Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6679 E. , 2024/243 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6679 Karar No : 2024/243 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare tarafından aleyhine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, özel güvenlik kimlik belgesin
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6679 E. , 2024/243 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6679 Karar No : 2024/243 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare tarafından aleyhine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, özel güvenlik kimlik belgesinin yenilenmesi için davalı idareye yaptığı başvurunun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle reddi ile özel güvenlik çalışma izni ve kimlik kartının iptali yönünde tesis edilen İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyonun … tarih ve … sayılı kararının kendisine yönelik kısmının iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı toplam 11.732,00 TL maddi (kıdem+ihbar) tazminatın işlem tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte; 2.300,00 TL bir aylık ücret alacağının iş sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle, 20.000,00.-TL manevi tazminatın ise davanın açıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının görevinin önem ve özelliği, isnat edilen fiilin niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında, 5188 sayılı Özel Güvenik Hizmetlerine Dair Kanun'un "çalışma İzni" başlıklı 11. maddesinde yer alan "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişiler, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamazlar." hükmü gereğince terör örgütüne aidiyeti/iltisaki tespit edilen davacının, özel güvenlik belgesinin iptaline ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan hukuka uygunluğu saptanan dava konusu işlem sebebiyle davacının maddi veya manevi açıdan kayıplarının bulunduğundan da söz edilemeyeceğinden, tazmini gereken maddi veya manevi bir zararının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; davalı idarece ortaya konulan istihbari bilgi dışında davacı hakkında açılmış soruşturma, kovuşturma veya kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunmadığı gibi, söz konusu unsurlarla desteklenmiş ve somutlaşmış istihbari bilgiye dayanmadan, eksik ve yetersiz araştırma ve inceleme sonunda davacının çalışma izninin iptaline, böylece çalışma özgürlüğünden yoksun bırakılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı ileri sürülen maddi ve manevi tazminat istemi yönünden ise; özel güvenlik belgesinin yenilenmesi için davacının yaptığı başvuru üzerine davalı idarece mevzuat uyarınca yeniden davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırıldığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünden gelen istihbari raporda davacının 2016 yılında Facebok'ta kullandığı bir profilde PKK/KCK terör örgütünü övücü paylaşımlar yaptığına dair istihbari nitelikte bilgiye yer verilmesi üzerine, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırıldığı ve özel güvenlik belgesinin yenilenmediği, idarece İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünden gelen istihbari rapora dayanılarak işlemin tesis edildiği, davalı idarenin kamu hizmetinin ve kamu yararının gereklerini aştığından söz edilemeyeceği, dava konusu işlemden kaynaklandığı öne sürülen maddi zararı davalı idarenin tazmin yükümlüğünün bulunduğundan söz edilemeyeceği gibi dava konusu işlem ağır bir elem ve üzüntünün duyulmasına ya da şeref ve onurunun zedelenmesi sonucunu doğuracak ağırlıkta olmadığından davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektiren koşulların da gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 1- Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuatta, özel güvenlik görevlileri hakkında gerek kimlik belgesi ve çalışma izni verilmesi gerekse bunların yenilenmesi sırasında güvenlik soruşturması yapılacağı, söz konusu soruşturmanın sonucu olumlu olanlara ve mevzuatta aranan diğer şartları taşıyanlara çalışma belgesi düzenleneceği, çalışma şartlarını kaybeden ve güvenlik soruşturması olumsuz olanların da belgelerinin iptal edileceği düzenlenmiştir. 2- Bu kapsamda da, dava konusu olayda, davalı idare tarafından davacı hakkında 4045 sayılı Kanun uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılarak, dava konusu işlem tesis edilmiş olup, işlemin sebep unsuru olarak, davacının 5188 sayılı Kanunun 10. maddesinin (h) bendi uyarınca güvenlik soruşturmasının olumsuz olması gösterilmiştir. 3- Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve anılan birimlerin bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair kanuni düzenleme olan 4045 sayılı Kanun'a göre yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesi ulaşılmış olup; 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (h) bendinde düzenlenen güvenlik soruşturması olumlu olmak koşulunun 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu da göz önünde bulundurulduğunda, 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde bu gerekçe ile hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 4- Bununla birlikte, dava konusu işlemin (3) no. lu paragrafta belirtilen gerekçe ile hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmış olmasının, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmadan ya da başkaca hiçbir işleme gerek olmadan davalı idarece doğrudan özel güvenlik kimlik kartı düzenlenmesi ve çalışma izni verilmesi yönünde işlem tesis edilmesi sonucunu doğurmayacağı açıktır. 5- Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra idarelerce yapılacak güvenlik soruşturmasının usul ve esaslarını düzenleyen 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanun'un 13. maddesinin 8. fıkrası ile 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 14. maddesiyle de 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı kuralına yer verilmiştir. Davalı idarece, yukarıda belirtilen iptal gerekçesi doğrultusunda 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir güvenlik soruşturması yapılabileceği ve neticesine göre yeni bir işlem tesis edilebileceği de kuşkusuzdur. 6- Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İstanbul 13. İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdare Dava Dairesi kararının temyize konu iptale ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının gerekçe değiştirerek ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.