Ceza Genel Kurulu 2016/385 E. , 2016/2111 K. "" Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Kasten öldürme suçundan sanık ...'un 5237 sayılı TCK'nun 81, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin, Ünye Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.12.2013 gün ve 257-284 sayılı resen temyize tabi hükmün sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleye…
**Ceza Genel Kurulu 2016/385 E. , 2016/2111 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Kasten öldürme suçundan sanık ...'un 5237 sayılı TCK'nun 81, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin, Ünye Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.12.2013 gün ve 257-284 sayılı resen temyize tabi hükmün sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 19.10.2015 gün ve 821/4945 sayı ile onanmasına oyçokluğuyla karar verilmiş; Daire Üyeleri D. Kahveci ve C. Topaktaş; "Dairemizin sayın çoğunluğu ile aramızda sanık lehine tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı noktasında görüş ayrılığı bulunmaktadır. Sanık baştan beri savunmalarında maktülün kendisine küfrettiğini, bir tokat atarak yere düşürdüğünü, yerde iken de tekmeyle vurduğunu söylemektedir. Davanın aşamalarında dinlenen tanıklardan hiçbirisinin olay anını görmediği anlaşılmaktadır. Olaydan sonra alınan doktor raporunda da sanığın savunmalarını doğrulayacak şekilde bulgular bulunmuştur. Sanığın savunmasının aksine bir delil elde edilemediği gibi, sanığın savunmasını doğrulayan doktor raporu gözetildiğinde, tahrik hükmünün sanık lehine uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle, sayın çoğunluğun eylemin tahrik altında işlenmediğini kabul eden görüşlerine katılmıyoruz" şeklinde karşı oy kullanmışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 25.12.2015 gün ve 56693 sayı ile; “...Dosya kapsamına göre, sanıkla maktulün arkadaş oldukları, olaydan yaklaşık dört yıl önce sanığın kızı ile maktulün oğlu arasında yapılan nişanın bozulması nedeniyle aralarında husumet oluştuğu, ancak iki yıl önce husumetin sona erdiği, olay günü tarafların içkili lokanta ortamında bir araya geldikleri, bir süre alkol aldıktan sonra lokanta çıkışında tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında maktulün, sanığa hakaret ederek, kendisini darp ettiği, sanığın da maktulü tabancayla ateş etmek suretiyle öldürdüğü olayda, Başsavcılığımız ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. Taraflar arasında çıkan tartışma sırasında, aksi kanıtlanamayan savunmaya göre maktulün, sanığa hakaret ettiği ve savunmayı doğrulayacak doktor raporuna göre de sanığı basit şekilde yaraladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiği” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Dairenin sanık ... hakkındaki onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.