4. Hukuk Dairesi 2022/11582 E. , 2023/823 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/190 E., 2022/94 K. HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığı Taraflar arasında görülen 6183 sayılı Kanun'dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine ye…
**4. Hukuk Dairesi 2022/11582 E. , 2023/823 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/190 E., 2022/94 K. HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığı Taraflar arasında görülen 6183 sayılı Kanun'dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı idarenin davalılardan ...'a ait kesinleşmiş 81.785,57 TL vergi borcu olduğundan bahisle vergi dairesince yapılan icra takiplerinin sonuçsuz kaldığını, borcun ödenmediğini, ...'ın ..., ..., ..., ... plakalı araçların sahibi iken bu araçların tamamını 06.02.2014 ve 07.02.2014 tarihlerinde babası ...'a sattığını, ... plakalı aracın ... tarafından 25.12.2014 tarihinde diğer davalı ...'a satıldığını, ...'ın, ...'nin babası olduğunu, ...'ın da amcasının oğlu olduğunu, bu kişilerin ...'nin borçlarını bilecek konumda olduklarını, mal kaçırmak amacıyla bu devirlerin gerçekleştirilmiş olduğunu belirterek bahsi geçen 4 araçla ilgili yapılan tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava açma şartlarının gerçekleşmediğini, kesinleşen vergi borcu olmadığını, geçmişteki vergi borçlarının ... tarafından ödenmesi sonucunda 06.02.2014 tarihinde daha önce vergi dairesince konulan tedbirlerin bizzat vergi dairesi tarafından kaldırıldığını, satışların da bu tedbir kararı kalktıktan ve vergi borcu ödendikten sonra gerçekleştirildiğini, dava dilekçesinde bahsedilen vergi borçlarının sonradan çıkarıldığını, bu vergi borçlarının kesinleşmediğini, yapılan satışların muvazaalı da olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçesi ile davalı ... ile benzer sebeplerle davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.10.2015 tarihli ve 2015/292 Esas, 2015/1151 Karar sayılı kararı ile araçların satış tarihlerinde henüz tahakkuk ettirilmiş vergi borcu bulunmadığı, sonradan tahakkuk ettirilen vergi borçlarının da hali hazırda davalı konumda olduğu ve kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 28.05.2018 tarihli ve 2016/910 Esas, 2018/5540 Karar sayılı kararıyla; "... Somut olayda davacı idarenin 20/05/2015 tarihli yazısına göre takip konusu borcun 2009-2013 arası döneme ilişkin olup toplam borcun 84.202,00 TL olduğu bildirilmiştir. Mahkemece borcun ödenip ödenmediği netleştirilmemiş, tasarruf tarihine kadar borçlu hakkında kesinleşen borç miktarı yönünden de bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. Ayrıca; Davalı borçlu takip konusu borçlarla ilgili Vergi Mahkemesine açtığı davaların bir kısmının lehine sonuçlandığını ve temyiz aşamasında olduğunu belirtmiştir. O halde Mahkemece, Danıştay'daki dosyanın kesinleşmesi de beklenerek, davacı İdareden vergi borçlarının hangi dönemlere ait olduğuna ilişkin belgeler getirtilerek 06/02/2014-07/02/2014 tarihi (tasarruf tarihi) itibarıyla borç miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırarak borç miktarının belirlenmesi, borcun ödendiği iddia edildiğinden ödenip ödenmediği araştırılarak, tasarruf tarihine kadar kesinleşmiş ve ödenmemiş vergi borcu varsa; bu borç yönünden işin esasına girilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava açıldıktan sonra davalı borçlu ...'ın 31.01.2020 tarihinde ve 29.08.2018 tarihinde dava konusu borcu davacı kuruma ödediği anlaşıldığından ve dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'ın davalı ...'nin amcasının oğlu, diğer davalı İzzetin'in ise yeğeni olması sebebiyle iyi niyetli olmadığı, davalı ...'nin amme alacağının tahsilini imkansız bırakmak için araçları devir ettiğini bildiği veya en azından bilmesinin lazım geldiği gerekçesiyle yargılama giderlerinden davalıların sorumlu olduğuna karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu iptali talep edilen tasarrufların gerçekleştiği tarih itibariyle müvekkilinin davacı idare nezdinde tahakkuk etmiş herhangi bir amme borcu bulunmadığını, araçların devir tarihinden önce tahakkuk eden ve kesinleşen tüm amme borçlarına dair araçlar üzerine konulan kamu hacizlerinin, borçların ödenmesine bağlı olarak bilfiil davacı idare tarafından kaldırıldığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6183 Sayılı AATUHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 24 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, dava konusu vergi borçlarının 2009-2014 dönemlerine ilişkin olup, sonradan borcun ödendiği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.