3. Hukuk Dairesi 2023/5705 E. , 2024/3626 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/125 E., 2023/665 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda verilen kararın Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesince bozulması üzerine Mahkemece direnilmiştir. Direnme kararının temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ka…
**3. Hukuk Dairesi 2023/5705 E. , 2024/3626 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/125 E., 2023/665 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda verilen kararın Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesince bozulması üzerine Mahkemece direnilmiştir. Direnme kararının temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 2001 yılında Pamukbank A.Ş ile bireysel bankacılık sözleşmesi imzaladığını, borcunu ödememesi nedeniyle 13.10.2001 tarihinde ihtar çekildiğini ve 391.99 TL asıl alacak 559,41 TL faiz 27,97 TL BSMV olmak üzere toplam 979,38 TL üzerinden hakkında icra takibi başlatıldığını takipte yıllık %375 faiz ve %10 avukatlık ücreti talep edildiğini, takibin işlemsiz bırakılmasından sonra 2011 yılında yenilendiğini ve müvekkilinin maaşına 21.284,89 TL haciz konuluğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, aksi kabulde davalının fahiş oranda faiz talep ettiğini, sözleşmedeki faize ilişkin hükümlerin geçersiz olduğunu, faizin TBK 88 ve120 nci maddelerine göre belirlenmesi gerektiğini, belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 141 inci maddesinde zamanaşımı süresinin yirmi yıl olması nedeniyle davacı tarafça ileri sürülen zamanaşımı definin yerinde olmadığını, davacının 2001 yılından beri borcunu ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli kararının Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin menfi tespit hükmü kurulması gerekirken olumlu tespit hükmü kurulduğu gerekçesiyle bozulması üzerine Mahkemece bozmaya uyularak verilen 21.02.2017 tarih, 2016/984 esas 2017/147 karar sayılı kararla, davanın kısmen kabulüne "davalının İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2011/2420 sayılı dosyası ile ilgili olarak takip tarihi olan 26/02/2002 tarihi itibariyle 479,55 TL, dava tarihi olan 03/04/2014 tarihi itibariyle 17.002,19 TL davacıya borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.