22. Hukuk Dairesi 2011/12680 E. , 2011/9020 K. "" MAHKEMESİ : Karaman İş Mahkemesi TARİHİ : 06/04/2009 Davacı vekili, işe iade davasının kesinleşmesinin ardından işverene süresinde başvurulduğu halde işçinin işe başlatılmadığını, açılan işe iade davasının sonuçlandığını, Yargıtay kararının taraflara tebliği üzerine işverene işe iade başvurusu yapıldığını, işverenin ihtarnamesi ile davacı işçiyi işe başlatmayacağını bildirdiğini, bunun üzerine davacının likit olan dört aylık b…
**22. Hukuk Dairesi 2011/12680 E. , 2011/9020 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Karaman İş Mahkemesi TARİHİ : 06/04/2009 Davacı vekili, işe iade davasının kesinleşmesinin ardından işverene süresinde başvurulduğu halde işçinin işe başlatılmadığını, açılan işe iade davasının sonuçlandığını, Yargıtay kararının taraflara tebliği üzerine işverene işe iade başvurusu yapıldığını, işverenin ihtarnamesi ile davacı işçiyi işe başlatmayacağını bildirdiğini, bunun üzerine davacının likit olan dört aylık brüt ve dört aylık giydirilmiş brüt ücretinin tahsil edilmesi amacıyla icra takibi yaptıklarını, borçlu işvereninin ne şekilde hesap edildiği belli olmayan 12.326,96 TL ödeyerek borcun geri kalan kısmına itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davacının giydirilmiş brüt ücretinin son ücret bordrolarından da görüleceği üzere yaklaşık 2.500,00 TL olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu davalının alacağın % 40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacı taleplerinden birinin davacıya yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılması ile ilgili olduğunu, verginin haksız olup olmadığı konusundaki iddiaların vergi mahkemelerince değerlendirilmesinin gerektiğini, bu nedenle mahkemenin görevsizlik kararı vermesinin gerektiğini, davacının işe iade davası sonrasında işe iade başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun şirket tarafından reddedildiğini ve davacının hesap numarasını bildirmesi halinde ilamdan kaynaklanan alacağın derhal ödeneceğinin bildirildiğini, ancak davacının hesap numarası bildirmek yerine icra takibi yaptığını, bunun üzerine davacının ilamdan kaynaklanan alacağının ve ferilerinin hesaplanarak icra dairesine cebri icra tehdidi altında ödendiğini, ilamda belirtilen alacağı aşan miktara ise itiraz edildiğini, davacıya işe iade kararına binaen hak ettiği ücret ve tazminatların tam ve eksiksiz olarak ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin ödendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçeri bir feshin sonuçlarını doğurur. İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Fesih tarihindeki ücrete göre işe başlatmama tazminatı ödenmelidir.