8. Hukuk Dairesi 2021/13273 E. , 2024/6137 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/4 E., 2021/2 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ası…
**8. Hukuk Dairesi 2021/13273 E. , 2024/6137 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/4 E., 2021/2 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın da birleşen davanın da reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... asıl davada 17.07.1934 tarih 12 pafta 75 ada 9 parsel sayılı tapu kaydı ve tarla niteliği ile Aydın Köyü, Yukarı Mahalle Cami Vakfı adına tesbit gören 396 ada 18 parsel sayılı 1499,98 m² yüzölçümlü taşınmazın, birleşen davada 17.07.1934 tarih 26 pafta 169 ada 8 parsel sayılı tapu kaydı ve çayırlık niteliği ile Aydın Köyü Yukarı Mahalle Cami Vakfı adına tesbit gören 259 ada 21 parsel sayılı 630,04 m² yüzölçümlü taşınmazın tesbite dayanak alınan tapu kaydının miktarından eksik yazıldığı iddiasıyla dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince ilk olarak; asıl davada dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsamadığı, iddia edilen bölümün aynı Vakıf adına tesbit gören 396 ada 5 sayılı parsel kapsamında kaldığından davanın reddine ve dava konusu 396 ada 2, 4 ve 18 sayılı parsellerin tesbit gibi tesciline; birleşen davada dayanılan tapu kaydının 259 ada 21 parsele uymadığından davanın reddine ve dava konusu 259 ada 17, 18, 21 ve 23 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı İdarenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 26.11.2012 tarihli kararları ile davacı İdarenin dayandığı ve kadastro sırasında 396 ada 18 parsele revizyon gören 17.07.1934 tarih 12 pafta 75 ada 9 parsel sayılı tapu kaydı ve kadastro sırasında 259 ada 21 parsele revizyon gören 17.07.1934 tarih 26 pafta 169 ada 8 parsel sayılı tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmediği, dayanağı haritaya da yöntemine uygun şekilde kapsam tayin edilmediği, ayrıca dayanak tapu kaydı ile revizyon gördüğü parsel tutanağı incelendiğinde dayanak tapu kaydında sıra numarası ve sınırlarının bulunmadığından, tapu kaydının iskanen mi yoksa toprak tevzi yolu ile mi yahut Kars, Ardahan ve Artvin illerine ilişkin yapılan kadastro sonucu mu oluştuğunun, haritalarının olup olmadığının araştırılmadığı ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak devam eden yargılama neticesinde; asıl davada dava konusu taşınmazın batı sınırında bulunan 396 ada 2 ve 4 parselle olan müşterek sınırın kadimden beri değişmediğinin bilirkişi beyanları ve raporları ile sabit olduğu, dava konusu taşınmazın batı yönünden azaldığına ilişkin bir tespit yapılamadığı, yine doğu sınırında bulunup davacı İdare adına tespit gören 396 ada 5 parsel ile olan sınırlarında belirgin olmadığı, ancak 396 ada 5 parselin doğusunda bulunan 396 ada 6 parsel ile olan sınırların kadimden beri değişmediğinin anlaşıldığı, bu haliyle dava konusu 396 ada 18 parselin doğu sınırından azaldığına ilişkin bir tespit yapılamadığı, 17.06.2019 tarihli raporda her ne kadar taşınmazın kuzey yönünden azaldığı belirtilmiş ise de sonradan alınan 22.01.2021 tarihli raporda taşınmazın kuzey sınırının da sabit sınır olduğunun belirtildiği, kuzey sınırının kayalıklardan oluştuğu ve orman vasfının net bir şekilde gözüktüğünün raporda belirtildiği, bu haliyle dava konusu taşınmazın kuzey sınırından azaldığına ilişkin de bir tespit yapılamadığı, taşınmazın güney yönüne ilişkin bir talep bulunmadığı ve taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen farkın sınırların yanlış belirlenmesinden değil eski tip hesaplamalardan dolayı hatalı ölçüm yapılmasından kaynaklandığı anlaşıldığından 396 ada 18 parsel, 396 ada 2 parsel, 396 ada 4 parsel ve 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin sübut bulmayan davanın reddine; birleşen davada eski 169 ada 8 parsel sayılı tapu kaydının davalı 259 ada 21 parsel, 259 ada 17 parsel, 259 ada 18 parsel, 259 ada 23 parsel ve 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı ve kapsam itibariyle 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan kısmının da orman olduğu tespit edildiğinden sübut bulmayan 259 ada 21 parsel, 259 ada 17 parsel, 259 ada 18 parsel, 259 ada 23 parsel, 101 ada 1 parsel ve 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davasının reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesine göre yapılıp, 25.08.2008 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı İdare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı İdare tarafından eski tapu kayıtlarının hatalı uygulanması sonucu asıl davada komşu 396 ada 18, 2, 4 parsel ve 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar, birleşen davada komşu 259 ada 21, 17, 18, 23 parsel ve 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar lehine İdareye ait taşınmazların eksik tespit edildiği iddiası ile eldeki davanın açıldığı ve İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği halde infazda tereddüt oluşturacak şekilde 396 ada 4, 396 ada 2, 259 ada 23, 259 ada 17 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline karar verilmiş olması doğru değildir. Ne var ki bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. SONUÇ: Davacı İdare vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE; davacı İdare vekilinin temyiz itirazının (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2013/4 Esas sayılı dosya yönünden (1-b) nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Artvin İli Ardanuç İlçesi Aydın Köyü hudutları içerisinde bulunan 396 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline" ifadesinin yazılması; (1-c) bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Artvin İli Ardanuç İlçesi Aydın Köyü hudutları içerisinde bulunan 396 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline" ifadesinin yazılması; Birleşen 2013/5 Esas sayılı dosya yönünden (1-c) bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Artvin İli Ardanuç İlçesi Aydın Köyü hudutları içerisinde bulunan 259 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline" ifadesinin yazılmasına; (1-d) nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Artvin İli Ardanuç İlçesi Aydın Köyü hudutları içerisinde bulunan 259 ada 17 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline" ifadesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 22.10.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi