DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1124 E. , 2024/2302 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1124 Karar No : 2024/2302 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ..., ... Vakfı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : I- (DAVALI): ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 06/12/2021 tarih ve E:2018/8255, K:2021/13304 sayılı kararının temyizen incelenerek bo…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1124 E. , 2024/2302 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1124 Karar No : 2024/2302 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ..., ... Vakfı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : I- (DAVALI): ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 06/12/2021 tarih ve E:2018/8255, K:2021/13304 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana ili, Yumurtalık ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parselin yanında, kıyıda kalan tescilsiz taşınmazın bulunduğu alana ilişkin 1/1000 ölçekli Adana İli Yumurtalık İlçesi Sugözü (Hunutlu) Sınırları İçerisinde Hunutlu Termik Santraline İlişkin İlave ve Revizyon Uygulama İmar Planı, 1/5000 ölçekli Adana İli Yumurtalık İlçesi Sugözü (Hunutlu) Sınırları İçerisinde Hunutlu Termik Santraline İlişkin İlave ve Revizyon Nazım İmar Planı, 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana, Mersin, Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planı ve 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planının ... sayılı paftasındaki Sugözü Sahilinde Enerji Üretim ve Depolama Alanı üzerindeki şematik gösterimin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 06/12/2021 tarih ve E:2018/8255, K:2021/13304 sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, Dava konusu 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planında yer verilen enerji üretim ve depolama alanları kullanımı yönünden; Çevre düzeni planı kararlarının kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan verilerin değerlendirilmesi sonucunda oluşturulması gerektiği, dolayısıyla nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi, bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanların korunması gerektiği bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin ise plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği, Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemenin amaçlandığı, Çevre düzeni planlarının leke plan olmaları nedeniyle uygulama imar planları gibi değerlendirilmeyeceği, nitekim 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca kentsel asgari standartların, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebileceği, uygulamaya ilişkin kararların yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planında belirleneceğinin hüküm altına alındığı, Leke plan niteliğinde bulunan dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olmayacağı, planın bölge ve havza bazında ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, planlama bölgesinde koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararları üretildiği, Çevre düzeni planının plan paftası, plan notları ve açıklama raporu ile bir bütün olduğu, dolayısıyla, Mersin-Adana Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının plan hükümlerinin 7.2. maddesine göre bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, bu planda öngörülen arazi kullanım kararlarına ilişkin sınırların, ilgili idaresince yürütülecek alt ölçekli planlama çalışmalarında, ilgili kurum ve kuruluş görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, 7.4. maddesinde de, bu plan sınırları dahilinde, bu plan ve plan hükümlerinde yer almayan konularda, halen yürürlükte olan ve bu planın onayından sonra yürürlüğe girecek olan mevzuat hükümleri ve mevzuat değişikliklerinin (kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ) geçerli olduğuna ve 7.13. maddesinde ise, bu plan kapsamında kalan alanlarda (özel kanunlara tabi alanlar dahil) bu planın ilke ve stratejileri doğrultusunda yapılacak alt ölçekli planlarda, ulusal mevzuat ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınarak koruma statüsü kazandırılmış alanlar ve ekolojik değeri olan hassas alanların gösterilmesinin zorunlu olduğuna, bu alanlarda, ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenen koruma kararlarına göre uygulama yapılması gerektiğine ilişkin hükümlerin yer aldığı, bu hükümler uyarınca çevre düzeni planı paftalarında yer almayan konuların alt ölçekli planlarda ele alınması ve plan çalışmalarına yön verilmesi gerektiği, Adana Yumurtalık Sugözü (Hunutlu) Entegre Termik Santrali 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planın plan notlarının 3. maddesinde; "Orman Su İşleri Başkanlığının (Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü) 10/05/2018 tarih ve 110810 sayılı yazısı uyarınca; proje sahası deniz kaplumbağası yuvalama alanı olan Sugözü kumsallarının Akkum alt bölgesinde bulunmaktadır. Akkum alt bölgesi Sugözü kumsallarında yapılan toplam yuvalamanın %70'inden fazlasının gerçekleştiği bakir bir kumsaldır. Bu nedenle bu kumsal çevresinde yapılacak faaliyetlerin deniz kaplumbağalarına etkisi detaylı bir şekilde değerlendirilmelidir. Faaliyetin yapılacağı alan yeşil deniz kaplumbağası, chelonia mydasm yuvalama alanı içerisinde olması nedeniyle sahilde kumul alanda her türlü inşaat faaliyetlerinin deniz kaplumbağası çiftleşme, yuvalama ve yavru çıkışı dönemlerini içeren Nisan-Ekim ayları dışındaki aylarda yapılması gerekmektedir. Deniz kaplumbağalarını ve yavrularını etkileyen en önemli etkenlerden birisi de karasal alanda yer alan ışık kaynaklarıdır. Bu nedenle termik santralde düzenlenecek olan ışık kaynaklarının denize bakan taraflarının perdelenmesi ve/veya düşük yoğunluklu sodyum içeren ışık kaynaklarının kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu sayede yumurtadan çıkan yavruların ışık kaynaklarına yönelip hayatlarını kaybetmeleri önlenmiş olacaktır. Yeşil deniz kaplumbağaları yuvalarını ortalama denizden 40-45 m uzaklıkta eğimli bölgelere ve 75 cm kadar derinliğe bırakırlar. Bu nedenle kumsalın altından geçecek herhangi bir boru sisteminin en az 3 m yerin altından geçmesi gerekmektedir. Diğer önemli bir nokta ise kumsaldaki kumul tepeleri ve üzerinde bulunan vejetasyonun bozulmamasıdır. Zira bu tepelikler hayvanların yuva yapmak için özellikle tercih ettiği alanlardır ve vejetasyon ise diğer memeli hayvanların kaplumbağa yuvalarını kolayca bulmasını ve yumurtalarını yemesini önleyen etmenlerdir. Akkum kumsalının ortasında bulunan ve kumsalın kumul rezervinin büyük çoğunluğuna sahip olan kısımda düzleme, kazı vb. faaliyetlerin kesinlikle gerçekleştirilmemesi gerekmektedir. Bu kumul alanın olduğu kısım yuvalama açısından en yoğun alandır. Santralin sıcak su deşarj boru sistemini denizde 25 m veya daha fazla derinlikte olması gerekmektedir. Böylelikle ani su sıcaklığı değişimlerinden meydana gelebilecek olası kaplumbağa ölümlerinin önüne geçilmiş olacaktır. Diğer önemli bir nokta kumsal sınırından itibaren en az 100 m'lik bir alanın tampon bölge olarak korunmasıdır. Söz konusu termik santralinin Amerika ve diğer ülkelerde olduğu gibi yumurtalık yuvalama alanında her yıl düzenli olarak yapılan deniz kaplumbağaları bilimsel çalışmalarına hem maddi hem de manen destek sağlanması ve koruma-kullanma dengesi gözetilerek faaliyetin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. İşletme döneminde alanda artacak gemi trafiği nedeniyle ergin kaplumbağa ölümleri ya da yaralanmaları görülebilir. Bu nedenle, çiftleşme döneminden itibaren yavru çıkışlarının tamamlanmasına kadar olan süreçte, operasyonlar mutlak suretle danışman kontrolünde ve danışman önerileri doğrultusunda gerçekleştirilmelidir. Bu önlemlere karşın oluşabilecek bir yaralanma durumunda tesis bünyesinde bir adet deniz kaplumbağası ilk yardım kabini oluşturulmalıdır. Deniz kaplumbağası yavrularında cinsiyet sıcaklığa bağlı olarak belirlenmektedir.Günümüzde bu canlıların nesillerini tehdit eden faktörlerin başında cinsiyet oranlarındaki değişimler gelmektedir. Bu nedenle yapılacak faaliyetler sırasında kumsal üzerinde gölgelenme gibi kumsal sıcaklığına etki edebilecek faaliyetler gerçekleştirilmemelidir. Buna ek olarak kumul sistem üzerinde mümkün olduğunca çalışma yapılmamalıdır. Alanda gerçekleştirilmesi planlanan faaliyetlerin tamamı çalışma alanında tecrübesi bulunan ve deniz kaplumbağaları konusunda doktora derecesine sahip uzman denetiminde gerçekleştirilmelidir. Ayrıca tesis bünyesinde (ilk yardım merkezinde de görev yapacak) deniz kaplumbağasi konusunda lisansüstü eğitim almış bir biyoloğun daimi olarak görevlendirilmesi gerekmektedir." ifadelerine, 4.maddesinde de; "Orman ve Su İşleri Bakanlığının (DSİ 6. Bölge Müdürlüğü) ... tarih ve ... sayılı yazısı uyarınca planlama alani içerisinde yer alan 1. ve 2. numaralı kum dere güzergahları üzerinde yapılaşma düşünülmesi durumunda kuşaklama kanalı yapılarak dere güzergahlarının alan dışına çıkarılması istenmesi halinde, hazırlanacak projelerin Adana DSİ Bölge Müdürlüğüne gönderilerek onayının alınması zorunludur. Söz konusu kuşaklama alanının gerçekleştirilmemesi durumunda planlama alanı içerisinde hiç bir şekilde uygulama yapılamaz. Yeni köprü yapımı veya mevcut köprülerin rehabilitasyonu gerektiği takdirde, dere geçiş projeleri yapılarak DSİ’ye onaylatılacak ve DSİ Bölge Müdürlüğü kontrolünde inşâatının gerçekleştirilmesi sağlanacaktır. Olası aşırı yağışlarda oluşabilecek çevre yüzey sularına karşı tüm tedbirler alınacak, yapılar su basman kotu doğal zemin kotundan yeterli yükseklikte uygulanacak, yapılaşmadan dolayı 3. kişilerin görebileceği zarar ziyan hususunda DSİ'den zarar ziyan talep edilmeyecek taşkın zararlarından DSİ sorumlu tutulmayacak olup, su ihtiyacının yeraltı suyundan temin edilmek işletilmesi halinde 167 sayılı yeraltı suları hakkında kanun gereği DSİ’den izln alınacaktır." ifadelerine yer verildiği, Bu haliyle, 1/100.000 çevre düzeni planı plan notları, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan notları ve 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, inşaat faaliyetlerinin Mayıs ile Eylül ayları arasında yapılmayacağı, termik santral ve iskele arasında kalan alanda soğutma suyunun devrini gerçekleştirecek boruların, kumsala zarar vermeyecek ve deniz kaplumbağası yuvalarını önlemeyecek şekilde kumun altında yüzeyin en az 5 metre derinden geçirileceği, kumsalın bu bölümünün bir uzman nezaretinde yeniden eski haline getirileceği, iskele yapımında deniz kaplumbağalarının yuva yaptığı kumul tepeleri ve üzerindeki bitki örtüsünün zarar görmemesinin sağlanacağı, deniz kaplumbağalarının çiftleşme döneminde 1 Nisan-30 Eylül tarihleri arasında kıyı çizgisinden itibaren 1 millik deniz sahası içerisinde her türlü deniz taşıtının saatte 8 milden fazla süratle seyretmesinin engelleneceği gibi tedbirlerin yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda belirtilen eksiklikleri gidereceği ve olası olumsuzlukları engelleyeceği, Dava konusu 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana-Mersin-Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planı