Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2976 E. , 2024/2321 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2020/2976 Karar No : 2024/2321 DAVACILAR : 1) ... 2) ... 3)... 4)... 5) ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1) ... 2) ... İdaresi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1) Mülkiyeti Hazine’ye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2021 tarihine kadar satış suretiyle özelleştirilm…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2976 E. , 2024/2321 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2020/2976 Karar No : 2024/2321 DAVACILAR : 1) ... 2) ... 3)... 4)... 5) ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1) ... 2) ... İdaresi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1) Mülkiyeti Hazine’ye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2021 tarihine kadar satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 13/12/2017 tarih ve 30269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kararının, 2)17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin, 3) 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin, 4) 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI : Uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının 10/05/2016 tarih ve 4373 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilerek kesin inşaat yasağı getirildiği, kesin inşaat yasağı bulunduğu hâlde taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasının hukuka aykırı olduğu, imar planlarında I. derece arkeolojik sit sınırlarının hatalı işlendiği, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni olmadan satışının yapılamayacağı, 19/12/2018 tarih ve 7486 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararında planların arkeolojik sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiğinin belirtildiği ve davalı idarelerce hazırlanan planlar için daha önce 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı kararla verilen uygun görüşün iptal edildiği, ancak imar planlarının hazırlanmasında anılan karara uyulmadığı, sosyal ve teknik donatı alanlarının kaldırıldığı, "koruma amaçlı" olarak belirtilen planların türü ve niteliğinin hatalı olduğu, plan onama işlemlerinin usul ve süre yönünden imar mevzuatına aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Öncelikle usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı, davacıların hukuki menfaatinin bulunmadığı, dava dilekçesindeki talebin açık olmadığı ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, 10/05/2016 tarih ve 4373 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının uyuşmazlığa konu taşınmazı kapsamadığı, planlama alanına ilişkin herhangi bir kısıtlama getirilmediği, yapılan incelemede plan altlığı ile arkeolojik sit alanının işlendiği sayısal verinin farklı koordinat sistemlerinde hazırlandığı anlaşılarak bu hususta gerekli düzenlemelerin yapıldığı, 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan imar planı değişikliklerinde I. Derece Arkeolojik Sit Alanının tamamının planlama alanı sınırları dışında bırakıldığı, itirazların değerlendirilmesi sonucunda sit alanı plan onama sınırı içerisinden çıkarıldığından imar planı değişikliklerinin "koruma amaçlı" olarak tanımlanmadığı, imar planlarına ilişkin Cumhurbaşkanı'na ait onay yetkisinin özelleştirme kapsam ve programındaki taşınmaz ile sınırlı olduğu, dava konusu plan onama işlemlerinde usul ve süre yönünden imar mevzuatına herhangi bir aykırılık bulunmadığı savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin, 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin iptallerine; 13/12/2017 tarih ve 30269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; Mülkiyeti Hazine’ye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak; 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de Yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu kararın dayanağı olduğu ileri sürülen; 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin; 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin; söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2021 tarihine kadar satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 13/12/2017 tarih ve 30269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları geçerli görülmemiştir. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin (A) fıkrasında, dava konusu Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı kararının tesis edildiği tarihteki hâliyle, bu Kanun'un amacının, bu maddede belirtilen ve Kanun'un uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan maddede sayılanların ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş ve maddede, genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanun'un 35. maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi hakları da "kuruluş" tanımı içerisinde yer almış; Kanun'un 2. maddesinde ise, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra son fıkrasında, Kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca (Kurul) belirleneceği kurala bağlanmıştır. Kanunun genel gerekçesinde; özelleştirmenin, geniş anlamda Devletin iktisadî faaliyetlerinin en aza indirilmesi veya tamamen ortadan kaldırılması, kamu iktisadî teşebbüslerinin Devlet bütçesi üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin gerçekleştirilmesi, atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılarak sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve bu şekilde elde edilecek kaynakların, altyapı yatırımları, savunma, eğitim ve sağlık hizmetlerinde kullanılması suretiyle ekonomide verimliliğin arttırılmasını sağlayan önemli araçlardan biri olduğu vurgulanmıştır. 