Ceza Genel Kurulu 2013/358 E. , 2014/455 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 11. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 18.07.2006 Sayısı : 16-170 Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanıklar ... ve ...’ın 765 sayılı TCK’nun 339/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 3'er kez 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin, Yalova Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.07.2006 gün ve 16-170 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmes…
**Ceza Genel Kurulu 2013/358 E. , 2014/455 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 11. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 18.07.2006 Sayısı : 16-170 Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanıklar ... ve ...’ın 765 sayılı TCK’nun 339/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 3'er kez 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin, Yalova Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.07.2006 gün ve 16-170 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 17.04.2012 gün ve 2895-5898 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 28.02.2013 gün ve 13193 sayı ile; “Mahkeme, tanıklar ...., ....., ....., ....., Yılmaz Acar, Sadettin Düz, Necati Metin ve .....'ın sanıkların idari soruşturmadan kurtulmak amacıyla köylüden odun toplamak istediklerine dair beyanlarını doğru kabul ederek hüküm kurmuştur. Mahkemenin hükme esas aldığı bu tanıkların tümünün beyanlarında da 2002 yılının Kasım ayında sanıkların köylüden odun istediklerini söyledikleri görülmektedir. İdari soruşturmadan kurtulmak isteyen sanıkların köylüden odun topladıkları tanıkların beyanlarına istinaden mahkemece kabul edildiğine göre, odun istenmesi hadisesinin idari soruşturma başladıktan sonra olması gerekmektedir. Oysa idari soruşturma 03.12.2002 tarihinde başlamış olup, tanıkların tamamı, 2002 yılının Kasım ayında, sanıkların köylüden idari soruşturmayı kapatmak için odun toplamak istediklerini söylemişlerdir. Bu durumda tanıkların köylüden odun toplanmak istediğine dair beyanlarını doğru kabul etmek mümkün değildir. Kaldı ki böylesine önemli olan ve mahkemenin cezalandırma gerekçesi yaptığı iddianın, katılanların şikâyet dilekçelerinde dile getirilmemiş olması da dikkatlerden kaçmıştır. Sanıkların sahte suç tutanağı düzenlediği için sanıklara ikametgâh belgesi vermediğini söyleyen, duruşmada tanık olarak dinlendiği sırada, üç muhtar olarak bir araya gelerek düzenledikleri sanıkların sahte suç tutanağı düzenlediği iddialarını içeren belgeyi mahkemeye sunan, Teşvikiye köy muhtarı... yeniden mahkemede dinlenildiğinde, diğer tanıkların beyanlarında adı geçen köylüden odun istenmesi hadisesinin doğru olmadığını, bunun söylenti olduğunu ifade etmiştir. Sanıklar aleyhine böylesine önemli iddialarda bulunan tanığın sanıklar lehine ifade verdiğini düşünmek, hele hele sanıkları suçlayan bir kişinin sanıklar adına köylüden odun toplamak istediğini söylemek mümkün değildir. Tanık ....'ün kendisini suçtan kurtarmak amacıyla böyle söylediğini iddia ve kabul etmek de doğru bir yorum olmayacaktır. Zira tanık köylüden odun toplanmak istendiğini, ancak kendisinin buna engel olduğunu, 3 muhtarla birlikte düzenlediği tutanağa yazabilecek kapasitededir.