yönünden; Her ne kadar, bilirkişi raporunda dava konusu 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana-Mersin-Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planında bu alana özel hiçbir koruma kararının ve önlemin bulunmaması, şehir ve bölge planlama ilkeleri ile koruma-kullanma dengesine ilişkin planlama ilkeleri açısından sakıncalı ve çelişkili bir yaklaşım olarak değerlendirilmiş ise de, 1/100.000 çevre düzeni planı plan notları, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan notları ve 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, inşaat faaliyetlerinin Mayıs ile Eylül ayları arasında yapılmayacağı, termik santral ve iskele arasında kalan alanda soğutma suyunun devrini gerçekleştirecek boruların kumsala zarar vermeyecek ve deniz kaplumbağası yuvalarını önlemeyecek şekilde kumun altında yüzeyin en az 5 metre derinden geçirileceği, kumsalın bu bölümünün bir uzman nezaretinde yeniden eski haline getirileceği, iskele yapımında deniz kaplumbağalarının yuva yaptığı kumul tepeleri ve üzerindeki bitki örtüsünün zarar görmemesinin sağlanacağı, deniz kaplumbağalarının çiftleşme döneminde 1 Nisan-30 Eylül tarihleri arasında kıyı çizgisinden itibaren 1 millik deniz sahası içerisinde her türlü deniz taşıtının saatte 8 milden fazla süratle seyretmesinin engelleneceği gibi tedbirlerin bilirkişi raporunda belirtilen eksiklikleri gidereceği ve olası olumsuzlukları engelleyeceği, kullanım kararı açısından 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana-Mersin-Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planı ile 1/100.000 çevre düzeni planı arasında bir uyumsuzluk bulunmadığı, Adana İli Yumurtalık İlçesi Sugözü (Hunutlu) Sınırları İçerisinde Hunutlu Entegre Termik Santraline İlişkin 1/5000 ölçekli İlave ve Revizyon Nazım İmar Planı yönünden; 1/5000 ölçekli nazım imar planı hükümlerinin son derece sınırlı olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümlerine uyulacağı yönüne sadece iki hüküm bulunduğu, bu nedenle dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının birlikte incelendiği, Adana İli Yumurtalık İlçesi Sugözü (Hunutlu) Sınırları İçerisinde Hunutlu Entegre Termik Santraline İlişkin 1/1000 ölçekli İlave ve Revizyon Uygulama İmar Planı yönünden; Dava konusu nazım ve uygulama imar planlarının üst ölçekli planlarda bu bölge için belirlenmiş olan kullanım kararıyla uyumlu olduğu, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında bu bölgenin enerji üretim ve depolama alanı olarak planlandığı, bu kullanım kapsamında termik santral tesisinin olanaklı olduğu, 1/50.000 ölçekli bütünleşik kıyı alanları planında da bu bölgenin sanayi ve enerji tesisleri alanı olarak planlandığı, alt ölçekli planda termik santral tesisi yönündeki plan kararlarının üst ölçekli planların ana kullanım kararlarına aykırılık teşkil etmediği, enerji depolama alanı ile kaplumbağa yuvalama alanı arasında mekansal bir örtüşmenin söz konusu olmadığı, kaplumbağa üreme alanının korunacağına ilişkin plan notları ile anılan Genelge hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bir aykırılığın olmadığı sonucuna varıldığı, Bilirkişi raporunda; dava konusu nazım ve uygulama imar planlarının Sugözü-Hunutlu Mevkii'ndeki entegre termik santralinin yapımı amacıyla hazırlanıp onaylandığı, termik santralin hayata geçirilmesi için planlama çalışmasının gerekli olduğu, ancak özellikle 1/5000 ölçekli nazım imar planın sadece termik santral bazında yapılmasının planlamada önemli ilkeler olan bütüncül yaklaşım ve çevre kullanımlarla ilişkilendirme gereği açısından sakıncalar yarattığı, 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli imar planlarının tesisin mülkiyet sınırları temel alınarak, bu tesisin hayata geçirilmesi amacıyla yapıldığı, bu yaklaşımın mevcut durumun, mülkiyet sınırıyla ilişkili olarak plan yapma yetkisi konularının bir sonucu olabileceği, ancak bir nazım imar planında, planlanan kullanımın yakın çevresindeki kullanımlarla ilişkilendirme gerektiği, bu alanda bitişik parsellerde de iskele gereği olup olmayacağı, olması durumunda bu tür başka kıyı yapılarının ne koşullarda, örneğin ne gibi mesafelerde yapılacağı, bunların denizi ve ekosistemi en az etkilemesi için mesafe veya diğer bazı önlemler alınıp alınmayacağı konularının belirsiz bırakıldığı, bu nedenle 1/100.000 ölçekli Adana-Mersin Çevre Düzeni Planının 2013 onay tarihinde geçerli olan plan hükmünün aslında son derece önemli olduğu, özellikle kıyı yapılarının, termik santral temelli değil toplu halde ilişkilendirilmiş şekilde planlanması gereği her tür kıyı şeridi için önemli bir konu olduğu; ancak kaplumbağa üreme alanı açısından hassas bir ekosistem olduğu belirtilen bu bölge için de özellikle önemli olduğunun vurgulandığı, Dairelerince yapılan değerlendirmede; planlama alanının yerleşim alanına olan mesafesi ve alanın çevresindeki benzer kullanımlar ile birlikte değerlendirildiğinde, bütüncül olarak ele alınmamasında bir sakınca bulunmadığı, diğer taraftan, bilirkişi raporunda belirtilen civar parsellerde olası iskele yapılması gereğinin ortaya çıkması halinde yaşanacak sorunların bu dava kapsamında incelenmesinin söz konusu olmadığı sonucuna varıldığı, Bilirkişi raporunda; kümülatif bir yaklaşımın ÇED sürecinde ele alındığı vurgulanmış ise de nazım imar planında daha kapsamlı biçimde çevre kullanımlarla ilişkilendirmenin söz konusu olmadığı, plan açıklama raporunda da böyle bir değerlendirme bulunmadığı tespitinin yer aldığı, ancak Dairelerince yapılan