8. Hukuk Dairesi 2021/12415 E. , 2022/6852 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapusuz Taşınmaz Tescili (TMK 713'e Dayalı) Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; Hatay İli Antakya İlçesi Gülderen Köyünde bulunan ve dava…
**8. Hukuk Dairesi 2021/12415 E. , 2022/6852 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapusuz Taşınmaz Tescili (TMK 713'e Dayalı) Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; Hatay İli Antakya İlçesi Gülderen Köyünde bulunan ve dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazda müvekkili yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunu öne sürerek taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, fen bilirkişileri... ve ...’ın 10.06.2015 tarihli raporlarında A harfi ile gösterilen ve kırmızı kalemle işaretlenen 1.194,25 m2'lik kısmın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalılar Hazine ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapusuz taşınmazın TMK'nin 713. maddesi uyarınca tescili isteğine ilişkindir. 1.TMK'nin 713. maddesinde, davanın konusunun mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunacağı düzenlendiği halde Mahkemece gerekli ilanlar yaptırılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. 2. Mahkemece, çekişmeli taşınmazda davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1956 ve 1995 tarihli memleket haritaları ve bunlara esas alınan hava fotoğrafları incelenmiş ise de sözkonusu bilirkişi uygulamaları denetime elverişli değildir. Mahkemece nizalı taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olup olmadığı kesin ve net olarak tespit edilmediği gibi davacının zilyetliğinin tespiti açısından yöreyi iyi bilen mahalli bilirkişiler hiç dinlenmeden, davacı tanıkları ise duruşmada dinlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.