4046 sayılı Kanun'un yukarıda anılan genel gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun'un 1. maddesinde yer alan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınması konusunda Özelleştirme Yüksek Kurulu'na birtakım görev ve yetkiler tanınmış olmakla birlikte, verilen bu görev ve yetkinin, mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile özelleştirmeye konu varlığın niteliği, fiili ve hukukî durumu gözetilerek ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenle, dava konusu Kurul kararının hukuka uygunluğunun, özelleştirme kapsam ve programına alınan alanın bulunduğu yer, nitelikleri, fiili ve hukukî durumları incelenerek, dava konusu alanın mevcut durumda özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilip özelleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 13/12/2017 tarih ve 30269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan davaya konu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, "1- Mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, 2- Söz konusu taşınmazların satış suretiyle özelleştirilmesine, 3- Özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına" karar verilmiş; ekli listenin 6. satırında ise Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı ve 24.865,83 metrekare yüzölçümlü taşınmaza yer verilmiştir. Kurul kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazın bir kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 10/05/2016 tarih ve 4373 sayılı kararı ile tescil edilen “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” içerisinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 2863 sayılı "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu"nun 3. maddesinde "Sit", tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır, şeklinde; "Korunma alanı", taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alan, şeklinde; "Koruma amaçlı imar plânı" ise, bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; halihazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlar şeklinde tanımlanmış; "Devir Yasağı" başlıklı 13. maddesinde ise, Hazine'ye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, usulüne göre tescil ve ilan olunan, her çeşit korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile bunlara ait korunma sınırları dâhilindeki taşınmazların, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni olmadan gerçek ve tüzel kişilere satılamayacağı, hibe edilemeyeceği kurala bağlanmıştır. Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'da varlıkların özelleştirilebileceği belirtilirken parantez içinde örnekleme yapıldığı ve benzerleri denildiği dikkate alındığında, arkeolojik sit alanlarının örnekleme yapılan varlıklara benzemediği ve kanun koyucunun hangi tür varlıkların özelleştirilebileceğine ilişkin belirlediği çerçeveye uymadığı; ayrıca 4046 sayılı Kanun ile idareye, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak amacını gerçekleştirebilecek varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik olarak yetki ve görev verildiği göz önüne alındığında; kısmen I. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalan ve devir yasağı kapsamında korunması gereken taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmek üzere kapsam ve programa alınmasının özelleştirmeden beklenen yasal amacı gerçekleştirecek mahiyette bulunmadığı ve kamu yararı amacı taşımadığı sonucuna varıldığından, dava konusu Kurul kararında ve anılan Kurul kararına dayanılarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 3. maddesi uyarınca taşınmaza yönelik olarak hazırlanan imar planlarının onaylanmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı kararlarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu edilen işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 21/12/2021 tarihli ara kararı gereğinin yerine getirildiği görülerek gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ: ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan diğer taşınmazlarla birlikte, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına karar verilmiştir. 02/04/2018 tarih ve 2018/41 sayılı Kurul kararıyla, mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan diğer taşınmazlarla birlikte, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına ikinci kez karar verilmiştir. 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsele "Ticaret-Konut Alanı (E:0.20, Yençok:2 kat)", "Park", "Yol" ve "Genel Otopark Alanı" kullanım kararları getirilmesine yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Bakanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verilmiştir. 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan planlara askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan niteliği, çizim tekniği ve plan hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin itirazların kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verilmiştir. 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan planlara askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin itirazın kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, imar planının sit alanı içinde kalan kısmının iptaline, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin onaylanmasına karar verilmiştir. 