değerlendirmede; kümülatif bir yaklaşım ÇED sürecinde ele alındığından bunun dava konusu işlemi kusurlandırmadığı sonucuna varıldığı, Bilirkişi raporunda; parçacı yaklaşıma ilişkin bir diğer konunun lave ve revizyon imar planları kapsamında planlanan alanın kuzeyine eklenmiş olan yeşil alan özelliğindeki park alanı olduğu, bunun komşuluğunda ne olduğu bilinmediği için parkın işlevinin de belirsiz bırakıldığı tespitine yer verildiği, Dairelerince yapılan değerlendirmede; 1/1000 ölçekli planda son derece ayrıntılı çok sayıda plan notu bulunduğu, taşınmazın bulunduğu alan ve çevresi dikkate alındığından parçacıl bir yaklaşımdan kaynaklanan mahzurların 1/1000 ölçekli uygulama imar planındaki plan notları ile giderildiği sonucuna varıldığı, ayrıca, planlanan alanın kuzeyine eklenmiş olan yeşil alan özelliğindeki park alanının planlama ilkeleri bakımından bir sorun teşkil etmediği, Bilirkişi raporunda; taşınmazı çevreleyen taşıt yolunun da parçacı yaklaşım sonucunda sadece tesise hizmet verecek yol gereksinimini karşılamak için yapıldığı, tamamen mülkiyet sınırını takip eden ve sonuç olarak ulaşım planlaması kapsamında evrensel standartları sağlamayan, kabul edilemez bir yol güzergahı ortaya çıkartan bir bağlantı olduğu tespitlerine yer verildiği, Dairelerince yapılan değerlendirmede; taşınmazın fonksiyonu ve çevresindeki benzer kullanımlar göz önüne alındığında taşıt yolunun salt taşınmaza hizmet verecek bir biçimde oluşturulmasında planlama ilkeleri yönünden aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Bilirkişi raporunda; kara kısmına yönelik olan Entegre Termik Santral alanı nazım ve uygulama imar planlarının yeşil alan, günübirlik alan ve bunlara erişim sağlayan taşıt yolu öngörüsünün olumlu olduğu, ancak deniz kısmına ilişkin olan iskele ve diğer deniz yapılarının imar planıyla bir araya getirildiğinde günübirlik tesise erişim olsa da, artık kıyıdaki yeşil alanın ve kumsal etkileşim alanının işlevsiz kaldığı, bu alanların kamusal kullanımı buradaki enerji tesisine hizmet eden iskele ve deniz yapıları nedeniyle artık olanaklı olmadığı, kara ve deniz kısmına ilişkin planların birbirlerini tamamlamadığı, bir bütün oluşturduğu, deniz yapılarına ilişkin planların ise kara kısmındaki entegre termik santral planının kıyıdaki kamusal alan kullanımına ilişkin plan öngörülerini işlevsiz kıldığı bu haliyle planların, 1/50.000 ölçekli planın ilkelerine de aykırı hale geldiği tespitinin yer aldığı, Dairelerince yapılan değerlendirmede; termik santral alanı ile kıyı kullanımı arasında kalan yeşil alanın ve kumsal etkileşim alanının işlevsiz kalmasında deniz kaplumbağaları yuvalama alanı olması nedeniyle bir sorun olmayacağı sonucuna varıldığı, Bilirkişi raporunda; "AdanaYumurtalık (Sugözü) Hunutlu Entegre Termik Santrali 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında plan notlarında “sahilde kumul alanda her türlü inşaat faaliyetlerinin deniz kaplumbağası çiftleşme, yuvalama ve yavru çıkışı dönemlerini içeren Nisan-Ekim ayları dışındaki aylarda yapılması gerekmektedir” ifadesi yer almakta, Adana İli Yumartalık İlçesi Sugözü Köyü İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deniz Deşarj Yapıları Amaçlı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ise plan notlarında “inşaat faaliyetlerinin deniz kaplumbağaları yuvalama sezonu olan Mayıs-Eylül ayları dışındaki aylarda yapılması” gereği belirtilmiş olup bu konu açısından iki planın birbiriyle çelişmesi ve tutarsız olması önemli bir sorundur ve uygulamada belirsizlik yaratmaktadır." değerlendirmesinin yer aldığı, Dairelerince yapılan değerlendirmede; anılan imar planları ile 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi birlikte değerlendirildiğinde, deniz kaplumbağalarının çiftleşme döneminde 1 Nisan-30 Eylül tarihleri arasında alanda herhangi bir inşaat faaliyeti söz konusu olmayacağından sözü edilen farklılığın imar planlarını kusurlandırmadığı sonucuna varıldığı, Bilirkişi raporunda; "Entegre Termik Santrali 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında Plan Notlarında “Diğer önemli bir nokta kumsal sınırından itibaren en az 100 metrelik bir alanın tampon bölge olarak korunmasıdır” ifadesi yer almaktadır. Böyle bir ifade sadece plan notu olarak kabul edilemez. Eğer bu yönde bir plan kararı varsa, bu karar plan paftasına işlenir ve plan paftasında 100 metre genişliğinde tampon bölge oluşturulur. Uygulama imar planında ise kumsal etkileşim alanı sınırından itibaren 50 metre genişliğinde park alanı yer almaktadır ve ardından termik santral alanı başlamaktadır. Termik santral alanı için 10 metre sağlık koruma bandı ve 5 metre yapı yaklaşma mesafesinden bahsedilmiştir. Bu durumda kumsal etkileşim alanı arkasında 100 metrelik tampon bölge şartı sağlanmamış olmaktadır ve plan kendi plan notuna uyumsuzdur." değerlendirmesinin yer aldığı, Dairelerince yapılan değerlendirmede; termik santral alanı ile kumsal alan arasında yeşil alan konumlandırıldığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylanan EMBA Özel Endüstri Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama revizyon imar planları ile 10 metre genişliğindeki sağlık koruma bandının termik santral yapı adası dış sınırından itibaren 40 metreye çıkarıldığı ve 5 metre yapı yaklaşma mesafesi bırakıldığından dava konusu imar planlarının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Bilirkişi raporunda; "İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deniz Deşarj Yapıları Amaçlı 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da belirsizlik yaratan ve