T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1819 Esas KARAR NO: 2026/214 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/09/2024 NUMARASI: 2023/1006 Esas, 2024/959 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 07/12/2020 KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1819 Esas KARAR NO: 2026/214 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/09/2024 NUMARASI: 2023/1006 Esas, 2024/959 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 07/12/2020 KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı eski kiracısının icra takibi sonucu taşınmazdan tahliye edildiğini, taşınmaz içerisinde yer alan eşyaların ise yediemin sıfatıyla davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin 3 yıl sonra kötü niyetli olarak sözleşme hükümlerine aykırı bir şekilde takip başlattığını, davalı şirket ile imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğunu, yediemin ücretinin takip masrafı olup borçludan tahsili gerektiğini ileri sürerek, müvekkilinin Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takipte borçlu olmadığının tespitine, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede bedelin açıkça belirtildiği halde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle yediemin ücretinin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının borçlu olmadığına dair iddiasının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin 2022/61 Esas, 2023/1386 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında yediemin sözleşmesinin imzalandığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, sözleşmede yediemin ücretinin malın muhammen bedelinin binde 2'si olarak kararlaştırıldığı, malların haciz ve muhafaza tarihinin 02/03/2017 olduğu, takip tarihinin ise 25/09/2020 olduğu, bu haliyle takip tarihine kadar sözleşme kapsamında ödenecek ücretin 39.060-TL olduğu, her ne kadar davacı tarafça iş bu miktarın fahiş olduğu iddia edilmiş ise de sözleşme özgürlüğü ve hizmetin verilmiş olması da gözetildiğinde taraflar arasındaki sözleşmenin usulüne uygun ve geçerli olduğu, günlük yedieminlik ücretinin sözleşmede 30-TL olarak açıkça düzenlenmiş olması nedeniyle, ücretin miktarına ilişkin davacı itirazlarının yerinde olmadığı, taraflar arasında sözleşme bulunduğundan Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan tarife hükümlerinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, bu haliyle davalı tarafça sözleşme kapsamında talep edilebilecek bedelin 39.060-TL olduğu, yapılan 3.000-TL ödemenin mahsubu ile bakiye bedelin 36.060-TL olduğu, davalı alacaklı tarafından Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 36.060-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, talep edilen miktarın sözleşmeye ve olaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna rağmen, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından her ne kadar sözleşme serbestisi olduğundan bahisle alacak talebi haklı görülmüş ise de, yine sözleşmede yer alan "Ancak herhalde bu ücret menkul malın değerinin %30'unu geçmeyecektir." yönündeki anlaşma maddesini bilirkişi raporuna rağmen dikkate almaksızın hüküm kurduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Büyükçekmece... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından yapılan .../03/2017 tarihinde tahliye işlemi sırasında, muhafaza altına alınan menkullerin davalıya teslimi sırasında, alacaklı vekili ile yedieminlik şirketi arasında anlaşma yapıldığı, alacaklı vekilinin Adalet Bakanlığı Depo ve Garaj Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmamasını, menkul malların değerinin günlük %0,02 oranındaki yedieminlik ücretini her ayın başında ödemeyi kabul ettiği, sözleşmede her halde yedieminlik ücretinin menkullerin değerinin %30'unu geçmeyeceğinin kararlaştırıldığı, alacaklı vekilinin menkullerin ihaleden alacağa mahsuben alınması halinde yediemin ücretinin tamamının ödemeyi, ihaleden 3.kişinin satın alınması ve Adalet Bakanlığı Depo ve Garaj Yönetmeliği hükümleri uygulaması halinde bile bakiye yediemin ücretini ödemeyi kabul ettiği görülmektedir.Dairemizin kaldırma kararında sözleşme serbestisi içinde tarafların özgür iradeleri ile yapılan sözleşme geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğundan, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalıya yediemin olarak teslim edilen menkullerin akıbeti araştırılarak, sözleşme hükümleri çerçevesinde davacının alacağı hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, saklama sözleşmesi uyarınca alacak hesabı yapılmadığı, haciz tutanağında teslim edilen menkullerin değerinin de belirtilmediği, ayrıca söz konusu menkullerin akıbeti de bilinmediğinden, yeniden yargılama yapmak üzere dosyanın iadesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasında imzalanan yediemin sözleşmesinde günlük yediemin ücretinin malın muammen bedelinin binde 2' si olan 30-TL olarak belirlendiği, buradan hareketle haczedilen malların toplam değerinin 15.000-TL olarak belirlendikten sonra, Dairemizin kaldırma kararına aykırı şekilde Adalet Bakanlığının yayınladığı yediemin ücret tarifesine göre hesaplama yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, sözleşme serbestisi kapsamında günlük yedieminlik ücretinin sözleşmede 30-TL olarak kararlaştırıldığı, sözleşme kapsamında talep edilebilecek bedelin 39.060-TL olduğu, yapılan 3.000-TL ödemenin mahsubu ile bakiye bedelin 36.060-TL olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Sözleşme serbestisi içinde tarafların özgür iradeleri ile, resmi tarife dışında ücret kararlaştırdıkları ücret yönünden yapılan sözleşme geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğu gibi, aynı sözleşmedeki her halde yedieminlik ücretinin menkullerin değerinin %30'unu geçmeyeceği şeklindeki sözleşme hükmü de aynı şekilde geçerli ve tarafları bağlayıcıdır. Yukarıda belirtildiği üzere, bilirkişi raporunda haczedilen malların toplam değerin15.000-TL olarak belirlenmiş olup, bu miktarın %30'u 4.500-TL'dir. Buna göre davalının sözleşme uyarınca talep edebileceği yedieminlik ücreti olan 4.500-TL'den, takip talebinde peşin alındığı belirtilen 2.700-TL'nin mahsubu sonrası kalan bakiye 1.800-TL'dir. Bu nedenle 1.800-TL'nin dışında kalan miktar (36.360-TL-1.800-TL=34.560-TL) yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Ayrıca kabule göre, gerek takip talebinde ve gerekse bilirkişi raporunda peşin ödenen yediemin ücreti miktarının 2.700-TL olduğu açık biçimde belli olduğu halde, ilk derece mahkemesince peşin ödenen miktarın 3.000-TL olarak belirtilmesi de doğru görülmemiştir.HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulü ile, davacının davaya konu takipte asıl alacakta 34.560-TL borçlu olmadığının tespitine; kabul edilen kısım yönünden davalının takip yapmakta kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması, reddedilen kısım yönün de davacının dava açmakta kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması nedeniyle tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../09/2024 gün ve 2023/.....Esas, 2024/.... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın kısmen kabulü ile; davacının Büyükçekmece ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında asıl alacakta 34.560-TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 4-Şartları oluşmadığından tarafların tazminat taleplerinin reddine, 5-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 2.360,79 TL harçtan, peşin alınan 620,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.739,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafça sarf edilen dava açılış harç gideri olan 620,94 TL peşin harç ile 54,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 675,34 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 377,50 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 3.377,50 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 3.210,29 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 62,70 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 3,10 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, e)Kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 34.560,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f)Reddedilen kısım üzerinden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, b)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 414,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.583,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/02/2026