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan plan değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan kararları ve plan hükümlerinin değiştirilmesine ve sit alanının ve çizim tekniğinin düzenlenmesine ilişkin itirazların kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin onaylanmasına karar verilmiştir. Son olarak 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan imar planı değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde, yapılan itirazların reddedilmesine ve alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiği, altlık imar paftaları yerine hâlihazır haritalar kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının, 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin, 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin ve 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Öte yandan, 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla, kısmen 10/05/2016 tarih ve 4373 sayılı kararla tescilli I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kalan ve özelleştirme kapsam ve programına alınan söz konusu ... ada, ... parsele yönelik hazırlanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım Planının ve 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca uygun bulunduğuna karar verilmiş; 19/12/2018 tarih ve 7486 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla ise, söz konusu taşınmaza ilişkin hazırlanan imar planlarının Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 04/10/2017 tarih ve E:2017/732 sayılı yürütmenin durdurulmasına yönelik kararı doğrultusunda I. Derece Arkeolojik Sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiği anlaşıldığından, 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı Bölge Kurulu kararının iptal edilmesine, imar planlarının bütüncül olarak hazırlanarak Bölge Kurulu'na iletilmesine karar verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: 1) Mülkiyeti Maliye Hazinesine kayıtlı Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2021 tarihine kadar satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının incelenmesinden; 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu kurala bağlanmış; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukukî açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır. 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür. Bu itibarla, dava konusu kararın 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 2) 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin ve 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin incelenmesinden ise; 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesi'nin 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararıyla, “(…) Yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler, davalı idarenin bilirkişi raporuna itirazı, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 04/03/2021 tarihli, E: 2021/2096 sayılı ara kararı cevabı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar dava konusu taşınmazın 8.559,25 m2’lik kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 10/05/2014 tarih ve 4373 sayılı kararı ile tescil edilen 'I. Derece Arkeolojik Sit Alanı' içerisinde kaldığı, dava konusu imar planı değişikliği ile taşınmazın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı dışında kalan 16.306,58 m2’lik alanın planlandığı görülmüş ise de, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 04/03/2021 tarihli, E: 2021/2096 sayılı ara kararı ile dava dışı Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan uyuşmazlığa konu taşınmazın arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığı, taşınmaz üzerinde tescilli yapı ve/veya tescilli eser bulunup bulunmadığı, taşınmaz koruma alanında kalıyorsa dava konusu plan değişiklikleri yapılırken koruma kurulu kararı alınıp alınmadığının sorulması, buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, ara kararına verilen cevapta, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı kararıyla ... ada ... parsel sayılı taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının düzeltildiği şekliyle uygun bulunduğu, ancak Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 19/12/2018 tarih ve 7486 sayılı kararı ile taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının, I. derece arkeolojik sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiğinden, Kurul'un 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı kararının iptaline karar verildiği ifade edilerek ilgili kurul kararları dosyaya sunulmuştur. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 57. maddesinde, 'korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile ilgili uygulamaya yönelik kararlar almak' koruma bölge kurulları, koruma yüksek kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla koruma kurullarının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun, doğal (tabi) sitler ve arkeolojik sit alanlarına yönelik koruma ve kullanma koşullarını belirleyen ilke kararları bulunmaktadır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 'Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları' başlıklı 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı İlke Kararında, I. derece arkeolojik sitlerin, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olduğu, ayrıca bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağı belirtilmiştir. Uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 10/05/2014 tarih ve 4373 sayılı kararı ile tescil edilen I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalmakta olup anılan kararda bu alanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı ilke kararındaki koruma kullanma koşulunun geçerli olduğu koruma alanı içerisinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'ndan izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı kararı ile dava konusu imar planları için verilmiş olan uygun görüşün yine Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 19/12/2018 tarih ve 7486 sayılı kararı ile alanın I. derece arkeolojik sit alanını da kapsayacak biçimde bütüncül olarak planlanması gerektiğinden bahisle iptal edilmiş olduğu anlaşıldığından, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği göz önünde bulundurulduğunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun uygun görüşü alınmaksızın alanda planlama yapılamayacağından, dava konusu imar planı değişikliklerinin kültür ve tabiat varlıklarını koruma mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” gerekçesiyle söz konusu işlemin iptaline karar verilmiş, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/05/2023 tarih ve E:2023/908, K:2023/938 sayılı kararıyla anılan karar onanmıştır. Bu itibarla, 19/12/2018 tarih ve 7486 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla, söz konusu taşınmaza ilişkin hazırlanan imar planlarının Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 04/10/2017 tarih ve E:2017/732 sayılı yürütmenin durdurulmasına yönelik kararı doğrultusunda I. Derece arkeolojik sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiği gerekçesiyle imar planlarının uygun bulunmasına ilişkin 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı Kurul kararının iptal edilmesine, imar planlarının bütüncül olarak hazırlanarak Kurul'a iletilmesine karar verildiği ve aktarılan 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesi'nin 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararında da belirtildiği üzere imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği dikkate alındığında, dava konusu 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararı, 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümleri ve 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin, 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin İPTALLERİNE oybirliğiyle, 2. 13/12/2017 tarih ve 30269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı kararı yönünden ise DAVANIN REDDİNE oyçokluğuyla, 3. Dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, kalan ...TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/05/2024 tarihinde karar verildi. (X)KARŞI OY : 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede belirtilen ve Kanun'un uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan maddede sayılanların ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş ve maddede, genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanun'un 35. maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi hakları da "kuruluş" tanımı içerisinde yer almış; Kanun'un 2. maddesinde ise, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra son fıkrasında, Kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca (Kurul) belirleneceği kurala bağlanmıştır. Kanunun genel gerekçesinde, özelleştirmenin, geniş anlamda Devletin iktisadî faaliyetlerinin en aza indirilmesi veya tamamen ortadan kaldırılması, kamu iktisadî teşebbüslerinin Devlet bütçesi üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin gerçekleştirilmesi, atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılarak sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve bu şekilde elde edilecek kaynakların, altyapı yatırımları, savunma, eğitim ve sağlık hizmetlerinde kullanılması suretiyle ekonomide verimliliğin arttırılmasını sağlayan önemli araçlardan biri olduğu vurgulanmıştır. 4046 sayılı Kanun'un yukarıda anılan genel gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun'un 1. maddesinde yer alan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınması konusunda Özelleştirme Yüksek Kurulu'na birtakım görev ve yetkiler tanınmış olmakla birlikte, verilen bu görev ve yetkinin, mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile özelleştirmeye konu varlığın niteliği, fiili ve hukukî durumu gözetilerek ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenle, dava konusu Kurul kararının hukuka uygunluğunun, özelleştirme kapsam ve programına alınan alanın bulunduğu yer, nitelikleri, fiili ve hukukî durumları incelenerek, dava konusu alanın mevcut durumda özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilip özelleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, "1) Mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, 2) Söz konusu taşınmazların satış suretiyle özelleştirilmesine, 3) Özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına" karar verilmiş; ekli listenin 6. satırında ise Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı ve 24.865,83 metrekare yüzölçümlü taşınmaza yer verilmiştir. Kurul kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazın bir kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 10/05/2016 tarih ve 4373 sayılı kararı ile tescil edilen “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” içerisinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde, "Sit"in tanımı, "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır." şeklinde yapılmış; "Devir Yasağı" başlıklı 13. maddesinde ise, Hazine'ye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, usulüne göre tescil ve ilan olunan, her çeşit korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile bunlara ait korunma sınırları dâhilindeki taşınmazların, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni olmadan gerçek ve tüzel kişilere satılamayacağı, hibe edilemeyeceği kurala bağlanmıştır. Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'da varlıkların özelleştirilebileceği belirtilirken parantez içinde örnekleme yapıldığı ve benzerleri denildiği dikkate alındığında, arkeolojik sit alanlarının örnekleme yapılan varlıklara benzemediği ve kanun koyucunun hangi tür varlıkların özelleştirilebileceğine ilişkin belirlediği çerçeveye uymadığı; ayrıca 4046 sayılı Kanun ile idareye, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak amacını gerçekleştirebilecek varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik olarak yetki ve görev verildiği göz önüne alındığında; kısmen I. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalan ve devir yasağı kapsamında korunması gereken taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmek üzere kapsam ve programa alınmasının özelleştirmeden beklenen yasal amacı gerçekleştirecek mahiyette bulunmadığı ve kamu yararı amacı taşımadığı, dolayısıyla ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile kararın bu kısmına katılmıyoruz.