kesin olmayan ifadeler bulunmaktadır. Örneğin “boruların kumsal altından geçirilmesi esnasında kumsalda mümkün olan minimum alanda çalışılması” cümlesinde yer alan mümkün olan minimum alan ifadesi; “borular yerleştirildikten sonra kumsalın bir bölümünün gerekirse bir uzman desteğiyle tekrar eski haline getirilmesi” ifadesinde gereksinime neye göre karar verileceğindeki belirsizlik durumu; “iskeleye yanaşma esnasında son derece dikkatli hareket edilmesi, hatta üreme döneminde sevkiyatın mümkün olduğunca azaltılması” cümlesindeki son derece ve mümkün olduğunca ifadeleri bilimsellikten uzak, ölçümü ve denetimi olanaklı olmayan, bu nedenle de planda ve uygulamada belirsizlik yaratan ifadelerdir." tespitlerine yer verildiği, Dairelerince yapılan değerlendirmede; dava konusu imar planı notlarında belirtilen birçok Kanun hükmüne ve anılan Genelge hükümlerine uyulacağının açık olduğu, bu hükümler çerçevesinde uyuşmazlığa konu hassas alanda yapılacak inşai faaliyet ile sevkiyat işlemlerinin anılan yasal sınırlar çerçevesinde yapılacağı ve ilgili idarelerce de denetleneceği dikkate alındığında sözü edilen tespitlerin dava konusu imar planlarını kusurlandırmadığı sonucuna varıldığı, Bilirkişi raporunda yer verilen; dava konusu planların uygulaması ile bağlantılı olarak hazırlanan ÇED Raporu ve ekinde 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi doğrultusunda deniz kaplumbağaları yuvalama alanı olarak belirlenen Yumurtalık-1. Akkum Alt Kumsalı ile ilgili olarak önem taşıyan konuların kapsamlı bir şekilde ele alınmadığı, Deniz Kaplumbağaları Bilim Komisyonu görüşünün dava dosyasında yer almadığı, görüşün alınmamış olmasının planlama sürecini olumsuz etkileyen bir durum ve önemli bir eksiklik olduğuna ilişkin görüşün, dava konusu imar planlarını kusurlandırmayacağı, Bilirkişi raporunda; "İskeleye yanaşan gemi ışıklarının minimum düzeyde kullanılmasının gerekliliğinden bahsedilmekte ancak bu gemilerin kumsala çıkmaya çalışan deniz kaplumbağalarını korkutmasına/engellemesine nasıl bir önlem alınması gerektiğinden bahsedilmemektedir. Diğer yandan, proje kapsamında hazırlanan “Environmental and Social Analysis Action Plan” başlıklı raporunda, projenin inşaat ve işletme aşamalarının fauna üzerindeki etkilerin raporda belirlendiği ve inşaat ve işletme aşamalarında karasal faunayı yok etmemek için olumsuz etkiyi azaltıcı önlemler sunulduğu belirtilmektedir. Ancak bu tür önlemlerin neler olacağı ve ne şekilde uygulanacağı konusunda kapsamlı bir bilgi raporda yer almamaktadır." değerlendirmesine yer verildiği, Dairelerince yapılan değerlendirmede; gemilerin kumsala çıkmaya çalışan deniz kaplumbağalarını korkutmasına/engellemesine yönelik önlemler ile projenin inşaat ve işletme aşamalarının fauna üzerindeki etkilerin raporda belirlendiği ve inşaat ve işletme aşamalarında karasal faunayı yok etmemek için olumsuz etkiyi azaltıcı önlemlerin 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi hükümleri ve imar planı plan notlarında belirtilen yasal hükümlere göre alınacağı, aksi takdirde ilgili idarelerin yetkileri çerçevesinde yapacakları denetimde bu hükmün yerine getirilmesini temin edeceklerinden bu hususun dava konusu imar planlarını kusurlandırmadığı sonucuna varıldığı, Bilirkişi raporunda; “Hunutlu Termik Santrali Projesi, Adana İli Yumurtalık İlçesi, Sugözü (Hunutlu) Köyü ÇED Değerlendirme raporuna dayalı hazırlanan Bilimsel Raporda, önerilen ithal kömür ile çalışacak olan Hunutlu Termik Santralı’nın çevre, ekosistem ve koruma altındaki deniz kaplumbağaları üzerinde geçici ve kalıcı olumsuz etkileri olacağı belirtilmiş; bunların raporda önerilen tedbirler eksiksiz yerine getirilirse Türkiye’nin artan enerji ihtiyacı göz önünde bulundurulduğunda santralin yapılmasında bir sakınca görülmediği sonucuna varılmıştır. Raporda belirtilmiş olan tedbirlerin eksiksiz olarak yerine getirilmeleri ve tam olarak uygulanmalarının gerçekçi ve mümkün olmadığı görüşündeyiz. Bilirkişi Raporumuzun önceki bölümlerinde de plan kararlarının tedbirlerin gerçekleştirilmesi konusundaki yetersizliği ve yarattığı belirsizlikler kapsamlı bir şekilde tartışılmıştır. Ayrıca Türkiye’nin artan enerji ihtiyacının ülkemizin dışa bağımlılığını sürdürecek ithal kömür alternatifi ile karşılanmasının uzun vadede (doğal gaz yatırımlarının akıbetine benzer şekilde) yararlı, sürdürülebilir ve düşük maliyetli olacağı konusunda endişelerimiz bulunmaktadır. Tüm bunların yanı sıra proje kapsamında hazırlanan “Environmental and Social Analysis Action Plan” başlıklı raporun 23. sayfasında kaplumbağalar için yazındaki verinin kullanıldığı ve alanda savunmasız ve nesli tükenmekte olan birkaç türün bulunduğu belirtilmektedir. Raporun sonunda sunulan Eylem Planı kapsamında ise projenin inşaat ve işletme aşamalarının fauna üzerindeki etkilerin raporda belirlendiği ve inşaat ve işletme aşamalarında karasal faunayı yok etmemek için olumsuz etkiyi azaltıcı önlemler sunulduğu belirtilmektedir. Ancak bu tür önlemlerin neler olacağı ve ne şekilde uygulanacağı konusunda kapsamlı bir bilgi raporda yer almamaktadır." görüşüne yer verildiği, Dairelerince yapılan değerlendirmede; bilirkişi raporunda belirtilen bu sakıncaların 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının, Korunması Genelgesi hükümleri ve imar planı plan notlarında belirtilen yasal hükümlere göre giderileceği aksi takdirde ilgili idarelerin yetkileri çerçevesinde yapacakları denetimde anılan sakıncaların bulunması halinde sözü edilen yasal hükümler çerçevesinde giderileceği anlaşıldığından bu hususların dava konusu imar planlarını kusurlandırmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, nazım ve uygulama imar planlarının uyuşmazlık konusu alanı kapsayan 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planının enerji üretim ve depolama alanlarına dair hükümlerine aykırı olduğu, imar planlarının 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana-Mersin-Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planına da aykırı olduğu, nazım imar planı hükümlerinin sadece uygulama imar planı hükümlerine bağlandığı, nazım imar planı hükümlerinin planların kademelemesi ilkesine aykırı olarak sadece uygulama imar planı hükümlerine bağlandığı, imar planların 2009/10 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Deniz Kaplumbağalarının Korunmasına Yönelik Genelgesi'nin hükümlerini de ihlal ettiği, deniz kaplumbağası yuvalama alanı üzerinde bir kömürlü termik santrale yönelik kazıklı iskele ve kıyı yapıları önerilmesinin açıkça Genelgeye aykırı olduğu, Genelge'de belirtilen Sugözü-Akkum kumsalı deniz kaplumbağası koruma alanlarının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında gösterilmediği, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğünün plan askıdayken yaptığı itirazların da dikkate alınmadığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün imar planlarına ilişkin olarak 10/05/2018 tarih ve 110810 sayılı yazısında Akkum Alt Bölgesi Sugözü Kumsallarının deniz kaplumbağası toplam yuvalamasının %70’inden fazlasınının gerçekleştiği bakir bir kumsal olduğu yönündeki saptamalarının herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmadan bir plan kararı gibi plan notuna olduğu gibi yansıtılmamasının hukuka aykırı olduğu, termik santralın iklim değişikliğine etkisi ve iklim değişikliği ile yaşanan değişimlerin santralin çalışmasına olası olumsuz etkilerinin imar planı yapımı kapsamında dikkate alınmadığı, Çukurova’nın Büyük Ova ilan edildiği belirtilerek termik santral kararının tarımsal verim ve üretim kaybına neden olacak bir plan kararı olduğu, dava konusu planların, plan konusu termik santral tesisini tesis bazlı ele aldığı, termik santralin kara ve deniz kısmına ilişkin planlarının planlama süreçlerinin ayrı ayrı yürütülmesinin doğru bir planlama yaklaşımı olmadığı, bunun sonucunda kara kısmına ilişkin imar planları ile deniz yapılarına ilişkin imar planlarının plan hükümleri arasında tutarsızlıklar olduğu, imar planlarının sadece termik santral alanını paftaya aktardığı, santralin ulaşım ağı ile ilişkisinin, kömür temin edeceği denizel-kıyısal alanlarla ilişkisinin, çevresindeki koruma alanları, yerleşim alanları ve diğer enerji tesisleri ile ilişkisinin kurulmadığı, plan kararlarında da belirtildiği gibi ithal kömür ile işletilecek bir termik santralin kurulmasında kamu yararı bulunmadığı, dava konusu imar planlarının üstün kamu yararı, üstün ekosistem yararı, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir yaşam açısından sakıncaları bulunduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından; ülkemizin enerji arzında dışa bağımlılığın söz konusu olduğu, planların, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması amacına yönelik yapıldığı, deniz kaplumbağalarının korunmasına yönelik gerekli önlemlerin alındığı, kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Davalı yanında müdahil tarafından; savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Hunutlu Entegre Termik Santrali kurulması istenilen dava konusu planlama alanının, aynı zamanda 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi’nde de belirtilen Yumurtalık – 1. Akkum Alt Kumsalı deniz kaplumbağaları yuvalama alanı olduğu açıktır. Dosyanın incelenmesinden, 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi’nde belirtilmesine ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin Ek1-a "ortak gösterimler" başlığında yer alan lejant ile 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı lejantında gösterimine yer verilmesine rağmen, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında dava konusu termik santralin bulunduğu bölgede "kaplumbağa yuvalama alanı" gösteriminin yer almamasının, anılan planın önemli bir eksikliği olduğu, kaplumbağa yuvalama alanlarının korunmasına ilişkin alt ölçekli planları yönlendirmesi beklenen ilke ve stratejilerin dava konusu çevre düzeni planında belirlenmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının, ölçeği ve niteliği itibarıyla çevre düzeni planından beklenen işlevi yerine getirmediği anlaşıldığından, 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planının 035 sayılı paftasındaki Sugözü Sahilinde Enerji Üretim ve Depolama Alanı kullanım kararında ve bu plan uyarınca yapılan alt ölçekli 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana, Mersin, Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planının uyuşmazlık konusu alana ilişkin kısmında ve 1/5000 ölçekli İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deşarj Yapıları Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli İskele, Soğutma Suyu Alma ve Derin Deşarj Yapıları Amaçlı Uygulama İmar Planında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile Daire kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üyeler ... ve ...'in; dava konusu işlemlerin davacı Vakfın menfaatini etkilemediği, bu nedenle davacı Vakfın, dava konusu işlemlerin iptalini istemekte hukuken korunması gereken bir menfaatinin ve dava açma ehliyetinin bulunmadığı yönündeki usule ilişkin oylarına karşılık, davacı Vakfın dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi. İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Hunutlu Entegre Termik Santrali için ... tarih ve ... sayılı ÇED olumlu belgesi verilmiş, bu termik santrale ilişkin olarak kara ve deniz tarafındaki planlar ayrı ayrı ele alınmış ve uyuşmazlık konusu alan, Adana ili, Yumurtalık ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parselin yanında, kıyıda kalan tescilsiz taşınmazın bulunduğu alana ve termik santralin kara yapılarına yönelik hazırlanan 1/1000 ölçekli Adana İli Yumurtalık İlçesi Sugözü (Hunutlu) Sınırları İçerisinde Hunutlu Termik Santraline İlişkin İlave ve Revizyon Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Adana İli Yumurtalık İlçesi Sugözü (Hunutlu) Sınırları İçerisinde Hunutlu Termik Santraline İlişkin İlave ve Revizyon Nazım İmar Planında termik santral alanı, 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana, Mersin, Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planında sanayi ve enerji tesisleri alanı, 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planınında ise enerji üretim ve depolama alanı kullanımlarına ayrılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 09/7/2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmış ve yerine 10/7/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 102. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. 14/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı, "Planlama alanı" başlıklı 18. maddesinde; "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır.", "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise; "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır.", kuralı, 2. fıkrasında; "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." kuralı, 3. fıkrasında; "Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4. fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı yer almıştır. Anılan Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında; "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." kuralına yer verilmiştir. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde, bütünleşik kıyı alanları planı, "Kıyıları, etkileşim alanı ile birlikte tüm sektörel faaliyet ve planları, sosyal ve ekonomik konuları da içerecek şekilde bütünleşik bir yaklaşımla ele alan; kıyı alanlarındaki fonksiyon ve faaliyetler ile kıyı alanlarına yönelik hedefler arasındaki uyumu sağlayan; sürdürülebilir gelişme ilkesi doğrultusunda kıyı ekosisteminin korunmasını ve doğal kaynakların kullanımını gözeten; ulaşım türleri ile ilgili kıyıda yapılması gerekli altyapı tesislerini içeren; koruma ve kullanma dengesini sağlayacak biçimde mekânsal hedef, strateji ve eylem önerilerini ve yönetim planını kapsayan, 1/25.000 veya 1/50.000 ölçekte şematik ve grafik planlama diline uygun, plan paftası ve planlama raporu ile bütün olarak stratejik planlama yaklaşımı çerçevesinde ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içinde hazırlanan plan", (i) bendinde de, nazım imar planı, "Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan" ve (k) bendinde uygulama imar planı ise, "Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan" olarak tanımlanmıştır. 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi’nde, deniz kaplumbağalarının, taraf olduğumuz BERN (Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması) Sözleşmesi kapsamında koruma altma alındığı, Caretta Caretta ve Chelonia Mydas türlerinin IUCN (Dünya Koruma Birliği) Kriterlerine göre “Nesli Tehlikede” statüsünde olduğu, ulusal ölçekte yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde Akdeniz kıyılarında önemli deniz kaplumbağası yuvalama alanlarının tespit edildiği, bu alanların; Ekincik, Dalyan, Dalaman-Sarıgerme, Fethiye-Çahş Kumsalı, Patara, Kale, Kumluca, Olympos-Çıralı, Tekirova, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Anamur, Göksu Deltası, Alata, Kazanlı, Akyatan, Yumurtaklık ve Samandağ kumsalları olduğu, yapılan çalışmalar ile “Deniz Kaplumbağaları Yuvalama Alanları Koruma-Kullanma Hükümleri”nin belirlendiği ve denizden karaya doğru dikey olarak I. Koruma Bölgesi, II. Koruma Bölgesi, Tampon Bölge ve Etki Alanı olarak dört bölüm halinde tanımlandığı, bu kapsamda; Deniz Kaplumbağaları Yuvalama Alanları Koruma-Kullanma Koşullarında tanımlanan I. Koruma Bölgesi, II. Koruma Bölgesi, Tampon Bölge ve Etki Alam’nda belirtilen kriterlere uyulması, ilgili valiliklerce EK-2’de koordinatları verilen ”Deniz Kaplumbağaları Yuvalama Alanları”nın Çevre Düzeni Planlarına İşlenmesi ve Plan Hükümlerine “Deniz Kaplumbağaları Yuvalama Alanları Koruma-Kullanma Hükümlerinin eklenmesi, Deniz Kaplumbağalarının üreme mevsimi olan Mayıs-Eylül ayları arasında kumsallara her türlü hayvan ve motorlu araç girişinin engellenmesi, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 6. maddesi ile Kıyı Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13. ve 14. maddesinde tanımlanan (a, b ve c maddelerinde belirtilen) yapılardan, yuvalama kumsallarında kurulu bulunan veya kurulması planlanan sabit iskelelere sadece denize girme ve güneşlenme amacıyla kullanılması, ışıklandırma yapılmaması, gece kullanılmaması, kumsala temas noktasında kum hareketini engellemeyecek düzende ve hazırlanacak tip projeye uygun olacak şekilde planlanması halinde Çevre ve Orman Bakanlığından onay alınması kaydıyla izin verilmesi, turizm alanlarında denizel ortamda oluşturulacak su sporları amaçlı su üstü parkur alanlarında deniz kaplumbağalarının çiftleşme döneminde 1 Nisan-30 Eylül tarihleri arasında kıyı çizgisinden itibaren 1 millik deniz sahası