bozulmuş olması karşısında, CMK'nın 307/2 nci maddesi son cümlesi gereğince sanığın bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması gerekirken sanık müdafiinin beyanlarının alınması ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2019/727 Esas, 2019/2186 sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2019/727 Esas, 2019/2186 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.