8. Ceza Dairesi 2023/1394 E. , 2024/7320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/811E., 2021/837 K. SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci madd
**8. Ceza Dairesi 2023/1394 E. , 2024/7320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/811E., 2021/837 K. SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf başvurusunun esasa girilmeksizin süre yönünden red edilmesi ile 02.02.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.03.2023 tarihli ve 2022/13650 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37542 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37542 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanık hakkında 08/04/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak eylemi nedeniyle 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve sanığın erteleme süresi zarfında yükümlülüklere aykırı davranmadığının anlaşıldığından bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/7. maddesi gereğince Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 08/10/2020 tarihli ve 2015/45581 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15/12/2020 tarihli ve 2019/12580 esas, 2020/19596 karar sayılı ilâmında da "Başka suçtan tutuklanarak Ankara Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na alınması sırasında sanığın üzerinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçmesi karşısında; hiç kimsenin kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolla delil göstermeye zorlanamayacağına ilişkin Anayasa'nın 38/5. maddesine göre sanıktan üzerinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilse dahi bu durumu anlatarak suçunu ikrar etmesinin beklenemeyeceği dikkate alındığında, cezaevine rızası haricinde ve görevlilerin gözetim ve denetiminde alınan sanığın üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi bilinçli olarak ve cezaevine sokma saikiyle görevlilere teslim etmediği şeklinde bir sonuca varılamayacağı; ceza hukukunun ... prensiplerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alındığında eyleminin TCK.nın 191. maddesinde tanımlanan, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,...BOZULMASINA ... " şeklinde belirtildiği üzere 08/04/2015 tarihinde infaz kurumuna giriş işlemleri sırasında üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilen sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlünün hırsızlık suçundan tutuklanarak Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na alınması sırasında yapılan üst aramasında pantolonunun gizli bölmesinde 4 ayrı paket halinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın savunmasında uyuşturucu maddeyi orada unuttuğunu beyan etmesi karşısında; hiç kimsenin kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolla delil göstermeye zorlanamayacağına ilişkin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre sanıktan üzerinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilse dahi bu durumu anlatarak suçunu ikrar etmesinin beklenemeyeceği dikkate alındığında cezaevine rızası haricinde ve görevlilerin gözetim ve denetiminde alınan sanığın üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi bilinçli olarak ve cezaevine sokma saikiyle görevlilere teslim etmediği şeklinde bir sonuca varılamayacağı; ceza hukukunun ... prensiplerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alındığında eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturacağı bu suç yönünden ise Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2020 tarihli ve 2015/45581 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli 2021/811 Esas, 2021/837 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca; hükümlü hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA , hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.