içerisinde her türlü deniz taşıtının saatte 8 milden fazla süratle seyretmesinin engellenmesi ve planlanan su üstü parkur alanlarına Çevre ve Orman Bakanlığından onay alınması kaydıyla izin verilmesi, yuvalama alanlarında yeni kurulacak sanayi tesisleri ve enerji yatırımlarına müsaade edilmemesi, turizm tesisleri ve alt yapı faaliyetleri ile yakın çevresinde planlanan yatırımlar konusunda Çevre ve Orman Bakanlığından uygun görüş alınması, konularında gerekli çalışmaların yapılarak, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve 2872 sayılı Çevre Kanunu çerçevesinde deniz kaplumbağaları ve yaşama ortamlarının korunması açısından yukarıdaki tedbirlerin uygulanması hususunun, ilgili idarelere dağıtımı yapılarak gereğinin yapılması bildirilmiştir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin Ek1-a "ortak gösterimler" başlığında yer alan lejantta; "deniz kaplumbağaları üreme ve koruma alanı" gösterimine, 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı lejantında "kaplumbağa yuvalama alanı" gösterimine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, Dairece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; kaplumbağa koruma bölgesine ilişkin bir notasyonun plan paftasında bulunmadığı, plan lejandında kaplumbağa yuvalama alanı gösterimi bulunduğu, ancak davaya konu bu bölgede bu gösterimin kullanılmadığı, oysa mülga Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi’nde “Deniz kaplumbağaları, taraf olduğumuz BERN (Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruması) Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınmış olup Caretta caretta ve Chelonia mydas türleri IUCN (Dünya Koruma Birliği) Kriterlerine göre “Nesli Tehlikede” statüsündedir” denilmekte olduğu, bu genelgenin EK-2’sinde verilmiş olan Deniz Kaplumbağaları Yuvalama Alanarı Koordinat-Uzunluk ve Yuva Sayıları tablosunda ise Yumurtalık bölgesinin de yer aldığı gibi Genelge’de Yumurtalık – 1. Akkum Alt Kumsalı olarak verilmiş olan alan Hunutlu Termik Santral sahasında bulunmakta olduğu, dolayısıyla Hunutlu Termik Santralı’nın nesli tehlikede statüsünde bulunan Caretta Caretta’ların yuvalama alanı olarak belirlenmiş olan Akkum Alt Kumsalına ve dolayısıyla deniz kaplumbağalarına olumsuz etkileleri değerlendirilmesi gerektiği, Genelgenin 12.maddesine göre yuvalama alanlarında enerji tesis yatırımlarına müsaade edilmeyeceği, oysa davaya konu bölgede özellikle bu açıdan korumacı bir plan kararı yer almadığı ve Genelge göz ardı edilerek kaplumbağa koruma bölgesine ilişkin bir notasyona plan paftasında yer verilmediği" tespitlerine yer verilmiş, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında davaya konu bu alanda deniz kaplumbağaları üreme ve koruma alanı olarak yer alan Yumurtalık – 1. Akkum Alt Kumsalı’nı da içeren 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi’nin bir plan altlığı olarak kullanılmadığı, bu alanda planlama kararlarını bu açıdan sınırlayan bir doğal eşik olarak göz önünde bulundurulmadığı, Plan Açıklama Raporunun 56.sayfasında sayılan doğal yaşam alanları içinde 4 adet kaplumbağa yuvalama alanının sıralandığı, ancak bu kapsamda Sugözü ve Akkum alt kumsallarını da içeren Yumurtalık bölgesinin yer almadığı, başka bir ifadeyle planlama bölgesinde bulunan önemli doğa alanları kapsamında Sugözü ve Akkum bölgesi alt kumsallarını da içeren Yumurtalık bölgesinin ilgili Genelge'de yer almasına rağmen çevre düzeni planında vurgulanmadığı belirtilmiştir. Hunutlu Entegre Termik Santrali kurulması istenilen dava konusu planlama alanının, aynı zamanda 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi’nde de belirtilen Yumurtalık – 1. Akkum Alt Kumsalı deniz kaplumbağaları yuvalama alanı olduğu açıktır. Dosyanın incelenmesinden, 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genelgesi’nde belirtilmesine ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin Ek1-a "ortak gösterimler" başlığında yer alan lejant ile 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı lejantında gösterimine yer verilmesine rağmen, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında dava konusu termik santralin bulunduğu bölgede "kaplumbağa yuvalama alanı" gösteriminin yer almamasının, anılan planın önemli bir eksikliği olduğu, kaplumbağa yuvalama alanlarının korunmasına ilişkin alt ölçekli planları yönlendirmesi beklenen ilke ve stratejilerin dava konusu çevre düzeni planında belirlenmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının, ölçeği ve niteliği itibarıyla çevre düzeni planından beklenen işlevi yerine getirmediği anlaşıldığından, 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Çevre Düzeni Planının 035 sayılı paftasındaki Sugözü Sahilinde Enerji Üretim ve Depolama Alanı kullanım kararında ve bu plan uyarınca yapılan alt ölçekli 1/50.000 ölçekli İskenderun Körfezi (Adana, Mersin, Hatay) Bütünleşik Kıyı Alanları Planının uyuşmazlık konusu alana ilişkin kısmında ve 1/5000 ölçekli Adana İli Yumurtalık İlçesi Sugözü (Hunutlu) Sınırları İçerisinde Hunutlu Termik Santraline İlişkin İlave ve Revizyon Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Adana İli Yumurtalık İlçesi Sugözü (Hunutlu) Sınırları İçerisinde Hunutlu Termik Santraline İlişkin İlave ve Revizyon Uygulama İmar Planında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 06/12/2021 tarih ve E:2018/8255, K:2021/13304 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 10/10/2024 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğu karar verildi. KARŞI OY X-Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.