Başvuru, işçilik alacaklarıyla ilgili davada iddia edilen ücret miktarının ispatı için sunulan belgelerin dikkate alınmaması, aile geçim indirimi alacağına hükmedilmemesi, zamanaşımına ilişkin hatalı hesaplama ve fazla çalışma ücret alacağında takdiri indirim yapılarak eksik miktara hükmedilmesi, davanın reddedilen kısmı yönünden aleyhe fazla vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; işçilik alacaklarıyla ilgili davada iddia edilen ücret miktarının ispatı için sunulan belgelerin dikkate alınmaması, aile geçim indirimi alacağına hükmedilmemesi, zamanaşımına ilişkin hatalı hesaplama ve fazla çalışma ücret alacağında takdiri indirim yapılarak eksik miktara hükmedilmesi, davanın reddedilen kısmı yönünden aleyhe fazla vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/2/2014 tarihinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 23/10/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 25/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuruya ilişkin görüş bildirmemiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu; işçi olarak çalıştığı iş yerinde birikmiş ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle iş akdini feshederek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla çalışma ve ikramiye alacaklarının tahsili talebiyle işveren aleyhine Bakırköy İş Mahkemesinde (Mahkeme) 23/3/2011 tarihinde alacak davası açmıştır. Mahkeme, başvurucu ve davalı işverenin bildirdiği tanıkları dinleyip uyuşmazlıkla ilgili belgeleri temin ettikten sonra dava konusu alacakların hesaplanması için bilirkişiden rapor almıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 16/7/2012 tarihli raporda, başvurucunun aylık ücretinin 600 TL olduğunu iddia ettiği, davalı işverenin ise başvurucunun aylık ücretinin 080 TL olduğunu savunduğu, başvurucuyla benzer koşullarda ve unvanda çalışan bir işçinin alabileceği emsal ücretin İstanbul Sanayi Odasınca 300 TL olarak bildirildiği belirtilerek ücret miktarı konusunda takdir Mahkemeye ait olmak üzere başvurucunun aldığı ücretin 600 TL (birinci seçenek) veya 300 TL (ikinci seçenek) kabul edilmesi olasılıklarına göre iki hesap yapılmıştır. Başvurucu 12/8/2012 tarihli dilekçeyle bilirkişi raporuna itirazlarını bildirmiş ve dava açarken 100 TL olan talebini, bilirkişinin birinci seçenek olarak yaptığı hesaptaki toplam miktarı dikkate alarak ıslah yoluyla 423,67 TL’ye yükseltmiştir. Mahkeme, ilk raporda hesaplanmayan ikramiye alacağının da hesaplanması ve davalı vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı defi nedeniyle tüm alacaklar yönünden yeniden hesap yapılması için bilirkişiden ek rapor almıştır. 3/12/2012 tarihli ek raporda da yukarıda belirtilen olasılıklara göre iki seçenekli hesap yapılmıştır. Mahkeme 24/1/2013 tarihli ve E.2011/170, K.2013/25 sayılı kararı ile başvurucunun iş akdini haklı sebeple feshettiği kanaatiyle bilirkişinin 3/12/2012 tarihli ek raporunda ikinci seçenek olarak yaptığı hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, fazla çalışma ücret alacağı yönünden resen hesaplama yapıp bu alacakta 1/3 oranında takdiri indirim uygulamak suretiyle sonuç olarak beş alacak kalemi yönünden toplam 375,86 TL'nin davalıdan alınarak başvurucuya ödenmesine karar vermiş; davanın reddedilen kısmı yönünden başvurucuyu davalıya 076 TL vekâlet ücreti ödemeye mahkûm etmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:“Davacının hakettiği alacakların miktarı konusunda alınan ve mahkememizce değer verilen 03/12/2012 tarihli ek bilirkişi raporunun seçeneğine göre 484,13-TL kıdem tazminatı, 450,45-TL izin ücreti, 352,66-TL ücret alacağı ve 565,05-TL İkramiye alacaklarının bulunduğu hesaplanmış olup, ayrıca zaman aşımına uğramayan fazla çalışma ücretinin dava dilekçesinde talep edilen kısımla birlikte re'sen yapılan hesap sonucu 785,36-TL olduğu hesaplanmış olup fazla çalışma ücretinden takdiren 1/3 oranında indirim yapılıp ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.” Başvurucunun temyizi üzerine anılan karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 11/11/2013 tarihli ve E.2013/12606, K.2013/18799 sayılı ilamı ile onanmıştır. Onama ilamı şöyledir: “Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle davacının dava dilekçesinde AGİ alacağı talebinin bulunmadığının anlaşılmasına göre davacının yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ...karar verildi.” Nihai karar, başvurucuya 7/1/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:... Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:... e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,...” 4857 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır....İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur....Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.” 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2013 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” 2013 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin üçüncü kısmının ilgili bölümü şöyledir:“Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olan veya Para ile Değerlendirilebilen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret İlk 000,00 TL için % 12 Sonra gelen 000,00 TL için % 11”