10. Hukuk Dairesi 2025/18246 E. , 2026/1265 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1026 E., 2025/1442 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar İş Mahkemesi SAYISI : 2024/9 E., 2025/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlana…
10. Hukuk Dairesi 2025/18246 E. , 2026/1265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1026 E., 2025/1442 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar İş Mahkemesi SAYISI : 2024/9 E., 2025/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; kaza nedeniyle müvekkili ...'un, beden ve iş gücü kaybı olduğunu, fazla çalışma saatleri ve ağır iş temposu nedeniyle iş sırasında kalp krizi geçirdiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmasıyla şimdilik 1000 TL maddi tazminat ile 600.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiz oranıyla davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. 2.Davacı vekili 16.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 421.808,88 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yan dava dilekçesinde maddi tazminat talebini HMK'nın 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini belirtmiştir. Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107/1. maddesinde "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." hükmü yer almaktadır. Somut olayda davacının en azından yaptığı sağlık giderlerinin tutarlarını veya uğramış olduğu maddi kayıpları bilebilecek durumda olması sebebiyle belirsiz alacak davası açmasının hukuken mümkün olmaması nedeniyle maddi tazminat talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"....Dosya içeriğindeki belge ve bilgilerden, ... işçi ...'nin davalı "...Sanayi ve ... A.Ş." unvanlı firmada 09.06.2015 tarihinde mekanik tesisat ustası olarak çalışmaya başladığı 01.04.2016 tarihinde saat 15:00 sularında işyerinde çalışmalarını yürüttüğü sırada kalp krizi geçirmesi sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, 30.12.2004 tarihli raporla kendisine "koroner arter hastalığı" teşhisi konulduğu hususları anlaşılmaktadır. İş Güvenliği Uzmanları ile Kardiyoloji Uzmanından oluşturulan teknik bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 09.10.2021 tarihli kusur raporuna göre a) Davalı işveren ...San. ve .... %50 oranında, b) Bünyesel faktör %20 oranında c) ... işçi ... %30 oranında kusurludur. ... Somut uyuşmazlıkta; 16.03.2022 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına ve Yargıtay ictihatlarına uygun olduğu, davacı eş ...'nin ve çocuklarının destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığı anlaşıldığından rapor doğrultusunda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Manevi tazminat yönünden ise iş kazasında tarafların kusur durumu, hak ve nefaset kuralları, paranın alım gücü, kaza nedeni ile davacılar murisinin vefatı, davacıların duyduğu elem ve acı, istenilen tazminat miktarı dikkate alınarak davacı eş için 35.000 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 15.000' er TL manevi tazminat miktarı hüküm atına alınmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile 1. 55.167,17 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 318.801,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatı toplam 373.968,84 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine, 2. 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... .......Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... Şti. ile davalı.......A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, kusur oranını ve bu kusur oranı esas alınarak yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, müvekkilinin iş kazasının meydana gelmesinde kusurunun söz konusu olmadığını, illiyet bağının kesildiğini ve bu sebeple de müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını, Yargıtay içtihatları gereği % 60'ın altında maluliyet durumunda pasif dönem zarar hesabının yapılmaması gerektiğini, iş kazasının müvekkilinin iş sahasında gerçekleşmediğini, olayın ...'in iş sahasında olduğunu, ve ...'e % 40 oranında kusur atfedildiğini, davanın ihbarı taleplerinin değerlendirilmediğini, davacının toplam zararının % 20 kusur indirimi yapılmak suretiyle hesaplandığını ancak davalı müvekkilinin kusur oranı göz önünde bulundurulmadan zararın tamamından sorumlu tutulduğunu, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmadığını, maluliyetin kazadan kaynaklandığının tespiti yapılmadığını, kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, belirterek kararı temyiz etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. A. Davalı.......A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava açmada hukuki yararın bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Davada haklı çıkmış olan tarafta hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. (HMK m. 361/2). İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış olan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı yoktur. Şayet karşı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden esas hakkında karar verilmiş ise o takdirde karara karşı istinaf yoluna başvurmamış olan taraf temyiz yoluna gidebilir. Zira bunda hukuki yararı vardır. Somut olayda, davalı.......A.Ş. vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda davalı yönünden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen karardan farklı ve aleyhe bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde beyan ettiği temyiz sebeplerine göre davalı .......A.Ş. vekilinin temyiz yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. B) Davalı .... Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı.......A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2. Davalı .... Şti. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde Davalı..... A.Ş.'ye iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ..... Şti.'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.