1. Hukuk Dairesi 2008/10998 E. , 2008/12017 K. "" MAHKEMESİ : KARABÜK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 47 sayılı parselin 2/3 payının kendisine 1/3 payının da dava dışı kızı S.ait iken taşınmazda kat mülkiyeti tesis ettirmek amacıyla paylarını davalı kardeşine devrettiklerini ancak davalı kardeşinin kat mülkiyeti tesisinden sonra çekişmeli 5 numaralı bağımsız bölümü ile 10,11, ve 12 numaralı dükkanları iade etmediğini, da…
**1. Hukuk Dairesi 2008/10998 E. , 2008/12017 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARABÜK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 47 sayılı parselin 2/3 payının kendisine 1/3 payının da dava dışı kızı S.ait iken taşınmazda kat mülkiyeti tesis ettirmek amacıyla paylarını davalı kardeşine devrettiklerini ancak davalı kardeşinin kat mülkiyeti tesisinden sonra çekişmeli 5 numaralı bağımsız bölümü ile 10,11, ve 12 numaralı dükkanları iade etmediğini, davalıya yapılan pay temlikinin hile ve gabin nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek iptal tescil istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davada her nekadar hile ve gabin iddiasında bulunulmuş ise de taraflar arasındaki uyuşmazlığın inançlı işlemden kaynaklandığı ve yazılı delille kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 47 sayılı parselin 2/3 payının davacı Emire, 1/3 payının dava dışı kızı Selma adlarına kayıtlı iken paylarını 26.5.2006 tarihinde davalıya satış yoluyla devrettikleri, taşınmazda kat mülkiyeti tesis edildikten sonra 2, 4 ve 6 numaralı daireler ile 7, 8 ve 9 numaralı dükkanların davalı tarafından davacıya yine satış yoluyla iade edildiği, 1, 3 ve 5 numaralı daireler ile 10,11 ve 12 numaralı dükkanların ise davalı üzerinde kaldığı görülmektedir. Davacı, kat mülkiyeti tesis ettirmesi için taşınmazdaki payını davalıya devrettiğini, ancak kat mülkiyeti kurulduktan sonra payına isabet eden 5 numaralı daire ile 10, 11 ve 12 numaralı dükkanların da davalı tarafından kendisine iade edilmesi gerekirken edilmediğini, pay temlikinin hile ve gabin nedenleriyle geçersiz bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma hilede yanıltma söz konusudur. B.K.’nun 28/l maddesinde açıklandığı üzere, taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable Ş.) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.